''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''

Hollanda Ticaret Sanayi Derneği Başkanı Ethem Emre Günebakış'a özel açıklamalarda bulundu.

gunebakis.com.tr - INT
gunebakis.com.tr - INT Tüm Haberleri
''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''
''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''
+2
Video için play'e tıklayın

Hollanda Türk Ticaret Derneği Başkanı Ethem Emre ile ticaret konuşmayacağız. Ticaret Sanayi Odası Başkanlarıyla yapılan sohbetler daha çok ticareti gündem yaparlar. Biz kendileriyle aslında Türkiye’nin yeni bir yarasını ama gittikçe derinleşen ve ileride belki de büyük kangrenlere dönüşebilecek bir yarasını konuşmak istiyoruz. Avrupa’daki Türk çocuklarını konuşacağız. Biz bu olaya dış Türkler demiyoruz. Dışarıdaki Türkler diyoruz. Buradan giden Türklerin Avrupa’daki akıbetleri hakikaten gittikçe drama dönüşen bir hal alıyor. Belki bugün bizim için henüz sorun gözükmüyor ama gelecekte bizden sonraki nesiller için ciddi bir soruna dönüşebilme ihtimali taşıyan bir durum… Bir ses, bir nefes vermek istiyoruz Trabzon’dan.” Trabzon’dan verilen bir sesten ne olur ?” demeyelim. Bir ses büyür Ankara’ya ulaşır. En azından bir birikim olur. Bu birikimden bir şeyler doğar diye düşünelim.

''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''

Ethem Emre, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ethem Emre: Trabzon Akçaabat doğumluyum. 1974 yılında Hollanda’ya ikinci nesil olarak göç ettik. 50. Yılımızı orada tamamladık. Bugün yine Trabzon’da ata topraklarımızdayız.

Ethem Başkan, siz Avrupa’ya göç eden Türklerin ikinci kuşağısınız değil mi? İsterseniz biraz Avrupa’daki durumu değerlendirelim.

Ethem Emre: 60’lı yıllarda ilk göçler başladı. Avrupa’da insan gücüne ihtiyaç vardı. Bu vesileyle farklı bölgelerden binlerce insanımız Avrupa’nın çeşitli bölgelerine gitti. O zaman ülkenin zor şartları nedeniyle ülkeyi terk ettiler. İnsanlar gelir refahını yükseltmek adına o ülkelere yerleştiler. İlk etapta insanların hayali, çalışıp biraz birikim yaparak geri dönmekti. O ülkeler de bizi o şekilde kabul etti. Misafir işçi olarak kabul ettiler. Hiçbir zaman bizim orada 50-60 yıl kalacağımızın hesabı o zaman yapılmadı. Ben ikinci nesil olarak 12 yaşında oraya gittim. Bizim gidişimiz daha farklıydı. Birinci nesil tamamen o ülkelerin dilini, kültürünü bilmeden gittiler. Çok zor şartlarda ayakta kaldılar. Bizler daha şanslıyız. Orada okuma şansımız oldu. Eğitim aldık. İşyerleri kurduk. Biraz daha önümüzü açtık. Üçüncü nesil olan bizim çocuklarımız eğitime daha da önem verdi. Benim oğlum avukat. Kızlarım yüksek okul bitirdi. Bunların mevkileri daha da yükseldi. Bu olduğu sürece insanlar bazı şeyleri göz ardı etti. Şu anda üçüncü neslin yüzde 50’si Türkçe diline hakim değil. Dördüncü nesilde bu sorun daha da büyüyecek. Dedeler, büyükanneler, büyükbabalar torunlarıyla Türkçe konuşamayacak. Bu sinyaller şimdiden veriliyor. Ülkeye sadece turistik geliş gidişler o genç nesilleri ülkeye bağlamıyor. Hatta gelip burada bir hafta kaldıktan sonra biz daraldık burada diyorlar. Ya geri dönüyorlar ya da turistik yerlere gidip tatillerini orada devam ettiriyorlar. Bu toplulukları ülkeye ekonomik, sosyal, kültürel olarak nasıl bağlarız? Gençlerin Trabzonspor hayranlığı hala devam ediyor. Ama tek Trabzonspor sevgisiyle bunu ayakta tutamayız.

''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''

Kaldı ki bizim konuştuğumuz mesele tek başına Trabzonlular meselesi de değil. Trabzonlu olanları Trabzonspor bağıyla belki biraz daha tutabilirsiniz ama yani Trabzonspor’u olmayan şehirler var. Dolayısıyla onlar da aynı sorunları yaşıyorlar. Dil konusunda hangi aşamada bu? Önümde bir gazete var. Gazetede sizin bir beyanatınız var. Hollanda’da çıkan aylık bir Türk gazetesi. Gençlere Türkçe derslerden bahsediyorsunuz. Yani Türk çocuklarına Türkçe ders mi veriyorsunuz?

