banner114
banner146

Oruç, bütün dinlerde bir şekilde var olan bir ibadettir. Ramazan ayındaki oruç ise Müslümanlığın işaretidir. Ramazan ayının ve orucun, kişisel ve sosyal hayata ve toplumsal hayata önemli dersleri vardır. Ramazan ve oruç, nefsin terbiyesi, iradenin zaferi, şükrün anahtarı, sağlık için perhizin talimgahı, merhamet ve şefkatin kaşifi, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma zamanı, ibadet ve Kuran ayı, dünya imtihanını kazanmanın fırsatıdır.

İnsan yaradılışı gereği aklen öğrendiklerini kazanım haline getirmek için talimini ve uygulamasını yapmalıdır. Oruç, iradenin talimidir. İnsan kendi dışındakilerine yok diyebilir, direnebilir. İnsanın iradesini zorlayan en büyük tehdit kendisidir. İnsan kendine yok demeyi ve kendi istek ve arzularına gem vurmayı öğrendiğinde nefsini terbiye etmiş ve gerçek irade sahibi olmuş olur.

Onun için bilge olmak isteyen insanlar hayatlarının bir bölümünde inzivaya çekilir, yeme içme ve diğer nefsani arzularına gem vurur, sınırlamalar getirir, böylece nefislerini kontrol etmeyi öğrenir ve iradelerini arzularının ellerinden kendi ellerine almaya çalışır. Böylece kendini tanıma, duygularını anlama ve ruhunu keşfetmenin yolunda yürürler. Ramazan ayının orucu bu imkanı sıradan insanlar olan bizlere sunar. Oruçta insan Allah için yeme ve içme gibi en temel ihtiyaç, istek ve arzularına başkaldırır. Kendini tanımak, kendi iradesini eline almak ve en zor olanı, kendine karşı, kendi iradesinin zaferini kazanır.

Ramazan orucu, yiyecek ve diğer nimetlerin ne kadar önemli olduğunu ve onlara ne kadar çok muhtaç olduğumuzu anlamanın bir yoludur. Midedeki açlık ve susuzluk hissi derinleştikçe nimetin önemini ve kıymetini anlamak derinleşir. Sonrasında nimetlerin sadece yiyecek ve içeceklerle sınırlı olmadığı gözün gördüğü manzaranın, kulağın duyduğu namenin, ağaçta açan çiçeğin, havanın, esen rüzgarın, bunları düşünen aklın, bunları algılayan ruhun, akan zamanın, bir damla suyun nimet olduğunu anlamanın yolu açılır. Her nimet idraki nimeti vereni hatıra getirir ve şükür kapılarını açar, Rahman’a yol bulur.

Ramazan orucu, sağlığın anahtarı olan perhiz tutmanın talimgahıdır. Bugün çok daha iyi anlaşılıyor ki, insanın zaman zaman aç kalması, yeme içmeyi belirli sürelerde terk etmesi, vücudun kendini yenilemesine ve sağlığını artırmasına vesiledir. Kuralına uygun tutulan oruç bunu her insana sunmaktadır.

Ramazan ayı, merhamet ve şefkatin keşif fırsatıdır. İnsan oruçluyken kendi aczini ve zaafını deneyimler. Böylece çevresindeki aciz ve zayıf olanları daha iyi anlar. Aciz ve zayıfların gerçek ihtiyacının merhamet ve şefkat olduğunu derk eder. Aslında bütün varlığın İlahi bir merhamet ve şefkatle sarıldığını görmeye başlar. O merhamettir, bahar mevsimine erzakları biten bütün canlıların erzaklarını yükleyen, yaz mevsiminde bolluklara gark eden, güz ve kış mevsiminde yine de aç ve susuz bırakmayan. Doğacak her yavruya özel gıdasını gelir gelmez, süt şeklinde veya başka şekillerde ikram eden. Kendinin de bu İlahi sırra ermesi için, çevresine merhamet ve şefkat göstermesi gerektiğini, çevresindeki muhtaçları, yavruları, canlıları gücü yettiğince, merhamet ve şefkatle sarması gerektiğini fark eder.

İnsanın dünyasında kabaran merhamet ve şefkat halesinin topluma yansımasıyla Ramazan ayı sosyal dayanışma ve yardımlaşma karnavalına dönüşür. Sadakalar, zekatlar, yardımlar, merhametin ışığının, şefkatin sıcaklığının her haneye girmesine, her yarayı sarmasına imkan verir. “Ben tok olayım başkası açlıktan ölsün” zalim anlayışı bertaraf olur. “Biz ancak birlikte var olabiliriz” adil kaidesi hayat bulur. Toplumdaki gelir dağılımı adaletsizliğinin etkisi azalır, ekonomik hayat canlanır, üretim tetiklenir ve dezavantajlı kesimlerin ekonomik varlıklardaki hakkı bir nebzede olsa da onlara iade edilmiş olur. Yukardan aşağıya yansıyan merhamet aşağıdan yukarıya hürmet olarak döner ve “biz” olmanın bağları güçlenir.

Ramazan insanın Rabbini bilmesinin, O’na ibadet etmesinin ve O’nun İlahi fermanı Kuran ile buluşma ayıdır.  Gündüzü oruç, akşamı iftar,  ardından teravih, gecesi sahur ile tüm günü ibadet olan bir aydır. Tövbelerin çokça kabul edildiği, günahların döküldüğü, cehennem azabının müminden uzaklaştığı, cennet kokusunun yaklaştığı bir aydır. Ve içinde seksen yıllık bir ömür boyu ibadet etmiş sevabı kazandıracak, insanı annesinden doğduğu gün kadar günahsız edecek Kadir gecesini gizlemektedir.

Ramazan Bayramına müjdelenmiş olarak varmak duasıyla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.