banner114

Referans, Fransızcadan dilimize geçmiş bir kelimedir. Latince referentia “Geri-taşıma”  anlamındaki kelimeden üretmedir. Çalışma hayatında referans olma, referans bulma veya referans mektubu gibi kullanımları yaygındır. Dilimizde tavsiye etme, tavsiye mektubu anlamlarında kullanılmaktadır. Referans sözlük anlamıyla “bir kimsenin işe yarar olduğunu ve yeteneğini” ifade etmektir.

İnsan kaynakları yönetiminde, özellikle işe alma sürecinde,  referanslar veya referans mektupları önemli tercih nedenidir. İşe alma süreci, ön görüşmeyle başlar. Ön görüşme çoğu kez iş başvurusu esnasında gerçekleşir. Başvuru yapan kişinin hal, tavır ve konuşmalarından elde edinilen ilk izlenime göre başvurunun incelenip-incelenmeyeceğine karar verilir. İlk aşamayı geçenlerin başvuru formları ve öz geçmişleri değerlendirilir. Bu süreci geçenlere, çalışılacak iş ve kişilik özelliklerine yönelik yazılı testler uygulanır. Bu süreç önemli eleme aracıdır. Başarılı olanlar sözlü görüşmeye çağrılır ve bu süreci de geçenlerin referanslarına bakılır, referans mektupları incelenir. Bundan sonraki adımlar, sağlık raporu alma ve işe alma kararıdır.

Görüldüğü gibi referans değerlendirmesi, yedi basamaklı işe alma sürecinin beşinci basamağıdır ve aslında nihai kararı etkileyen çok önemli bir unsurdur. Örneğin “her iki adayda yazılı sınav ve sözlü görüşmede çok başarılıydı ama diğer adayın referansları çok güçlüydü, onun için onu tercih ettik” açıklaması çokça yapılır.

İşe alma süreçlerinde bu kadar etkili olan referans mektuplarında; iş başvurusu yapan kişinin işe yönelik kişilik özellikleri ve iş ile ilgili yetenek ve deneyimleri yer alır. Özel sektörde iş başvurusu yapan kişilerin daha önceki çalışma yerlerinden veya amirlerinden, yeni mezunların hocalarından referans mektubu getirmeleri ve bu referans mektuplarının olumlu ve gerçekçi olması etkilidir. Ayrıca referans mektupları bir şekilde, başvuru sahibinin daha önceki çalışma yerlerinden ayrılma gerekçelerine ışık tutar.

Genç işsizliğin yaygın olduğu ülkemizde, birçok üniversite mezunu iş bulmakta zorlanmaktadır. En azından 20’li yaşlarda işe başlaması gereken gençlerin birçoğu bu yıllarını sınavlara hazırlanmakla, iş aramakla geçirmektedir. Bir noktadan sonra “hangi iş olsa razıyım” haliyle, ilgili-ilgisiz her işe başvuru yapılır ve işe girebilmek için her türlü yolun kullanılması zihinlerde meşruluk kazanır.

Kamu sektörü, işe alımlarda adaleti sağlamak için insan kaynakları yönetiminde kabul edilen, yukarıda da ifade ettiğimiz işe alım süreci çoğu kez izlenmez. Başvuru incelemesi sürecinden sonra, yapılan bir merkezi sınavla işe alımlar gerçekleştirilir. Bu yöntem işe girişlerde, belki de işle hiçbir ilgisi olmayan, soruları cevaplama düzeyi açısından adaleti sağlar. Toplumsal adalet ihtiyacımız o kadar fazladır ki, hepimiz buna gönülden razıyız.

Kamu sektöründe bazı durumlarda, merkezi sınav sonrası sözlü sınav uygulaması veya merkezi sınav dışında kurumların kendi yaptığı sınavlarla işe alımlar olur. Bu işe alım süreçlerinde objektifliği sağlamak üzere sınav komisyonları oluşturulur. Fakat bu tür işe alım süreçlerinde işin gereğine göre adayların değerlendirildiğine dair toplumda büyük endişeler vardır.

Bu endişeler temelsiz de değildir. Bu süreçlerde etkili olan referans olma biçimleri, referans mektuplarının mahiyetleri endişelerin kaynaklarından biridir. “Hamili kart yakınımdır” türünden referans mektupları bu süreçleri zehirler. “İşe göre adam almak” ilkesinin yerine “adama göre iş bulmak” ilkesini ikame eder. Belki bir kişi işe yerleşmiş olur ama iş kendini yapabilecek kişiyle kavuşmamıştır. Aksayan işlerin faturasını, kamu işi olduğu için, yine vatandaş öder.

Referans olmalarda, “vesile olan işi yapan gibidir”  anlayışına sahip olmak gerekir. Bir iyiliğin yapılmasına vesile olan, o iyiliği yapmış gibi kazanır; bir kötülüğün yapılmasına yol veren o kötülüğü yapmış gibi sorumluluk yüklenir.

Referans olmak, kefil olmaktır. Kaç kişinin borcuna kefil olunur? Bir düşünelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.