banner114

GÜNÜN SÖZÜ

'Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.' - Dostoyevski

Trabzonspor’da kadro bozulmasın dedikçe kadro daha çok dağıldı sanki… Şampiyonluğu kaçırmasına rağmen oynadığı futbol ve futbolcu profili ile büyük beğeni toplayan bordo-mavili takımın oyuncuları transfer sezonunda adeta iştah kabarttı. Transfer sezonu biter bitmez de sanki ‘Hücuuum’ diye herkesin odağında oldu. Ancak şampiyon takımın Başakşehir’in oyuncularına yapılan onca övgü ve methiyeye rağmen bir oyuncusunun isminin dahi transferde geçmemesi ilginç doğrusu.

Sanki Başakşehir kulübü kapıları kapattı, kapıya da, ‘Kapalıyız’ ilanını yazdı gibi.

Hiçbir takım oyuncularına talip olmadı, hiçbir oyuncusunun adı transferde geçmedi. Ne yurt içi ne de yurt dışı için.

Kalecisinden defansına, orta sahasından forvetine kadar… Hiçbirisi ama hiçbirisi bir takımla anılmadı.

Bize çok ilginç geldi.

Sanırım dikkat çekici bir husus…

Taraftarın çektiği!

Taraftarın Novak ve Sosa’nın transfer haberlerinden çektiğini hiçbir şeyden çekmedi. Novak’ın gideceği zaten belliydi. Hani deriz ya, ‘Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir’ diye… Novak’ın devre arası gittiği yönünde bile ifadeler var. Ki buna katıldığımızı belirtmek isteriz. Tabi menajerler güzel oynuyor burada. Çünkü önemli bir maharettir bunu başarabilmek. Novak’ın menajeri de anlatılanlara bakılırsa güzel iş çıkarmış hem oyuncu hem de kendi adına!

Sosa’nın durumu ise bu yazıyı yazdığımız günün akşam saatlerinde yani (dün akşam) büyük oranda netleşecek diye biliyoruz. Ancak onun da gitme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtmekte fayda var.

Yönetim son birkaç gündür zaten kendisine ulaşamamış.

İki ihtimal var;

Ya telefonunun şarjı bitmiş!

Ya da telefonunu kapatmış!

Bu ikinci ihtimali de ‘Kimse ulaşmasın’ diye bilerek yapmıştır.

Günlerdir taraftarlardan aldığımız mesajların, soruların haddi hesabı yok. İnsanlar derdi, tasayı unutmuş… Tek dert-tasa Novak ve şimdilerde Sosa olmuş.

Bu kadar düşünmeye, bu kadar endişelenmeye gerçekten değmez…Çünkü insanlığın oldukça sıkıntılı bir dönemden geçtiği bugünlerde düşünecek, endişelenecek çok daha önemli konular var.

************

Aidiyet duygusu!

Novak ve Sosa’ya olan öfke-kırgınlık şimdilerde sosyal medyada bolca yer alıyor. Ancak bir şeyi unutmamak gerekiyor. Novak ve Sosa gibi oyuncular futbolu profesyonel oynayıp, kararlarını profesyonel düşünerek veriyorlar. Yani onlar işin o kısmıyla ilgileniyor sadece. Yoksa senin yerli oyuncun gibi, ‘Vefa, hatır, sevgi, aşk’ kelimeleri onlar için çok da bir anlam taşımaz.

Onur Kıvrak, 30 yaşında futbol yaşantısını bu kulüp etiketiyle noktalarken hak ettiği karşılığı alamazken, daha fazla parayı tercih ederek ezeli rakibine giden yabancı bir oyuncunun peşinden hala üzülmek-ağlamak gerçekten yadırganacak bir durum.

Bunun tek açıklaması bize göre Aidiyet duygusudur.

Herkes ne hissediyor, kendisini nereye ait hissediyorsa ona göre davranır.

Sosa Trabzonspor gibi büyük bir camianın kendisini kaptanlıkla onurlandırmasını bir kenara bırakıp daha fazla parayı tercih ediyorsa da kendisine güle güle değil, “Sen bilirsin’ demek daha da yakışık alır…

Armayı-formayı sevin

Yıllardır bunu bilir bunu derim!

Futbolcuyu değil armayı, formayı sevin…

Çünkü futbolcu önce parayı sever…

Evet hakikaten de öyle... Trabzonspor taraftarı tutkulu, Trabzonspor taraftarı çok sever, Trabzonspor taraftarı bağlıdır takımına, futbolcusuna.

Sevdiğini, tutkusunu, bağlılığını da en son raddede gösterir. Öyle ki adına methiyeler dizer futbolcusunun.

Ancak gelin görün ki futbolcu sezon sonu gelir de iş sözleşmeye gelince ‘Önce para’ der… Tercihini de o şekilde şekillendirir kendince haklı olarak. Adına da profesyonellik der…

Ve futbolcu gidince elde kalır onca methiyeler, tutkulu sözler, şiirler, şarkılar…

İşte bu yüzden şiiri de, şarkıyı da, methiyeyi de formaya-armaya yapmalı…

Görevi aldığı onca paranın karşılığını vermek olan futbolcu için kendini heder etmemeli!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhammed 1 ay önce

Harika gerçekçi bir yazı kaleminize sağlık.taraftarlar boş yere kendini üzüyor gerçeklerin arkasına sığınarak

Avatar
ayhan 1 ay önce

gükhan ünal...mehmet ekici...şimdi de sosa... :))

Avatar
arif 1 ay önce

bu takımı ancak abdülkadirlerin, yerli oyuncuların şampiyon yapacağını ne hikmetse yönetim bile anlamıyor herhalde!!