banner114

Günün Sözü

“Hiçbir şeye sınır koymamalısınız. Ne kadar hayal ederseniz, o kadar ilerlersiniz. ”

Michael Phelps (Olimpiyat Şampiyonu Yüzücü)

Risk mi, nokta atışı mı; Benik Afobe

Önce Sörloth krizi, ardından Beşiktaş yenilgisi, bir de Ekuban’ın sakatlığı Trabzonspor’u santrafor bölgesinde hızlı bir transfere yöneltti. Bordo-mavili takım santrafor ismini adeta ışık hızıyla açıkladı; Benik Afobe.

İsim ortaya çıkınca, İngiltere Liglerini yakından takip edenler fazla şaşkınlıkla karşılamadı ama o ligleri derinden takip etmeyenler, “Nereden çıktı bu Benik Afobe” dediler.

Biz tanıyanlar için değil, tanımayanlar için artıları ve eksileriyle yazalım Benik Afobe’yi. Arsenal’de yetişen bir Kongolu Afobe. Alt yaş guruplarında hep İngiltere Milli Takımı adına oynadı, sonrasında Kongo’yu seçti. Barcelona’dan teklif aldığında henüz 17 yaşındaydı ama Arsenal’de profesyonelliğe adım attı.

Wolverhampton Wanderers, Bournemount transferlerinde 13 milyon euroyu gördü. Stoke City’de 2017-18 sezonu 49 maç oynadı ve 9 gol 2 asist yaptı.

Bunlar artıları. Gelin görün ki işler bundan sonra tersine döndü. Afobe’nin kariyeri inişe geçti. (Gerçi yükselişte olan bir kariyer Türkiye’yi neden tercih sorusunun da karşılığı yok biliyorum.) Bu gerilemede 2012-13 sezonunda yaşadığı çapraz bağ yırtığı sakatlığının 2019-2020’de de yaşamasının payı büyüktü. Nitekim pandemili sezonda Bristol City ve Stoke City forması giydi. Ancak 13 maç oynayıp, 3 gol atarken, çarpaz bağ yırtığı nedeniyle 33 hafta sahalardan uzak kaldı. Bir başka söyleyişle 9 ay top oynamadı.

Oyun anlayışı ve yetenekleri derseniz iki ayağını da ayak içi vuruşlarda iyi kullanıyor. Hava toplarında doğru pozisyon alıyor. Ceza sahasında pozisyon takipleri iyi. Savunma arkasına koşu atan bitirici vuruşları olan hızlı bir santrafor.

Tüm bu yazdıkların sakatlık öncesi görüntüsüydü. Peki, bu sakatlık onu ne kadar geri attı derseniz, onu Trabzonspor formasıyla sahaya çıktığında göreceğiz. Ve şu sorunun yanıtını bulacağız. Benik Afobe transferi risk mi, nokta atışı mı?

Stoke Ctiy- Türkiye hattı

Bir bakıma Stoke City’nin arka bahçesi oldu Türk Futbolu. Nereden çıktı bu düşünce demeyin. Hemen yazayım. Stoke Ctiy teknik direktörü Michael O’Neill,, “maç günü kadrosuna bile girmeyecek olan 18 futbolcuyu ya satın, ya da kiralayın” dedi. (Bu Stoke City Trabzonspor forması giyen Obi Mikel’in şu an oynadığı takım)

Şimdi bu isimleri yazacağım sakın şaşırmayın. Galatasaray’ın yeni transferi Karo Etebo girecek adayların ilk 4’ü arasındaydı. Geride kalan 14 oyuncu arasında 29 Ağustos’ta İngiltere Lig Kupası’nda Blacpool maçında 63 dakika oynayan Benik Afobe vardı. Belli ki hoca onu yeterli görmemişti. Bir isim daha var tanıdık. Badou Ndiaye. Onun karşısında da şimdilik Karagümrük ismi yazılı duruyor.

Takımlarımıza duyurulur, listede henüz transfer yapmamış çok isim var. Bu arada Michael O’Neill mi haklı, gönderdikleri mi onu bu sezon boyunca takip edeceğiz.

Hiç yakışmadı Sörloth

Bu şehir seni bağrına bastı, sana “Kuzeyin Kralı” dedi. Crystal Palace’da tükenmişliği yaşarken kucak açıp, yeniden ayağa kaldırdı.

Evet, profesyonelsin ve Trabzonspor’a aidiyet hissetmen gerekmez ama bir veda edecek kadar zaman ayırmamış olman, kader birliği yaptığın arkadaşlarını Beşiktaş maçında yalnız bırakmış olman kabul edilemez.

