banner114

Yalan batağında yüzen Sözcü Gazetesi, köşesine taşıdığı ‘yalandan beslenen bazı gazetecilerle algı oluşturuyor. Nasıl olsa yalan haber ve yalan yorumların alıcısı var!.. Öyleyse yalana doyum olmuyor. Önce gazetenin yalanını sonra köşe yazarı Saygı Öztürk’ün Trabzon’la ilgili yalanını yorumlayacağız.

Sözcü Gazetesinde bir manşet: “Oğluna Recep Tayyip Erdoğan ismini verdi, şimdi değiştiremiyor” Gazete, ‘yalanını CHP’nin hazırladığı bir rapora dayandırıyor.’ CHP Genel Merkezi Türkiye çapında çalışma yapmış. Çalışmanın Çankırı ayağında bir vatandaş şöyle şikayet etmiş. “Oğluma Recep Tayyip Erdoğan ismini verdim. Şimdi pişman oldum. Nüfus memuruna isim değişikliği için gittim. Ancak nüfus memuru ‘Beni sürerler’ diyerek değiştirmedi.”

CHP’nin raportörü şayet yalancı değilse cahil olmalı… Kendisine böyle serzenişte bulunan vatandaşa; “İyi amma isim değişikliği için nüfusa değil, mahkemeye gidilir. Neden bana yalan söylüyorsunuz?” demeliydi.

CHP’nin raportörü belliki yalan karşısında takla atmış! İşte bu yalanı alan sözcü gazetesi, sekiz sütuna manşet yapmış. Hiç sorgulamadan ve utanmadan yalanı pazarlamış. Demek ki yalanların bu kadar alıcısı var!..

                                           ***

Gelelim aynı gazetenin yalanlarıyla tanıdığımız köşe yazarı Saygı Öztürk’e… Daha önceleri bir milletvekilimiz için yazdığı yalanın mürekkebi hala kurumadı. Şimdi Trabzon’la ilgili ikinci bir yalanı ile sahne alıyor. Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’a bir ihaleyle ilgili silahlı saldırıyı yorumluyor. Bunu yaparken Yomra’da daha önce yaşanan olayları kendince bir organize örgüte bağlayıp Bıyık’ın siyasi muhaliflerini aynı çuvalda mahkûm etmek istiyor. Bu yalanların içinde birisi var ki doğrudan günebakış’ın yakından takip ettiği bir olaydı.

Günebakış Gazetesi Yomra’da yıllardır yaşanan her türlü saldırı ve olayın üzerine giden tek gazete... O süreçte MHP Meclis Üyesi Hasan Bayrak Yomra’da bir yanlışı anlatmıştı. Günebakış gazetesi Bayrak’a destek vererek bunu manşetten yayınlamıştı.

Hasan Bey ertesi gün fazla sayıda aldığı günebakış gazetelerini Yomra’da esnafa dağıtmaya çalıştı. İşte bundan rahatsız olan birileri MHP’li eski meclis üyesini gazete dağıtırken ağır biçimde darp etti. günebakış Sayın Bayrak’a da, diğer korkutulanlara da sonuna kadar sahip çıkmıştır. İşte bu olayı yalanlar üzerinden köşe yapan Saygı Öztürk Yomra Belediye Başkanına sahip çıkmak ve güya saldırının arkasında örgüt havası oluşturmak adına “Başkana sıkılan kurşunun arkasında neler var?”  başlıklı yazısında çarpıtarak yazmış. Bakın Saygı Öztürk nasıl bir algının peşinde koşuyor?

Yalan 1: “… Haydar Şimşek’in bu kez MHP’li Yomra Belediye Meclis Üyesi Hasan Bayrak’ın dövülmesi olayında adı geçti. Bayrak’ın hedef alınmasının nedeni ise Belediyeye ait arazinin bir vakıf üniversitesine parasız ve süresiz verilmesine karşı çıkması ve kararın iptali için dava açmasıydı.” Bu iddia doğru değil. Gerek Avrasya Üniversitesinin kurulması aşaması ve gerekse yaşadığı sorunlara vakıf olma keyfiyetine sahip bir gazeteci olarak külliyen yalan olduğunu yazıyoruz. Hasan Bayrak’ın darp edilmesi olayında Avrasya’nın hiçbir ilgisi yoktur. Avrasya Üniversitesi asla böyle yollara tevessül etmez. Ne eşkıyalık yapar, ne eşkıyaya prim verir. Hasan Bayrak’ın şikayetinde her şey belli iken, Saygı Öztürk dava dosyasını isteyip inceleme gereği bile duymamıştır. En kolay yola kaçmış yalanları sıralamıştır.

Yalan 2: Vakıf Üniversitesine tahsis edilen araziyi Bıyık geri almadı. Arazi Milli Emlak Genel Müdürlüğüne aittir ve Valiliğin tasarrufundadır. Halka açıldığı yalandır. Olayın hakemi halen Trabzon AK Parti Milletvekili Salih Cora’dır. Bıyık, süreci yönetememiş ve Milletvekili Cora’nın hakemliğine teslim etmiştir.

Yalan 3: AK Parti Yomra İlçe Başkanı Avni Adanur, akrabası Tülay Adanur’un disipline sevk edilmesi nedeniyle istifa etmemiştir. İl Teşkilatı benzin istasyonunun bedel belirlenerek satışından yana tavır koyduğu için istifa etmiştir.

Nitekim aynı şekilde İl Teşkilatının “Bedel konulmak şartıyla satılabilir” kararına karşı çıkan diğer 5 meclis üyesi de istifa etmiştir. İl Teşkilatının kararına aykırı davranan Tülay Adanur’un disipline sevki daha sonra gelişmiştir.  Madem öyleydi!.. Tülay Adanur neden istifa etmemiştir?

                                            ***

Saygı Öztürk’ün diğer yalanlarına girmiyoruz. Ankara’dan fildişi kulesinden bakan bir gazete için yalanlar üzerinden algı oluşturma girişimine yerel bir gazete olarak karşı duruyoruz.

Saygı Öztürk’ün tek doğru cümlesinin altına biz de imza atıyoruz. “Trabzon Emniyet Müdürlüğü  ekipleri 6 saat içinde tetikçiyi belirlemiş, 12 saat içinde de yakalamıştır. Bu da Trabzon Emniyet Müdürlüğünün başarısıdır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.