banner114
banner146
banner122

Tat tomurcuklarımız daha biz dünyaya gelmeden anne karnında gebeliğin 16. haftasında oluşmaktadır. Yeni doğan bebekler tatlı tada büyük bir istekle karşılık verir. Çocuklar ve yetişkinlerde de benzer şekilde tatlı tercihlerinde yönelim söz konusu olabilmektedir. Tatlı tada neden olan karbonhidratlar şekerlerdir. Geçmişte tatlı tad için meyveler ve bal tüketilmekteydi. Günümüzde daha kolay ve hızlı besin tüketimine yönelim ile birlikte paketli gıda tüketimini artmış bulunmaktadır. Bu durum şeker ve şekerli besinlerin tüketimini de artırmaktadır. Başta obezite olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar, diyabet gibi bulaşıcı olmayan hastalıkların prevelanslarının da artmasında oldukça önemli rol oynamaktadır. Şeker tüketimini azaltmaya yönelik yapılan uygulamalardan biri ise şeker yerine tatlandırıcıların kullanılmasıdır. İlk tatlandırıcı olarak sakkarin sofralarımızda yerini 1880’li yıllarda almaya başladı. Günümüzde ise tatlandırıcılar gıda endüstrisinde son derce yaygın olarak kullanılmaktadır. Tatlandırıcıları doğal ve yapa tatlandırıcılar olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Tükettiğimiz pek çok paketli besin, gazlı içecekler asesülfam K, aspartam, sakkarin gibi yapay tatlandırıcılar içermektedir. Doğal tatlandırıcılar arasında ise şeker alkolleri ve stevya yer almaktadır. Sağlık otoritelerince asesülfam K, aspartam, sakkarin gibi tatlandırıcıları kullanımı onaylanmaktadır. Ancak yapılan araştırmalarla yüksek dozlarda alımlarında çeşitli kanser türlerinin gelişimine neden olabileceği, mikrobiyota üzerinde zararlı bakteri kolonizasyonlarının artabileceği, hiperlipidemiye ve beraberinde kardiyovasküler hastalıklara yol açabileceği yönünde sağlık üzerine olumsuz etkilerin görülebileceği gösterilmiştir.

Tatlandırıcı tüketimi eklenti şekerli besinlerin yerine kullanıldığında obeziteye karşı, ağırlık kaybında programlarında faydalı olabilmekte, pre-diyabet ve diyabet hastaları için tatlı tadı ikame edecek besinler açısından tercih seçeneği sunabilmektedir. Yeterli ve dengeli beslenme planı çerçevesinde diyetten gelen enerjinin %10’undan azını karşılayacak şekilde şekerli ve tatlandırıcılı besinlere beslenme planında yer verilebilir. Ancak eklenti şeker ya da tatlandırıcı içeren besinlere yönelim doğal olarak şeker içeren başka meyveler olmak üzere bazı besin gruplarına daha az yönelim olması nedeniyle önemli vitamin mineral alımlarını azaltabilmektedir. Besinin tatlandırıcılı olması durumu bizi o besinin düşük kalorili olabileceği algısına yöneltebilmektedir. Bazı besinler yüksek miktarda yağ içeriğine ve beraberinde yüksek enerjiye sahip olabilmektedir. Tükettiğimiz paketli besinlerin içindekiler kısmını okumak ve besin etiketi okuryazarlığı edinmek sadece o besinle tüketeceğimiz tatlandırıcılar için değil ayrıca besinin genel olarak içeriği, eklenti şeker miktarı, karbonhidrat miktarı, diğer gıda katkı maddeleri ile ilgili fikir sahibi olmamız açısından son derece önemlidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.