banner114

Hani bazen bir oyunun, filmin...
Bir serginin, sohbetin, yürüyüşün...
Müze ziyaretinin, romanın ardından...
"Çok iyi geldi" dersiniz ya...
İşte öyle bir şeydir sanat.
Şifa gibi...
                                        ***
Sanat...
Sunanlar için bazen bir cehenneme dönüşebilir. Çünkü kendisiyle boğuşur durur sanatçı... Bir zararı varsa yine kendinedir. Tek derdi, yaşayanların ve yaşayacakların kalbine girebilmek, dilinden dökülebilmek... Ve onlara "aldı beni bir düşünce" dedirtebilmek...
Sanat...
Kaynağından habersiziz çoğunlukla...
Küçük hikayelerden romanlara, oyunlara...
Onca okumalar, taslaklar, çıktılar, defalarca üzerinde oynamalar... Müthiş bir yolculuğun sonunda okurun, izleyicinin sofrasındasınız.
Sözün özü, sunandan sunulana uzun ince bir yol...
İnsanî şeyleri tetikler sanat.
Güldürür, ağlatır, düşündürür, hissettirir.
Ve sanat bazen merhem gibidir, sürekli acı veren yaralarımızı iyileştirir. Bizi, bir süreliğine kendi dünyasına alır, kulağımıza fısıldar, kalp gözümüzü açar, daha bi umutlandırır.
                                      ***
Veriler ortada...
Okuma alışkanlığı giderek zayıflarken...
En çok zamanı sosyal medyaya ayırdığımızı da bilmeyen kalmadı.
İyi de biz hep böyle lâfı dolaştırıp duracak mıyız?
Eksiğimiz belli ve en yetkili ağızlardan da duyuruldu. Acı olan ne, biliyor musunuz?
Soruna teşhis konulmasına rağmen bir türlü tedaviye başlayamıyoruz.
Hadi diyelim başladık, sürdüremiyoruz.
                                     ***
Bazen aradığımız şeyler çok yakınımızdadır.
En güzel kitaplar kitaplığımızda...
Japonya ve Şili’den gelen ziyaretçilerin heyecanla gezdikleri müze, belki de bizim mahallemizde, şehrimizde...
Bisiklet ve yürüyüş yolları...
Sinemalar, tiyatrolar, kütüphaneler...
Kültür merkezleri...
"Bugün değilse ne zaman?"
Sanatın iyileştirici gücüne inanarak zamanımızı daha iyi planlayabiliriz.
                                      ***
Kim bilir belki de asık suratlı olmamız...
İki üç cümlenin ardından sesimizi yükseltmemiz...
Spor ve siyaset dışında konu bulamayışımız bundandır.
Birileri felsefeden mi bahsetti?
Sanattan, tarihten?
Hani o anda bir başka ülkede sanırız ya kendimizi... Halbuki orası bizim de ülkemiz, sanatın ülkesi...
                                      ***
Sanata yakınlık, aynı zamanda vicdana ve güzelliğe yakınlıktır.
Estetik duygu ortalamamız, biraz daha yüksek olsa...
Böyle mi yapılır apartmanlar, yollar, duvarlar?
Bahçeler...
Uyumsuz taşlar, çirkin beton yığınları...
Vicdanımızın devreye girmesi için bilgi ve cesaretin arasındaki estetik duyguya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
***
Sanat iyileştirir.
Öğrencilik ve iş hayatında sanattan uzak kalanlardan...
Uzak bırakılanlardan...
Emeklilik döneminde birer sanat aşığı olmaları beklenebilir mi?
Alışkanlıklar kolay değişmiyor.
Zor ama imkânsız değil.
Bugünden işe başlayabiliriz.
Kitap okuyarak, müze ve sergi gezerek...


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.