Biz kuzeyli futbolculardan bahsederken, iş disiplini, etik değerlere saygısı ve profesyonellik anlayışlarıyla çok farklı bir anlam yüklüyorduk. Sen bir günde tüm kaleleri yıktın.

Yönetim hatalı, sözleşme farklı gibi bahaneler seni haklı göstermek. Çünkü senin önce Trabzonspor’a, sonra Trabzon şehrine ve Türkiye’ye borcun vardı ve ödemeden gidiyorsun. Sende de alacağımız kalsın bakalım!!

Eksik çok, panik yok

“A planınız işe yaramadıysa hemen panik yapmayın. Alfabe 29 harften oluşuyor.”

Trabzonspor’un A planı hiçbir işe yaramadı. Ne oyuncu seçimi, ne oyun içinde değişim, ne oyuna müdahale, ne de sonuç iyiydi.

Beşiktaş karşısında kaybedilen 3 puan ve silik futbol, Trabzonspor camiasında bir panik oluşturdu, bu gerçek. Üst üste gelen sakatlıklar sonrası kadronun zafiyeti, Sörloth’un ani gidişi, stoperlerin yetersizliği, Nwakaeme’nin hazır olmayan görüntüsü, “Eyvah” dedirtti.

Şu an 7 sakatı bulunan bir takımın bu konuda rahat olmasını beklemek fazla iyimserlik olur. Ancak iki konuyu unutmamak lazım, birincisi henüz ligin ilk maçı oynandı, ikincisi transfer sezonu 5 Ekim’e kadar sürüyor. Ayrıca Sörloht’tan gelecek paranın toplam harcama limitlerinde ki sıkıntıyı ortadan kaldıracağı bir gerçek.

Sözün özü enseyi karartmadan alfabedeki diğer harflerin planına geçmek lazım. Tabi biraz hızlı ve isabetli plan yaparak.

Trabzonspor’a kaç transfer lazım?

Beşiktaş maçı aslında kaybedilmesine rağmen iyi bir test oldu. Bordo-mavili takımda sakatlar iyileştiğinde bile kaç oyuncuya ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Şimdilik eksik bölgelerden biri olan santrafor bölgesine Benik Afobe transferi yapıldı.

Teknik Direktör Eddie Newton’un gerçekleştirdiği basın açıklamasından anladığımız kadarıyla hafta sonuna kadar bir transfer daha gelecek. Yaptığımız araştırmaya göre Newton önceliğini orta sahaya vermiş durumda. Özellikle büyük umut beslenen Anders Trondsen’in uzun süreli sakatlığından sonra. Nitekim bu konuda Bahia’da oynayan orta saha oyuncusu Gregore (an itibariyle) bir adım önde görünüyor.

Peki, daha kaç oyuncu lazım diyorsanız; bana göre iki stoper, bir kreatif orta alan oyuncusu, her iki kanatta oynayacak bir kanat forvet öncelikle sorunu çözebilir. Tabi bu transferlerde isabet sağlanırsa…

Bence Vitor Hugo

Hızlı, çevik, agresif, çalışkan, pozisyon bilgisi iyi, zamanlaması doğru, geri dönüşleri hızlı, uzun ve isabetli pas kullanıyor, ayak mesafesi ile doğru müdahaleler yapıyor, kayarak müdahale ediyor. 29 yaşındaki Palmeiras oyuncusu Vitor Hugo’dan söz ediyorum.

Üstelik takımı Palmerias’ta forma giydi, bir bakıma sezon için hazır. İşte bu nedenle bence Vitor Hugo. Şartları ağır olabilir ama doğru tercih yaptığınızda ağır şartların size neler kazandırdığını net olarak görüyorsunuz. İşte Sörloth, işte Sosa. Beşiktaş maçında en çok aranan iki oyuncu.

Demek ki neymiş? Bazı bölgelere transfer yaparken hesap, kitabı bir kenara bırakmak gerekirmiş. Üstelik şimdi Sörloth’tan gelecek bir meblağ varken.

Hadi size bir soru? Geçen sezon Trabzonspor şampiyonluğu neden kaybetti? Klasik söyleme göre atanı ve tutanı iyiydi. O zaman şampiyon olmalıydı. Tamam, hakem hatalarını bir kenara yazıyorum ama asıl sorunu ıskalamamak lazım. Trabzonspor’un ideal bir stoper ikilisi yoktu. Şimdi aynı hatayla ve 6 tane birbirini (benzemez) tamamlamaz stoperle sezona başlamak, geçmişten ders almamak anlamına gelir.

Benden hatırlatması. İki iyi stoper, iyi kaleci ve golcü santrafor çözümün temel noktasıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.