banner114
banner146
banner122

Ramazanda nasıl beslenmeli?

Diyetisyen Elif Öztürk Ramazan ayı içerisinde oruç tutan kişilerin besleme şekillerinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Öztürk, korona virüs nedeniyle bağışıklığın güçlü tutulması için meyve tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

MUTLAKA MEYVE YENMELİ

Bağışıklık sisteminin güçlü tutulması için meyve tüketimine dikkat edilmesi gerektiği üzerinde duran Öztürk,  iftardan sonra ve sahurda da mutlaka meyve yenmesi gerektiğini söyledi. Öztürk,

“Gereksinmeler bireylere göre değişir. 35 yaşında sağlıklı bir kadının 3 porsiyon bir meyve tüketimi varsa erkeklerin 4 porsiyona çıkabilir. Ama Ramazanda uzun bir açlık durumu söz konusu.  Bunun haricinde de sahurda kahvaltı alışkanlığına sahip bir bireyin iftardan sonra meyve yeme alışkanlığı yoksa gereksinimi olan vitamin takviyesini meyvelerden sebzelerden karşılayamayacağı için kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir konu meyve tüketimi. Korona virüs kapsamında bağışıklığımızı güçlendirmek için en önemli antioksidan vitaminlerden bir tanesi C vitamini. Ama onun haricinde çok kıymetli A vitamini, E vitamini gibi vitaminlerimiz D vitamini ve çinko ve selenyum da sağlığımız için çok kıymetli. Onlarda bağışıklığı çok güçlendirici. Eğer bu tarz bir vitamin, mineral alımını desteklemek istiyorsak başta meyve ve sebze tüketimine yer vermemiz lazım. O yüzden Ramazan alışkanlıklarımıza iftarı yaptıktan sonra muhakkak bir arar öğünde taze meyve tüketimini sağlamamız gerekiyor. Bunu da mümkünse de zamanında yetişen taze meyve ve sebzelerden tercih etmemiz yerinde olacaktır. Şuan portakal ve nar gibi C vitamini çok yüksek olan meyvelere kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Bunun haricinde bir büyük boy portakal yediğinizde yanına da bir tane nar yediğinizde tam olarak gereksiniminizi karşılamaz. O yüzden Türk toplumunun sahur alışkanlığında çok fazla olmasa da sahurda da taze meyve yemeye özen göstermemiz gerekir. Bazen biraz daha kuru meyveye yer verebiliyoruz. Kuru meyvenin yerine tatlı ihtiyacını gidermek için marmelatlar, reçeller yenebiliyor. Ama maalesef reçel formunda bu meyveleri tükettiğimiz zaman oradaki meyvelerin vitaminlerinden faydalanamıyoruz. Çünkü bir ısıl işlemden geçtiği için başta C vitamini olmak üzere birçok vitamin kaybına uğruyor.  O yüzden muhakkak meyvenin suyunu ve reçelini değil kendisini tüketmemiz gerekiyor.” şeklinde konuşarak meyve yemenin önemine değindi.

ÇAY VE KAHVE TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ

Çay ve kahve gibi içecekler tüketmenin vücuttaki su miktarını olumsuz etkilediğini söyleyen Öztürk, özellikle bu noktaya dikkat çekerek, “Türk toplumunun çok fazla çay kahve tüketimi alışkanlığı var. Aslında maalesef çay tükettiğimizde ben sıvı tükettim diye düşünüyoruz. Ama çok yoğun çay tüketmek başta böbrek taşı üretmek gibi hastalıklara yol açmaktadır. Ilımlı miktarda 3, 4 bardak çay tüketiminin içindeki bileşenlerden ötürü kalp sağlığını koruyucu çok güzel etkileri var. Biz bundan çay tüketerek çok güzel faydalanabiliriz ama fazla miktarda içtiğimizde yararından çok zararlı etkilerine yöneliyoruz. Birde suyun yerine içittiğimiz zaman bu vücudumuza eksi olarak dönüyor. O yüzden çay tüketimini 3, 4 bardakla sınırlandırmak gerekir.  Çay biyoletik bir içecektir. Sizin vücudunuzdaki suyu atma özelliği gösterir. Kahve de aynı şekilde. O yüzden bu tarz içecekleri tükettiğimizde 3, 4 bardak çay 1 bardak kahveyle sınırlandırmamız gerekir. Bunun yerine en az iki litre su tüketimine yer vermemiz gerekir.” şeklinde tavsiyede bulundu.