Ethem Emre: Dediğim gibi bazı aileler aile içinde Hollandaca konuşuyor. O çocuğun Türkçe öğrenme şansı hiç kalmıyor. Özellikle çocuğumun Hollandacası iyi olsun diye aile içinde bile Türkçe konuşmayanlar var. Haliyle bu çocuk Türkçeden tamamen yoksun büyüyor. Bazı aileler yarı yarıya Türkçe ve Hollandaca konuşuyor. Kimi aileler Türkçeyi önemseyip Türkçeyi devam ettiriyor. Ama yeni neslin büyük bir kısmı Türkçeyi rahatça konuşamıyor. Az Türkçe bildiği için Hollandaca konuşmayı tercih ediyor. Utanıyorlar. Türk’sün ama Türkçe konuşamıyorsun. Bu da bir üzüntü. Türk olarak Türkçeyi konuşamamak bence ailelerin de sorumluluğu.

İki Türk genci karşılaştığında belki de Hollandaca konuşuyorlar.

Ethem Emre: Evet. Bu da üzücü bir durum. Ben ikaz ediyorum. Lütfen Türkçe konuşun. “Daha rahat konuşuyoruz Hollanda’ca” diyerek onu tercih ediyorlar. Ama burada velilerin sorumluluğu çok önemli. Biz bu nesilleri Türk kültürüne, diline bağlı yaşatmak istiyorsak velilerin sorumluluğu çok büyük. Ama bunu da göremiyorum açıkçası.

''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''

AK Parti hükümeti dış Türklere karşı bir çalışma projesi başlattı. Ama bunlar daha çok Osmanlı coğrafyasındaki dış Türkler. Bizim dışarıdaki Türkler değil. Bunlara yönelik bugüne kadar bir proje geliştirilmedi. Doğru mu?

Ethem Emre: Maalesef. YTB’nin var bazı çalışmaları. Genç çocuklara Türkçe derslerini destekliyorlar. Yunus Emre vakıfları kuruldu.

Yunus Emre Vakıfları bizim dışarıdaki Türklere de böyle bir şey veriyor mu? Böyle bir çabası var mı?

Ethem Emre: Onlar daha çok yabancılara Türk dilini, kültürünü öğretelim maksadıyla kuruldu. Ancak bence Türk topluluklarıyla ilgilenmeli. Bunlar bizim insanlarımız. Bu toprakları ekonomik zorluklardan dolayı terk etmek zorunda kalan ve başka ülkelerde gelecek arayan insanlarımız. Yeni nesilleri topraklarına, köylerine, ilçelerine ekonomik olarak da bağlılıklarının devamını şimdiden düşünmeliyiz. Aksi takdirde gelecek nesiller dedenin, babanın burada edindiği mal varlıklarını satarak parasını yaşadığı ülkeye transfer edecekler.

Yani bir zamanlar Avrupa’dan Türkiye’ye para nakleden Türkler, Türkiye’den Avrupa’ya para nakletmeye doğru gidiyor diyebilir miyiz?

Ethem Emre: Kesinlikle. Çünkü o gençlerin Türkiye ile bir bağı yok. Burada doğmadı, büyümedi, akraba ilişkileri zayıfladı, kimseyi tanımıyorlar. Adam, “Ben Hollanda’da yaşıyorum. Burada paraya ihtiyacım var. Burada emlak sahibi olacağım. Burada yatırımlarımı yapacağım” diyerek bu servetlerin Türkiye’den çıkmasını sağlıyor. Bu sonuçta kendi tercihleri. Ama burada ben çözüm üretmek için devlet kurumlarının burada bir sorumluluk alarak bu insanların birikimlerini buradan çıkarmadan alternatif yatırım olanakları sunmalarını önemsiyorum. Bu da mümkün. Sonuçta ülke olarak şuanda dar boğazdayız. Bunu sokakta insanlardan duyuyoruz. Böyle bir servetin Türkiye’den çıkması… Bunun hesabını bilmiyoruz. Ama büyük bir kapitaldir bu. Ülkenin ekonomisi tekrar zayıflayacak. Biz yabancıya yalvarıyoruz. Gelin ülkemize yatırım yapın diye. Kendi insanımızı ön plana alalım. Bunlar bizim insanımız.

''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''

Bizim insanımızın oradaki ekonomisi de belli bir düzeyde. Oradaki insanlarımızın Türkiye’ye yatırım yapabilecek seviyede olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Ethem Emre: Kesinlikle.

