banner114
banner146
banner122

Covid-19 salgını son on beş günde beklenmedik bir şekilde geometrik artış göstererek, boş bulunduğumuz takdirde, ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi.  Ekim ayında iki binler civarında seyreden hasta sayısı, Kasım ayında üç bin, ardından altı binli rakamlara çıktı. Son bir haftadır açıklanan vaka sayıları 30 binlerde geziyor. Hasta sayısı tedavi alanları, vaka sayısı testi pozitif çıkanları gösteriyor.

Salgın hastalıklarda vaka sayıları açısından bir buzdağı olduğu gerçeği bilimsel olarak literatürde yer alır. Bu buzdağının görünen kısmı açıklanan rakamlardır. Birde test yapılmamış karantinaya alınmış veya tespit edilemediğinden karantinaya alınmamış temaslılar var. Bunlarda buzdağının görünmeyen, toplum okyanusunun derinliklerindeki bölümünü oluşturur.

Virüsün bulaşmasından 4-5 gün sonra belirti verdiği düşünülürse, virüslünün bu süre içerisinde temas ettiği gerçek kişi sayısının kaç olduğunu tahmin etmek çok zordur. İki-üç temaslı olduğu düşünüldüğünde bile hastalık riski taşıyan nüfusun her gün 60-90 bin arasında arttığı söylenebilir. Dolayısıyla toplamda hastalık taşıyan ve taşıma riski olan nüfusa her gün yaklaşık 100-120 bin kişi eklendiği bu hesaptan çıkar.

Son günlerde, beklenmedik şekilde, ortaya çıkan salgındaki bu üstel artış, hem yoğun bakımlar, hem hastaneler ve hem de sağlık personeli için kaldırılması zor bir yük getirmiştir. Tedavi edici sağlık hizmeti veren kurumlarda kısa sürede kapasite artırımına gitmek çok zordur. Ek hastane binası yapmak, bu yapıyı gerekli sağlık alt yapısıyla donatmak ve çalışacak hekim ve diğer sağlık profesyonellerini bulmak kolay bir iş değildir. O nedenle 45 günde İstanbul’da yapılan Prof. Dr. Feriha Öz ve Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastaneleri büyük bir başarıdır.

Bu başarı yaz aylarında, salgının kış döneminde tekrar alarm verme olasılığı göz önüne alınarak, hasta ve yoğun bakım yatağı sayısı sınırlı olan illerde tekrarlanmalıydı. Yaz döneminde vakaların azalması ve salgının kontrol altında gitmesi, bazı sağlık otoritelerini yanıltmıştır. Özellikle sınırlı kapasiteye sahip illerde, yerel sağlık otoriteleri, merkezi otoriteyi gerekli şiddette uyararak harekete geçirmeli veya yerel imkânlarla kapasite artırmaya yönelik önlemler almalıydı.

Özellikle sağlıkta dönüşüm sürecinde her il ve ilçeye yeni hastaneler yapılırken, bundan nasibini alamamış illerin sağlık yönetimleri, o süreçteki yetersizliklerini bu dönemde giderme imkânını ellerinden kaçırmamalıydı. Merkezi sağlık otoritesi, aynı olasılıkla, çok kısa sürede “pandemi hastanesi yapabilme yeteneğimizi” ihtiyacı olan illerde harekete geçirmeliydi.

Salgın, şehir hastanelerinin ihtiyacı karşılama açısından ne kadar haklı bir yatırım olduğunu gösterdiği gibi; sözleşmesi gereği, şehir hastanesi yapılan illerde kapatılan hastanelerin, kapatılmasının da o kadar yanlış olduğunu ispatlamıştır. Kapatılma kararı olan hastaneler, bu süreçte sağlık sisteminin kapasitesini artırarak gerekliliklerini ortaya koymaktadır.

Temaslı, vaka, hasta ve ağır hasta sayılarındaki üstel artış birçok hastanede enfeksiyon, göğüs, dahiliye servisleri ve yetişkin yoğun bakımların yetersiz kalmasına sebep oldu. Hasta yükünü karşılamak ve covidli hastalara hizmet vermek için birçok hastane yönetimi, ihtiyaç karşısında, kısmen veya tamamen diğer servis ve yoğun bakımları, hatta hastanedeki uygun her boşluğu, covid servisine dönüştürüyorlar. Böylece kriz karşısında ellerinden geleni sonuna kadar, fedakârca yapmaya çalışıyorlar.

Bu arada kapasite ve bulaş sorunlarından dolayı, başka sağlık sorunlarından mustarip hastaların sağlık hizmetine ulaşımı önemli ölçüde sınırlandı. Covidle mücadele ederken diğer hastaların sağlık riskleri öteleniyor. Bu hastalarında sağlık sistemi ve toplum için ağır bir yük biriktirdiği unutulmamalıdır.

Sağlık sisteminin yüklendiği bu ağır yükü azaltmanın çaresi risk yönetiminden geçmektedir. Risk yönetimi; olabilecek krizlerin önceden kestirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Risk yönetiminde yetersiz kaldığınızda, krizleri yönetmek zorunda olursunuz. Bir zarar yerine 50-100 zarara katlanılır.

Sağlık alanında etkili yönetim tekniklerini uygulayabilmek bu alanın yönetimiyle ilgili formal eğitim almış olmayı gerektirir.   Ne yazık ki Sağlık Bakanlığının açıkladığı yeni 12 bin sağlık çalışanı alımında bir tane dahi sağlık yöneticisi yoktur. Sağlık yöneticilerinin sağlık sistemi içerisinde yeterince yer almadığında başımıza gelenler ortadadır. Gerisini siz hesap edin…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.