banner114

Futbolu kurtarmak için…

Kulüplerin ayakta kalması için…

Tekrar eski günlere dönmek için…

Pamuk eller cebe değil.

Pamuk eller taşın altına.

Hatta gövde koyulmalı!

Kimse evirip kıvırmadan feda edecek.

O nedenle diyorum ki, bütün futbol paydaşları üzerlerine düşen görevi ve yapmaları gereken ne varsa bunları mutlaka bu günden itibaren hayata geçirmek zorundalar.

Küresel salgının böyle devam etmesi halinde iş çok daha ciddi boyutlara ulaşırken, peşinen söyleyeyim sahaya çıkacak kulüp bulamayız.

Devir hesap-kitap devri.

Devir birlikte ve ortak akılla yönetim devri.

KİM VERECEK?

Öyle bir süreçten geçiyoruz ki kimse önünü göremiyor.

Yarının ne olacağını?

Ne getireceğini kimse ön göremiyor.

Bir kere egosu tavan yapan hangi oyuncu olursa olsun bu oyuncular egolarından vazgeçecekler.

‘Öncelik kulübüm’ diyecek.

Burada kulüplerin gider olarak en büyük kalemi, futbolcuların alacaklarıdır.

Soruyorum size futbolculara verilen bu kadar korkunç ve büyük rakamlar nereden veriliyordu?

Bu soruma verecek olduğunuz cevap, yayın gelirleri, sponsorlar reklamlar vs.

Peki bu saatten sonra hangi sponsor kulüplere öyle deli paralar verecek?

Bu saatten sonra hangi firmaların reklamlarını akla hayale gelmeyen paralarla alabilirsiniz?

Bu saatten sonra sponsorlar ve reklam veren firmaları bulmak kolay olacak mı?

Ve diyorum ki, böyle bir tabloda fedakarlığın babasını yapacak olan futbolculardır!

Ha yapmayan olursa.

O futbolcunun hiç gözünün yaşına bakmadan, kendisine hadi sana güle güle denmelidir.

ACİL RADİKAL KARARLAR ALINMALDIR

UEFA ve FIFA hiç vakit geçirmeden çok radikal kararlar almalıdır.

Yoksa iki kurum sahaya çıkaracak takım bulamazlar.

Öncelikle alınacak kararlarda kulüplere sözleşmeleri tek taraflı fesih etme hakkı verilmelidir.

Düşünsenize.

Şuan kulüplerin kasası tam takır.

Üstelik kasalarına şuan hiçbir girdi de yok.

Salgın aşağıya doğru evrilmeye başlasa o an maçların oynanması yönünde karar alınsa, kim maçlara gidecek?

Kim kendini riske edip takımımın maçı var gidip destekleyeyim diyecek?

Hadi burayı geçtik.

TFF alacak olduğu kararda yine bir süre maçlar seyircisiz oynanacak derse?

Kulüplerin kasasına nereden para girecek?

İş öyle bir noktaya geldi ki, hani deriz ya aşağıya tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali…

Durum aynı bu noktadır.

YEL KAYADAN NE ALIR?

Abi birileri öküz altında buzağı arayacak ya.

Buzağı bulmak için paralı asker gibi nöbet tutar!

Ahi Evren Araştırma Hastanesi’nde yaşanan durumda bu nitelikte.

Şahsım başhekim Yavuz Çakıroğlu’nu yıllardır tanır.

Bu güne kadar bırakın birisine bir şey demeyi, ağzı var dili yok dedirten bir kişiliğe sahiptir.

Hoca naiftir.

Naziktir, samimidir, sevgili ve saygılıdır…

Yani adam gibi adam ve hekimdir.

Karıncayı incitmemek için kılı kırk yaran bir yapıdadır Yavuz hocamız.

Bu Yavuz hoca güya doktor odası basmışta, falan filan şeyler yapmışta…

Dilin kemiği yok misali bir dizi düzmece şeyler yazılıp çizilmiş hoca hakkında.

Allah aşkına yukarıda yazdığım vasıfları taşıyanın bırakın hoca olmasını, herhangi bir kişinin oda basma gibi şeylerle ne işi olabilir?

Böyle bir insan hele de sorumlu bir makam sahibiyse bir meslektaşına gözünün üzerinde kaşın var deme gibi bir yaklaşımı olabilir mi?

Yapmayın etmeyin.

Yaşayıp geçtiğimiz bu zor süreçte hekimler arasına nifak tohumu ekmeyin.

Başhekim Yavuz Çakıroğlu ile doktor arasında geçen konuşmayı ben de dinledim.

Dinlediklerimin yazılıp çizilenlerle hiçbir alakası yok.

Dolayısıyla diyorum ki meyve veren ağaç taşlanır.

Yavuz hocayı taşlamaya çalışıyorlar ama yel kayadan bir şey almaz.

Çünkü kaya sağlam

Ha hadiseyi dallandırıp budaklandırmaya çalışan doktorumuzun başhekime karşı gösterdiği tutum ve yaptığı söylemler bir bilim insanına hiç yakışmadı.

Ayıp oluyor beyler!

İnsanlar can derdiyle uğraşırken, diğer meslektaşlarınız cansiperhane koronavirüs ile mücadele ederken yaşananlar hiç şık olmadı.

Bir de bizim anladığımız bildiğimiz kadarıyla devlette liyakat ve hiyerarşi bir düzen, sistem vardır.

Eee Prof. İlter hocam, bırak da başhekim kendi inisiyatifini, yetkisini kullansın.

Bırak da o kadar olsun:

Sizin söylediğiniz gibi onu da kullanmaz ise o oturduğu koltukta film icabımı oturuyor olsun!

Yavuz hoca başkaları gibi yetkili olmasına rağmen davul benim sırtımda tokmak sizin elinizde olsun anlayışında değildir.

Ya da ne Hacivat-Karagöz oyununu oynayacak kişiliğe sahiptir ne de o şekilde yetkili olur.

Kimse kusura kalmasın.

Bulanık suda balık avlamaya gidenler av olup çıkarlar.

İNSANLAR CAN DERDİNDE

Yemin billah anlamıyorum!

İnsanlık can derdine düşmüş.

Sanki dünyada hiçbir şey yaşanmıyor, yaşananlardan dolayı bu kadar insan ölmüyor, bu kadar insan virüsle boğuşurken, millet hala transferin derdinde.

Yahu arkadaş böylesine belirsiz bir ortamda futbolu, haliyle transferi konuşmakta ne oluyor?

Veya neyin peşindesiniz?

Kulüp yöneticilerinin bile avaz avaz bağırdığı  “Futbolda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” yerde, sizlerin derdine bakın!

Önceliğimiz şuan futbol değil.

Futbol ve transferden bahsedenlere sesleniyorum.

"EVDE KALIN, FUTBOLU ŞUAN DÜŞÜNMEYİN"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.