Sizin bu özel konudaki hassasiyetinize vakıf olduk. Bu olayın gelecekte bir noktaya gitmesinden de endişe duyuyorsunuz. Avrupa’nın ırkçı yapısının günün birinde daha önce Yahudilere karşı sergilediği soykırımvari dışlamanın bir gün Türklere yönelik gerçekleşeceği yönünde bir endişe de taşıyorsunuz.

Ethem Emre: Bu ihtimal her zaman var. Yahudiler 500 yıl Avrupa’da o insanlarla bir arada yaşayarak soykırıma uğradıysa bu bir gün Türklerin de başına gelebilir. Lobileri güçlü, ekonomileri güçlü, dünyada etkin insanlar. Bizim gözyaşımıza bakmazlar. Ben kendi çocuklarıma ve çevremdeki gençlere bu mesajı hep veriyorum. ‘Hazırlıklı olun. Bir gün bu ülkeyi terk etmek zorunda kalabilirsiniz’ diyorum. Şuanda Hollanda’da son seçimlerde yabancı düşmanı parti en büyük parti seçildi. Artık biz burada nasıl diyorsak ki, “Suriyeliler çık fazla. Artık gitsinler” orada da diyorlar ki “Bu insanlar zamanında misafir işçi olarak geldi. Hala niye buradalar?” Gitsinler diyorlar açıkça. Bunu artık beyan ediyorlar. Ama biz de inatla ‘Yok, buradayız’ diye devam ettiriyoruz.

''Üçüncü Neslin Yarısı Türkçe Bilmiyor''

Türkiye imkan sunmadığı sürece bir yerde mecburlar. Ne yapacaklar? Siz çoluk çocuğunuzu alıp Trabzon’a mı geleceksiniz?

Ethem Emre: Burada bir gelecekleri mümkün değil. Dediğim gibi devlet kurumları, yerel kurumlar bu konuda adım adım bir şeyleri teşvik edebilirler. Ben bu seyahatimde tüm resmi kurumlarla bu görüşmeyi yapmayı amaçlıyorum. Umarım bu sinyaller doğru yerlere ulaşır. Devlet burada sorumluluk alır.

Bir noktayı daha konuşalım. En azından biz ne yapabiliriz noktasında en azından Avrupa’dan buraya gelenlerin bu konuyu gündeme taşıyarak sizin taşıdığınız hassasiyeti bir örgütlenmeye doğru getirmeleri mümkün. Bu neden olmuyor?

Ethem Emre: Yaz aylarında binlerce insanımız geliyor. İlçesini, evini ziyaret ediyor. Hollanda’dan buraya dönen yüzlerce insanımız var. Bazıları burada iş kurdu. Ailece dönenler de var. Bunların içinde nitelikli ve toplum sorunlarını analiz edebilecek çok kişi var. Bunlarla dediğiniz gibi yerel kurumlarla, medya kurumlarıyla birlikte güzel çalışma grupları oluşturulabilir. Ama bunun için de çaba gerekiyor. Ben tatil zamanlarımda bu işlere emek veriyorum. Oluşması için de elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Öncü olmaya da hazırız. Yeter ki doğru yelere doğru mesajları ulaştıralım. Sizlerden de medya olarak bu işin takipçisi olmanızı rica ediyorum. Umarım başka kişiler de ortaya çıkar. “Biz de varız” diyerek hayal ettiğimiz ortamı, topluluğu oluştururuz. Avrupa’daki insanlarımızın hepsini olmasa da bir kısmını kurtarmak için çaba harcarız.

Hollanda Türk Ticaret Odası Başkanı Ethem Beyle dışarıdaki Türkleri, bizim çocuklarımızı konuştuk. Onların bugünkü durumlarını konuştuk. Ama bugünkü durumlarının yarın aileler üzerinde oluşturacağı dram bunun ötesinde bir devletsel drama doğru gitme endişesini ve kaygısını da bugünden konuştuk. Ümit edelim ki bugün burada konuştuğumuz bu sohbetten hareketle en azından belki ilk örneği Trabzon’da oluşmak üzere dışarıdaki Türklerin kendi aralarında örgütlenmelerinin zaruri hale geldiğini en azından Sayın Başkanın hassasiyetinden burada iletmiş olalım. Ümit ederiz ki böyle bir örgütlenme gelişir, oluşur ve bundan sonra da zaman zaman gündeme gelerek hükümetin günün birinde en azından bu konuda bir proje, fikir üretme ve buna bir çözüm üretme anlamında bir çalışmasına sebep olur. Ethem Beye bu hassasiyetinden ötürü teşekkürlerimizi iletiyoruz.

 

16 May 2024 - 09:38 -

Mahreç  Gunebakis.com.tr - Int


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.