banner114

Velev ki istifası kabul edilseydi!

Velev ki istifadan geri dönülmeseydi!

Soruyorum size ne olacaktı?

Her şey toz pembe mi olacaktı?

Koronovirüs mü bitecekti?

Virüse çare mi bulunacaktı?

Sahi ne olacaktı?

Evet manzarai umumiye bir bakar mısınız?

Soylu’nun istifa haberinden sonra avuçlarını ovuşturanlar!

Soylu’nun istifa haberinden sonra sevinç naraları atanlar!

Soylu’nun istifa haberinden sonra neredeyse bayram ilan edecek olanlar!

O istifa haberi akşamında şu gök kubbenin altında nelere şahit olduk?

Neler duymadık?

Neler okumadık?

Neler görmedik?

Ve kendi kendimize vay be “Siyaset böyle bir şeymiş, siyaset bu kadar ucuzmuş” demek zorunda kaldık!

BEN GÖRMEDİM GÖREN VAR MI?

Dedik ya o istifa akşamı her şeye şahit olduk diye!

Süleyman Soylu’nun istifa haberi Türkiye gündemine düştüğünde…

Hemen akabinde sosyal medyada saatlerce şöyle bir gezineyim dedim.

Tabi ki sosyal medyada gezinmemin nedeni, istifa konusunda Soylu’ya, istifa etmemesi ya da Cumhurbaşkanımıza Soylu’nun istifasını kabul etmemesi konusunda kimlerin çağrı yapıp neler söyledikleriydi?

Neler yazdıklarını görüp öğrenmekti!

Açıkçası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklaması gelene kadar. Soylu’nun etrafında pervane olanların...

Soylu’ya her defasında methiyeler dizenlerin…

Soylu ile yatıp kalkanların…

Bu günkü ahvali durumlarına Soylu sayesinde kavuşanların…

Oturduğu koltuklara Soylu sayesinde koruyup oturanların…

Siyasi yaşamları Soylu sayesinde devam ettirenlerin.

Bir paylaşımını ne yazık ki ‘istifa kabul görmedi’ haberi açıklanana kadar görmedim.

Ben yaptım!

Ben paylaştım diyen varsa.

Sosyal medya bir tık hemen yanınızda.

Haydeyin gösterinde görelim.

SİYASET BÖYLE BİR ŞEY!

Demem odur ki...

Siyaset bu kadar vefasız bir olgudur.

Demem odur ki;

Güç sendeyse bütün herkes yanındadır!

Demem odur ki;

Siyasette ahde vefa asla yoktur!

Demem odur ki;

Her şey koltukta oturup kalktığın ana kadardır!

Demem odur ki;

Siyaset bizlere bir şeyi daha gösterdi ki, bütün itibar makam ve mevkiye gösterilmektedir!

Demem odur ki;

Siyaset öyle bir kaygan zemindir ki, ayakta kalmanız için her daim güçlü olmak zorundasınız!

Demem o ki;

Siyasette he daim tek başınıza olduğunuzu unutmamalısınız!

Demem o ki;

Siyaset sahnesi öyle süslü püslü size gösterilir ki, etrafınızı saranlar sayesinde o süslü püslü ve size gösterilen sahnedeki zinciri bir türlü kıramazsınız!

Demem o ki;

Siyaset arenasında öyle dalkavuklar, öyle yıkama-yağcılar tarafından kuşatılırsınız ki, yanınızda gerçekten dik durmak isteyenleri etrafınıza yanaştırmazlar!

Demem o ki;

Siyasetten düşme eğilimine girdiğinizde, sizi ilk terk eden de yanınızdaki yıkamacılar, yağcılar ve dalkavuklar olur.

Maalesef ve maalesef bunlar siyasetin olmazsa olmaz gerçekleridir!

HAKSIZLIK YAPIYORSUNUZ

İster sevin, ister sevmeyin!

İster inanın, ister inanmayın!

İster kabul edin, ister etmeyin!

İster kızın, ister kızmayın!

İster yerin, ister övün!

Ama bir gerçek var o da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Türk siyasetinde İçişleri Bakanı olarak gösterdiği başarı ve performansı, bu güne kadar yaşanan süreçte, hiçbir siyasetçi ve bakan göstermemiştir. Dolayısıyla en başarılı siyasetçi ve bakan olmuştur.

Ülke için neler yaptığını?

Bu sütunlara yazmaya kalksak ki inanın haftalarca yazarız.

Daha dün…

Elazığ Valisi Çetin Kaldırım’ı ziyaretimizde... Kaldırım bize yaşanan deprem felaketinde Bakan Soylu’nun günlerce uyumadan çadırlarda kalarak vatandaşların yanında olduğunu, onların dertleriyle dertlendiğini söyledi. Kaldırım, Soylu’nun insanların dertlerine çare olmak için neler yaptığını anlatırken, biz anlatılanlar karşısında hayretlere düştük.

Herkes sıcak yataklarında eşinin ve çocuğunun yanında uyurken, Soylu afet bölgesinde uykusuz geceleri Elazığ halkıyla birlikte geçirdi.

Törer ve uyuşturucu tacirleriyle ilgili teşkilatının nasıl mücadele ettiği Cumhuriyet tarihinde örnek gösterilip ders verilecek niteliktedir.

Daha neler neler?

O nedenle diyorum ki, Süleyman Soylu’ya karşı bu kadar vicdansız olmayın.

Soylu en az bizler kadar vatanına, bayrağına, toprağına bağlı bir vatanseverdir.

Soruyorum sizlere bu güne kadar hangi bakan gitmek isterken arkasında ‘bizi bırakma’ diyen bir kitle olmuştur?

GEÇİN BUNLARI EFENDİM!

Neymiş efendim, neden saat 24.00’a iki saat kala sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş?

Neymiş efendim, böyle yapılır mıymış?

Neymiş efendim bundan dolayı bir çuval incirin içine edilmiş!

Neymiş efendim, bunun faturası kesilmeliymiş?

Neymiş efendim, koronavirüs daha salgın hal almış?

Neymiş efendim, sokağa çıkma yasağı bir gün veya iki gün önceden haber verilmeliymiş?

Geçeceksiniz bunları efendim.

Biz böyle bir millet olduğumuz sürece:

Biz her şeye lay lay lom baktığımız sürece!

Biz abudik-gubidik yaptığımız sürece.

Biz hala yaşananların farkında olmadığımız sürece!

Biz koronovirüsü farkına varmadığımız sürece!

Biz sokağa çıkmanın ne anlama geldiğini anlamadığımız sürece!

Biz bilinçlenmediğimiz sürece!

Biz yaşananlara ‘basit bir şeydir’ dediğimiz sürece!

Biz aklımıza mukayyet olmadığımız sürece!

Biz sağlığımızı düşünmediğimiz müddetçe!

Biz kimse kusura kalması cahil kaldığımız sürece!

Sokağa çıkma yasağını iki gün önce ilan etseniz ne olacak ki?

Denemesi bedava hafta sonu için şimdiden ilan edildi… Yemin billah bu kez evde kalan ne kadar insan varsa bu kez hepsi birden dışarı çıkar!

Bunun başka lami cimi yok biz böyle bir milletiz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.