banner114
banner146
banner122

Sağlık sisteminin mukavemeti üçlemesinin üçüncüsü olan bu yazıda; Türk Sağlık Sisteminin covid sürecinde yönetsel yetkinlik ve kurumsal adaptasyon yeteneği üzerinde duracağız.

Yönetsel yetkinlik ve adaptasyon yeteneği büyük ölçüde iç içe geçmiş yapılardır. Sağlık sisteminin organizasyonel yapısı büyük ölçüde adaptasyon yeteneğinin ortaya çıkmasına zemin oluşturur. Yöneticilerin, yönetsel yetenekleri ve stratejik bakış açıları olaylar karşısında sistem veya kurumun sürece adapte olma düzeyini belirler.

Türk sağlık sistemi, devletin yönetim sistemi doğrultusunda merkezi yönetim yapısında örgütlenmiştir. Hükümetin belirlediği sağlık politikaları doğrultusunda, sağlık hizmetlerini yapılandıran, düzenleyen, yöneticileri atayan ve denetleyen Sağlık Bakanlığıdır. Yerelde sağlık hizmetleriyle ilgili olarak politika ve strateji üreten mekanizmalar bulunmaz. Sağlık sisteminin il ve ilçe düzeyinde yönetim birimleri yerelde sağlık hizmetlerinin yürütülmesini sağlar.

Sağlık Bakanlığı, karar ve strateji geliştirme açısından, devam eden covid salgının yönetilmesinde kendi bürokratik yapısının dışına çıkmıştır. Sürecin yönetilmesine bilimsel katkı sunması için iki bilim kurulu kuruldu. Koronavirüs Bilim Kurulu, henüz hastalık ülkemize gelmeden 10 Ocak 2020’de üniversitelerden seçilmiş 26 tıp bilim insanından oluştu. Ülkenin en tanınmış ve fiilen sahada olan enfeksiyon, göğüs, dahiliye, halk sağlığı ve ilişkili diğer alanlarından gelen öğretim üyeleri bu kurulda görev aldı. Mart ayında kurul üyesi sayısı 31’e Nisan ayında 38’e yükseltildi. Ülkenin farklı coğrafyalarından öğretim üyelerinin kurulda bulunması danışma sürecinin ülke genelinde doğru takip edilmesini sağladı.

Koronavirüs Bilim Kurulu covid salgınıyla mücadelede sağlık otoritelerini bilgilendirme ve yönlendirmede etkili olduğu gibi mücadeleye toplumsal güvenin yansımasına da büyük katkı sağladı. Özellikle liderlik düzeyinde bilim kurulunun önerileri doğrultusunda salgınla mücadelenin yürütüldüğüne dair açıklamalar ve devamında saha yansımaları sürecin etkili yönetilmesini sağladı. Bilim Kurulunun etkinliği sayesinde covid salgınıyla mücadele politik yarışın aracı olmaktan büyük ölçüde kurtuldu.

Koronovirüs Bilim Kurulunun toplumsal boyutunun eksikliğine yönelik gelen eleştiriler sonrasında, covidle mücadelede  "psikolojik, sosyolojik, istatistiki ve din sosyolojisi” boyutlarında katkı sağlaması için ikinci olarak Toplumsal Bilim Kurulu oluşturuldu. Bu kurulun Bakanlık düzeyindeki toplantıları olduğu bilinmekle birlikte etkinliği birinci kurul kadar kamuoyuna yansımadı.

Sağlık Bakanlığı, mevcut uygulamacı bürokratik yapısını bilim kurullarıyla desteklemesi çok doğru bir hamle ve yönetim başarısıdır. Bu hamle kararların sağlıklı alınmasına ve toplumsal kabulün artmasına büyük katkı sağladı. Sağlıkta Dönüşüm Programıyla birlikte yeniden yapılandırılan sağlık sistemi yönetim yapısı, Sayın Bakanın etkili liderliğiyle merkez ve il düzeyinde başarılı olmaktadır.

Dönüşüm sürecinde sağlık yatırımı alamayan veya yaz döneminde yeterince hazırlık yapamayan illerde bazı sıkışmalar olmaktadır. Bir dönem vaka sayılarının açıklanmamış olması, araştırmacıların, sistematik olmasa bile, verilere ulaşmakta zorluk çekmeleri eleştirilen hususlardır. Ayrıca covid salgını nedeniyle sağlık hizmetlerine ulaşmada sıkıntı çeken kronik ve diğer hastaların yüklerinin artması diğer bir sorundur. Mücadelenin uzaması ve daha uzun süreceğinin tahmin edilmesi hastalığa yönelik gelecek planlamaları ve yeni stratejilerinin geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.

Sağlık sistemi covid salgınıyla mücadelede adaptasyon yeteneğinin yüksek düzeyde olduğu söylenebilir. Bunda toplumsal yapımız, sağlık sisteminin bir reform sürecinden yeni çıkmış olması ve yönetsel erklerin hızlı karar alma ve uygulama gücüne sahip olmalarının etkili olduğu ileri sürülebilir.

Biz, değişime yatkın, hızlı çözüm geliştirebilen, pratize etme yeteneği yüksek, dinamik genç nüfusa sahip bir toplumuz. Hâlâ göçerliğin genetiğini taşıyoruz ve bu da uyum sağlama gücümüzü yüksek tutuyor. Biz her sabah yeni bir gündeme uyanan ve yeni kavgaları veren bir coğrafyada ayakta hür ve dik durmayı beceriyoruz. 

Sağlık sisteminin yeni dönüştürülmüş olması, genç olması,  hareketliliği sınırlayan kemikleşme ve kireçleme sorunlarının olmayışı sistemin adaptasyon ve hareket yeteneğini güçlendirmiştir. Bu süreçte yaygın filyasyon ekipleri kurarak, hastanelerde düzenlemeler yaparak, hızlıca yeni pandemi hastaneleri inşa ederek ve gerekli tıbbi malzemeleri üreterek sağlık sistemi adaptasyon yeteneğini göstermiştir.

Türk sağlık sistemi bugüne kadar salgınla mücadelede mukavemetini yüksek tutmuştur. Fakat önümüzde çok uzun bir yol var. Yorulmak olmaz, sebat etmek ve yeni stratejiler üretmek gerek

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.