banner114

Önce haberlerde Çin de çıkmıştı. Öldürücü hastalık şehrin her yanına bulaşmış ve hızla yayılıyordu. İnsanlar nefes almakta zorlanarak bilinç kaybına uğrayıp kısa sürede ölümler artıyordu. 

Bizler hep korku ve panik içinde bazen tedbirli bazen de tedbirsiz güne geldik. Ölümler hala aynı hız ve aynı dertten devam etmekte. Azrail can alıyor demiyoruz hiç hep o hastalıktan öldü diyoruz.

Yüce Allah Hz. Azrail’e can alma görevini verdiğinde. Hz. Azrail ben nasıl o kadar can alırım beni sevmeyecekler der. Yüce Allah öyle sebepler kılacağım ki kimse seni anmayacak, kimsenin aklına sen gelmeyeceksin. O hastalıktan ölmüş, bu hastalıktan, şu kazada ölmüş diyecekler.

Gerçekten de hiç aklımıza Azrail gelmiyor. Hep Kovit diyoruz, amansız hastalık diyoruz, kaza diyoruz. İşte bize Kur’an dan anlatılan gerçek gerçekten de ortada ve yaşanmakta.

Diğer bir yandan en sevdiklerimiz, canlarımız ölmüş olsa dahi o hüzünlü an aklımıza geldiğinde velev ki Azrail A.S da aklımıza gelse asla içimizden bir kırgınlık, bir nefret, bir kin değil de sanki o sevdiklerimizi en sevdikleri kucağına alıp gitmiş hissi doğuyor. Hatta az empati yaptığımda gönülden gele bir sevgi, bir sarılış uyanıyor hislerimde.

Her gün bir sevdiğimiz, bir tanıdığımız ve hiç tanımadığımız bir çok insan ölmekte. Bu bizi korkutup çok acı verse de günün vebası için çok tedbirli olmuyoruz. Sebebi tevekkül etmek mi yoksa tedbirsizlik mi bilinmez?

Fakat ister tevekkül ister tedbirsizlik olsun. Bizler tedbir almalı, almak zorunda hissedip davranmalıyız.  Tevekkül edip Allah ne yazdı ise o olur dememeli mutlaka tedbir almalıyız. Yüce Allah buyurmadı mı? “EY KULUM TEDBİR SENDEN TAKDİR BENDEN” işte bizler tedbir alıp yaşamımıza devam etmeliyiz. Yüce Allah hakkımızda neyi reva görmüş ise o yaşanacaktır. Kaçış yoktur.

Tedbir almadan, önemsemeden yaşayıp sonra da yakalandığımızda bahaneler üretiriz. Oysa çok iyi bilmeliyiz ki. Bu hastalık ister doğal olsun ister yapay olsun kesinlikle gün gelmeden kimse ölmez. Bunun yanında eğer tedbir almaz isek de. Bir şekilde yüce Allah bizlere ders verecektir.

Her şeyde bir sebep ve bir de sonuç vardır. Sebeplerde tedbir almadıkça sonuçlara katlanmak haktır. Sebeplere akıl ile bakınıp tedbir ile takdiri karşılarsak her şey anlam kazanacak ve manası olacaktır. Açıklaması tatminkar olacaktır.

Bir şey olmaz bende bir şey yok diye karşımıza gelen dostlarımız, sevdiklerimiz, tanıdıklarımız var. Biz ne kadar aman dikkat desek de onlar gerçekten bende yok diyor. Peki inanalım diyelim ki yok, ya bizde varsa biz taşıyıcı isek ne olacak.

Sonrasında bulaşıp hastalandığımızda eyvah neden oldum, nerden aldım diye pişmanlık içinde daha çok eziyet çekeriz.

Tedbir almadıkça o hastalık, bu kaza diyerek kimimizin günü bittiğinden göçer; Kimimiz de birer meyyit gibi yaşamımıza devam etmeye çalışırız.

Ve en üzücüsü de olan biteni ne kadar üzülsek de kolay unutur yeniden yine aynı yaşam şekline devam ederiz.

Kim bilir belki de bu gün yaşanan salgın bizlere yaşamın, dostluğun ve arkadaşlığın sınırlarını belirginleştirmekte. Bir o kadar da toplumsal yaşamın kalabalık ve tenhalarını belirginleşmekte. Yaşam içinde etrafımızda unutup uzaklarda aradıklarımızın burnumuzun dibinde olduğunu anlatmakta.

Yaşamdan daha çok keyif almak ve değeri unutulan bir çok şeyin kıymetini anlamaktır. Anne, kardeş, komşu, arkadaş, okumak, yazmak, dinlemek, dinlenmek gibi….

Sağlıkla kalın, sağ kalın, sevgiyle kalın hatta Azrail’e dahi sevgiyle bakın ki. Sevdikleriniz ana kucağında en sevdiğine onun aracılığında varsın…..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.