DENGEYİ İYİ SAĞLAMAK GEREKİYOR

İftarda karbonhidrat, protein ve yağ dengesini iyi sağmak gerektiğini söyleyen Öztürk, muhakkak protein içeren bir besin tüketilmesi gerektiğini, bunun yanında karbonhidrat içeren besinlerin dengesinin iyi sağlanması gerektiğini söyledi. Öztürk,“İnsanlar genelde 3 öğün belenirken birden 2 ana öğüne düşüyoruz. Bu süreçte gereksinmeleri eşit dağıtmak gerekiyor. Beslenmemizde dört temel besin grubu var. Bunlar karbonhidratlar, et grubu besinler, meyve sebze grupları ve yağ grupları. Bu grupları beslenmemizde eşit bir şekilde dağıtmamız gerekiyor. Mesela proteinleri ele alalım. Muhakkak hem sahurumuzda hem iftarımızda bir protein kaynağına yer vermemiz gerekiyor. Sahur için en kıymetli protein kaynağı yumurta ve beraberinde peynir. İftar içinse bu kırmızı et balık tavuk. Bunlar yoksa muhakkak bir kuru baklagil. O da bitkisel protein kaynağıdır. Protein ihtiyacını karşılamak için buna yer vermemiz gerekiyor. Karbonhidrat gereksinimine değinecek olursak diyetteki enerjinin ayrısını sağlayan bir besin grubudur. Un, ekmek, pirinç, makarna bu kaynaklardan bir tanesidir. Bunlardan birini tükettiğimizde diğerine çok fazla yüklenmemiz gerekiyor. Pilav ve makarna yiyorsak ekmeğimizi azaltabiliriz. Çorba içiyorsak içerisinde çok fazla havuç, un, erişte, şehriye koyuyorsak böyle durumlarda bu dengenin sağlanması bilincinde olmak gerekir. Bir besin içerisinde karbonhidrat kaynağı çok varsa bu alımı daha fazla artırmamak için ölçümüzü az tutmamız gerekir.  Erkekler için 3 dilim akasdınlar iöçin 2 dilim ekmek iftar için yeterli olacaktır.” sözlerini kullandı.

SÜTLÜ TATLILARA YÖNELMEK GEREKİYOR

Süt ve süt ürünlerinin iftar ve sahur arasında kalan süre içerisinde tüketilmesinin sağlık açısından oldukça önemli olduğunu söyleyen Öztürk, şerbetli tatlılar yerine daha çok sütlü tatlılar tüketmek gerektiği söyledi. Öztürk, “Sağlıklı bir yetişkinin muhakkak günde 2 su bardağı kadar süt ya da yoğurt tüketmesi gerekir. Çocukluk, yaşlılık ve gebelik durumu söz konusuysa bu üç dört bardağa kadar çıkabilir. Mesela üç bardak hakkımız olduğunu düşünelim. 3 su bardağı süt aynı zamanda iki kaşık yoğurda tekamül eder akşam yemeğinde yediğiniz iki kaşık yoğurt tüketmeni gereken üç süt ürünü hakkınızdan birine denk geliyor. Sonrasında ara öğünde içeceğiniz bir bardak süt içip bir bardak hakkınızı da sahura saklayabilirsiniz. Muhakkak 3 bardak süt ve yoğur tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tüketilmeli. Şerbetli tatlılar çok fazla şeker içeriyor ve kilo almayı yükseltecek besin grupları içerinde yer alıyor. İllaki tatlı tüketmek istiyorsak bu süt ve yoğurt haklarımızdan birini sütlaç gibi, kazandibi gibi daha hafit tercihlerden yana kullanabiliriz.” diyerek dengeli ve sağlıklı beslenmenin tüyolarını verdi.

Haber: Fatoş BATMAN 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.