banner114
banner146

Dilimize sonradan girse de...
Sportif karşılığını fersah fersah aşan bir kelime. Bölge olarak çok sevdiğimiz ve benimsediğimiz de belli.
Çocuklar, bir kaşık yemek daha yediklerinde...
Sularını, ilaçlarını içtiklerinde...
İlk adımlarını attıklarında...
Koca koca adamlarla güreş tutup, yere serdiklerinde...
Duyulan tek sestir "şampiyon"...
Tüm bölgelerde durum böyledir de...
Karadeniz’de sanki biraz daha yükleniriz kelimeye...
***
Son yıllarda da sıkça duymaya başladık "şampiyon"u.
Önceleri ki ellili altmışlı yaşlarını sürenlerden bahsediyoruz. Hani, Trabzonspor’un bizleri şampiyonluğa alıştırdığı yıllarda kaldırdığımız kupalar yüzündendi.
2010-2011 sezonunda ise kaldıramadığımız kupa yüzünden.
Bir de "salgın günlerinde kupa" hikâyemiz var ki evlere şenlik.
Benzer bir senaryo...
Tam da tüm ülke bordo maviye boyanmak üzere iken...
Dünyanın bir ucunda sayılabilecek onca taraftar heyecanla beklerken...
Yine tarlalar ekilmiş...
Salgın yüzünden ertelenen maçlar, sırf TS şampiyon olmasın diye yeniden başlatılmıştı.
Oysa "ligler, olduğu gibi tescillensin" sesleri iyice yükselmişti bir ara...
Fakat bakıldı ki "şampiyon" belli...
"Devam" denildi.
Allem kallem, yine görünmez eller ve diller girdi devreye...
Yenilmez goller yenildi, penaltılar verildi filan... Bir ‘VAR'mış, bir yokmuş.
Sonunda ikinci kez şampiyonluktan edildi Fırtına.
***
Gele gele geldik bugüne...
Açık ara öndeyiz ve Trabzonspor daha dikkatli davranıyor.
Yönetici, futbolcu ve taraftarla şampiyonluğa yürüyor.
Beklenti yüksek çünkü 38 yıllık bir hasret bu.
Bir kupamız başka müzede...
Bir kupamız da...
Derken şimdi de Eskişehirspor’un 400 bin Euroluk borcunun silinmesi olayı taşındı gündeme.
"Borcumuz borç fakat izin verin de transfer tahtamız açılsın."
Sosyal medya sallandı bu haberle...
Bir de FB yöneticilerinin Yargıtay tarafından aklanması (!) haberiyle tam bir komedi sahnesine dönüştü futbol dünyası...
Görüldü ki kazın ayağı öyle değilmiş.
"Şike yapıldığı" kabul ediliyormuş dört sayfalık Yargıtay kararında.
Fakat toplanan deliller yasalara uygun olarak elde edilmediğinden...
***
"Bu da oldu" denilir ya...
Oldu.
FB, 2010-2011 sezonunda oynanmayan Süper Kupa maçı için TFF’ye resmen başvuruyor.
Sayın Nihat Özdemir de kendi fikrini beyan ediyor: "Oynanabilir."
***
Türkiye’den 4 takım UEFA’nın şike listesinde...
Bunlardan FB, iki yıl men cezası almış. Ve yerine TS gönderilmiş Avrupa’ya.
Özetin özeti bu.
Türk yargısı da kararını vermiş.
Aradan 11 yıl geçiyor ve olup bitenler unutuldu sanıyorlar.
Kim unutur?
Tapeler ortada, CAS ve KAS kararları...
Yargıtay...
Şampiyon belli ama kupamız bir başka müzede.
Anlaşılan yetmemiş yaşanan onca rezalet... Şimdi de yasal olarak oynanamayacak bir karşılaşmanın taşları döşeniyor.
***
Ortada düzeltilmesi gereken bir haksızlık varsa...
Verirsin Trabzonspor’un 2010-2011 Şampiyonluk Kupası’nı...
Şike yapanları da bir alt lige mi düşürürsün, sen bilirsin.
Böylece spor tarihimize sürülen bu lekeden de kurtulur ülke.
***
Biz, "şampiyonluk" derken "temiz" olanından bahsediyoruz.
Helâlinden kazanılan...
Seyircilerimizin çoğunluğu 40 yaşın altında...
Biliyoruz ki "şampiyon" diye diye büyütülmüş hepsi.
Şimdi sen bu gençlere anlatamazsın.
Yaşananlar ortada çünkü.
"Futbol, Trabzonspor’a karşı oynanan bir oyundur" sözü daha bir dolaşır oldu vicdanlarda.
Bence daha fazla üzerimize gelinmesin.
2010-2011 kupası bize verilmeyecekse...
Anadolu’da bir yerde...
Sivas dolaylarında bir tarlaya gömülsün.
Yine de bitmez ama belki biraz hafifler üzüntümüz.
***
Sosyal medyadaki yeni yıl mesajlarına şöyle bi baktım da... "2022’de tek beklentim Trabzonspor”un şampiyonluğu" yazanlar öylesine çok ki...
Bizim buralarda tarifsiz bir şey olmuş şampiyonluk.
Milyonlarca insan hedefe kilitlenmiş.
Şampiyonluk şarkılarıyla büyütülen çocuklar onlu, yirmili, otuzlu yaşlarını sürüyorlar.
Hasret o kadar büyümüş ki...
Hilesiz hurdasız, yalansız dolansız ve şikesiz...
"O sene bu sene" diye diye son maçı, son düdüğü bekliyor çocuklar.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.