banner114

Ne demişti Toltsoy?

Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar. Ya insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.”

Bizimkisi de öyle…

Önce Sorloth geldi. Sadece ‘Kuzeyin Oğlu’ olmakla kalmadı.

Türkiye’nin de kralı oldu ve döndü.

Şimdi de Afobe… Geçen sezon oynadığı 13 maçta 3 gol atmış.

Ayağının tozuyla 2 maçta 2 gol. Sen yeter ki pas ver.

***

Lig tepetaklak sanki…

Hiçbir şeyden keyif almıyorsunuz.

Spor sayfalarında gözümüz yok. Ekranlarda da…

Gerçi üç maçta sıfır çeken Başakşehir en dipte olunca…

Şöyle bir ürperiyor insan. “Yoksa Trabzonspor da…”

Moral mi kalır insanda? Belgesel kanallara takılıyorsunuz. ‘Rüya Gibi Evler’e…

‘Nasıl Yapılır’, ‘Nasıl Çalışır’ abonesi oluyorsunuz.

Çünkü onlar skor filan vermiyor. Saatlerce sürecek programlarda senden bahsetmiyor.

Derken… Birden fabrika ayarlarına dönüyorsunuz.

İlk yarıda 3-0 olmuş. Mutluluğunuzu tarif edemiyorsunuz.

O anda bir kum torbası olsa ve sağlı sollu çalışsanız...

Efsane geri dönerken kendinize geliyorsunuz.

***

Futbolun yeri çok başka…

Bu durum iyi mi kötü mü” düşünmüyorsunuz bile…

Doğru mu yanlış mı?”

Futbolla yatılıp kalkılan topraklarda yaşıyorsunuz çünkü.

Hayatta başka şeyler de var muhakkak. Fakat bunu da yazacaksın aklının bir köşesine.

Trabzon’da Trabzonspor konuşulur.”

***

İki hafta neler çektiğimizi anlatsak roman olur.

Mutlaka diğer takım taraftarları da böyledir.

Sanki sen duruyorsun. Yeryüzü duruyor, gökyüzü…

Sonra? Bir kâbustan uyanırcasına uyanıyorsun.

Salgınmış, Suriye’ymiş… Gazmış, Mısır’mış, Yunanistan’mış…

Aklımda, unutmadım” diyorsun. Öylece bir kenara koyuyorsun.

Sorloth’un yerini Afobe alıyor. Attıkça atıyor, “sen yok musun” diyorsun.

Damarlarına kan geliyor, yüzüne renk… Dünyayı bordo maviye boyamak istiyorsun.

***

Ara sıra spor yazmak da güzel.

Sanki kalede sensin. Savunmada, orta sahada… Üç pasta gole gidiyorsun.

Boş tribünler doluyor bir an… “Trabzon” diye yer gök inliyor. “Şampiyon” diyorsun.

***

Puan durumlarına takılma. Altı da değişir ligin, üstü de…

Bu yıl biraz daha kalabalığız. Düşmeyenler, yeni gelenler…

İşine bak, ağır ağır yükseliyorsun.

***

Bazı galibiyetler vardır. Daha bir güvenirsin kendine…

Yerlerde sürünen moralin tavan yapar.

Sohbetler koyulaşır, yalnızlıklar da…

Galibiyet ilaç gibi gelir.

Şampiyonluk kadar…

***

Spor centilmenliktir, kardeşliktir, tamam…

Fakat bizi hep zirvelere alıştırdın.

Zaten seninkisi ‘Bir Başarı Hikâyesi’.

Galibiyet sana çok yakıştı Trabzon...

Çayın kahvenin tadı geri geldi. Havanın suyun, uykunun…

Bütün tartışmalar şöyle dursun.

Yok, o onu demiş, şu şunu demiş…

Merhaba hemşerim.

Şehre bir yabancı gelmiş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.