banner114

Trabzonspor bunca sıkıntıya, bunca travmaya ve kaybettiği bunca oyuncuya rağmen yeniden toparlanma adına Y.Malatyaspor karşısında kabul edilebilir hataları olmasına rağmen bence anlamlı bir galibiyet aldı. Sahaya çıkan 11’de geçen sezondan sadece N’Wakaeme’nin olması, diğer 5 yabancının da bu sezon kadroya katılmaları, üstelik bunların lig başladıktan sonra transferine rağmen ilk yarının 20’nci dakikasından devrenin sonuna kadarki oyun 3 golü ve 3 puanı getiren faktördü.

Newton, yine değişik dizilişle sahaya çıkardı takımı. Denizli maçındaki 3-5-2 benzeri sistemi bıraktı ve bu defa dörtlü savunmaya geçti. Her halde evinde oynadığı ya da elinde oyuncu olmadığı içindi. Ben soyunma odalarında kara tahtaya yazılan dizilişlere, sistemlere pek aldırmam… Hele büyük afra tafralarla yorumcuların anlattığı içinde bir çok sayının bulunduğu dizilişlere… Zaten Türkiye’de futbolcular da sanırım benim gibi düşünüyor olacaklar ki sahaya çıkınca herkes bildiğini okuyor. O nedenle Avrupa’da dökülüyoruz!

Öncelikle şunu belirtmeliyim: Trabzonspor’da yerliler geçer not aldılar. Uğurcan, Hüseyin, iki Abdulkadir ve Serkan Asan görevlerini yaptılar. Serkan Asan’ın ikinci goldeki kilit pası mükemmeldi. Zaten böyle inisyatif kullanması gerekiyor. Birkaç pozisyonda müdahale etmekte geç kaldı ama tipik Trabzon çocuğu ve hırsı ile hatalarını telafi etti. İki Abdulkadir de çok koştular, çok çalıştılar. Parmak’ın sakatlanması talihsizlikti. Ömür ise son saniyeye kadar Malatya’nın sağ kanadını adeta felç etti. Aldığı onca faule rağmen hakemle oynamaması da artı bir değerdi. Uğurcan yine kritik hamleler yaptı. Hüseyin yerinde müdahalelerde bulundu, kademeye girdi. İlk golde büyük katkısı vardı. Ancak penaltı pozisyonunda, bir stoperin topa o şekilde girmemesi gerektiğini her halde izleyenlerden daha iyi bilmesi gerek.

Yabancılardan Baker, biraz daha üstüne koymuş görüntü verdi. Golü değil asisti düşünmesi takım adına olumlu idi. Flavio’dan henüz aranan sert bir orta saha profili şimdilik göremedim. Sol bek Marlon hakkında da henüz bir şey söylemek mümkün değil. Savunması fena değil ama hücum soru işareti… Hazır olmamasına rağmen Efobe’nin iki gol atması son derece önemli idi. Çünkü, Sörloth gibi bir gol kralının yerine alınan Efobe zaten Denizlispor maçında sinyali vermişti. İki gol attı ve ikinci yarıda skorun verdiği rahatlık ve öz güvenle ona artık pek iş düşmedi. En azından yönetim ve teknik direktörü de şimdilik taraftarın önünden almış oldu.

Bence yabancılar içinde dikkat çeken biri de Edgar Ie idi. Zaman zaman izleyenleri sinirden çatlatacak özgüven kokan hareketleri yapmasına rağmen, sanki takımın gizli lideri gibi idi! Top almaları, top sürmeleri, ileri çıkışları ve pasları ile bende iz bıraktı diyebilirim.

N’Wakeme’nin sanırım bir sorunu var! Belki alıştığı oyun arkadaşlarının olmaması, belki başka nedenlerle kendini oyuna pek verdiği söylenemez. Evet, mükemmel bir gol attı ama, daha kolayını kaçırdı. Demek ki N’Wakeme’nin oynaması için istemesi lazım… Bunun nasıl olacağını da her halde hocası daha iyi bilir.

Özetlemek gerekirse  Trabzonspor birçok eksiğine rağmen, bu ortamda camiada herkesi rahatlatan bir galibiyet aldı. “Bu oyun yeterli mi?” diye sorarsanız “Şimdilik sonuç odaklı bakmak lazım derim.” İyi oyunu oynamak için ideal kadronuzu sezon başında yapacaksınız ve takım birbirini tanıyacak. Ama salgın hastalık nedeni ile her kulüpte olduğu gibi Trabzonspor’un da mazereti var. Bize de umut etmek kalıyor.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.