banner114
Bahaettin Kabahasanoğlu
Bahaettin Kabahasanoğlu
E-Posta Adresi: bahaettink@hotmail.com
Yazarın Makaleleri
BİR KÜTÜPHANE AÇMAK
Şunun şurasında 29 Ekime ne kaldı ki? Hummalı bir çalışmadır gidiyor.. İstanbul AKM ile aynı güne denk geldi, iyi mi? Büyük kentlerdeki kültür sanat dostlarının katılımı çok zor artık. *** Şana Taka... Sırtını Kılıçtepe'ye...
DAHA ÖNCE AVLANMAYAN BALIKLAR
Çok çok eskiye gitmeyelim. Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, 1640'ta geçince bu kıyılardan... Üzümünden, elmasından, armudundan ve hurmasından da bahsetmiş. Bir de binlerce çeşit balığından... İlle de hamsisinden...      ...
YÜZÜMÜZE GÖZÜMÜZE BULAŞTIRDIK
"Doğu Karadeniz" denildiğinde... Doğal olarak fındık ve çay gelir akla... İki 'altın ürün” yani...                  *** Çay üretiminde beşinci sırada olsak da... Fındıkta yerimiz belli, dünya...
İKLİM ANLAŞMASINA FRANSIZ KALMAK
İşler sarpa sarınca... Yani "karbon salınımı" sınırları zorlayınca... Gökyüzünde "kara delik" senaryoları uzadıkça uzayınca... Kirli havayla yükselen kirli politika her şeyin üzerini örtmeye başlayınca... Doğal olarak aldı bizi bir...
YATIRIM ADASI
Ne zaman aklıma gelse? Ekranlara sayfalara yansısa... Define Adası'nı hatırlarım. Robert Louis Stevenson'ın romanı... Okuyanlar bilir... Korsanlar, harita, macera, ada, mağara ve hazine... Romanın sonunda... Kahramanlarımız, adadaki...
AKSAÇLI
Senede bir günmüş ve o da bugünmüş. "Dünya Yaşlılar Günü." 1 Ekim... Nine ve dedeye denk gelen... Yani artık bizzat kendimize... "Güngörmüş" de denilen...                    *** Her ne kadar...
ZAMANÇALAN
Medya dünyası bu... Bütün mesele daha fazla okur... Daha fazla gündemde yer alma... Tartışılma, konuşulma filan... Aşağı yukarı herkesin çizgisi belli. Yaklaşımı, göndermesi, dokundurması... En çok kullandığı kavramlar, kelimeler......
YAN DAL
Daha önce bu köşede yazmıştım. "Mimozanın Tepesi..." Hani mimoza fidanı çok uzayınca tepesini kesecektim ki yanlara doğru büyüsün... Kütüphaneye zarar vermesin... Sonra bi baktım ki tepesini kelebekler yemiş. Filizkıranlar... Aradan kısa...
BÖĞÜRTLEN
Ne zamandır aklımdaydı. Hani bizim buralarda yabanisi bol ya... Dikenli ve daha lezzetli olanından... Yer yer adı değişse de biz "fisko" derdik ve ne hikmetse "fi fisko, fi fisko" diye üfleyerek yerdik. Belki de üzerindeki tozlar uçsun diye belki...
DARBE GÜNLERİ
12 Eylül 1980 sabahı... İçimizde en erken uyanan Faik Ahmet'ti. Radyoyu açınca anlamış... Bir de sahil yolundaki askerlerden...             *** Ülkemizin en tanınmış okullarından birindeyiz. Eski Köy Enstitüsünden...
MU KARDEŞLİĞİ
14 bin yıl önce... Asya ile Amerika arasındaymış Mu. Büyük bir felâket yaşanmış ve sulara gömülmüş. Kayıp Kıta Mu olarak kazınmış hafızalara... Nuh Tufanı'nı andırıyor biraz...              ...
AĞAÇKAKANI KURTARMA OPERASYONU  
Şana Taka Kütüphane, tepe bir noktada... Küçük bir orman kenarında olunca... Doğal hayatla da bütünleşmeye başladı. İlk misafirimiz bir kedi yavrusuydu. "Çirkin" koymuştum adını. Bir süre bakmış, ardından da bizim Boncuk'la kavgaları...
PİJAMALI BAŞKAN
Ne zamandır bu geziyi bekliyorduk. Süleyman, Hayrettin ve ben... Kuzey'den Doğu'ya bir yolculuk olacaktı bizimkisi.                       *** Bu yolculuklarda bol bol konu çıkıyordu bana...
FARELERİN DEMİR YEDİKLERİ ÜLKE
"Hint Masalları..." Yine bir Ağustos gününde... 1972'de girmiş kitaplığıma... Dolap No:5... "Kitaplık" derken, öyle raflar filan yok. Dedemin, elde kıyılmış tütünlerini koyduğu tereğin yanında... Derme çatma da olsa ilk kitaplığım...
YERDEN ISITMALI PATİKALAR
Temmuz ve Ağustos sıcaklarını dört gözle beklerken... Yanılmışız demek... Ege ve Akdeniz kıyılarında yangın... Karadeniz'de ilkbahardan kalma günler... Su baskınları, seller... *** Sümerce bir tanrı adı olan Dumu-zi sözcüğünden...
FINDIĞI KURUTTUN MU?
"Ağustosa girdik, kışa girdik" derdi babaannem. Hani yeni takvimle arada 13 gün fark var ya... Aslında 14 Ağustos sonrası içindi bu yakıştırma... Gerçi yüksek dağlara ilk kar bugünlerde düşerdi. Yaylalarda da sobalar yanmaya başlar...  ...
MİMOZANIN TEPESİ
Henüz iki yıllık bir fidan olmasına rağmen boyu beş metre civarındaydı. Demek ki sevmişti toprağını. Güneş üzerine doğup batıyor gibiydi. Fakat böyle devam ederse yakında kütüphane yüksekliğini aşacaktı ki... Bu, hiç de iyi olmayacaktı....
RİNGİN SAHİBİ SENSİN
"Demir Yumruk" olarak tanıdık onu... Dünya Şampiyonluğunun yanına bir de Olimpiyat Şampiyonluğunu eklerken... Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Dünyayı... Mete Gazoz'un ardından ikinci altın madalyamızı aldık... Gerçi yine başka bir...
KİTAP VAR MI?
Refakatçiydim. Her nedense yanıma kitap almamıştım. İyi de iki gün boyunca nasıl yapardım kitapsız deftersiz? Tamam, cep telefonum vardı, not defteri bölümüyle aklıma geleni yazabilirdim. *** Böyle şeyler düşünürken kafam da karışmadı...
DUYSAN DERT, DUYMASAN DERT
Gökteki bulutların yere indiği bir gündü sanki... Göz gözü görmüyordu tipiden... Kurtlar da çıkabilirdi çünkü dumanlı havayı severlerdi. Birden duyduğumuz sesle kendimize gelir gibi olmuştuk. "Sesume gelun." Kaybolan koyunlar bulunmuştu...
FONLAYA FONLAYA GELİN ÇOCUKLAR
Çok kritik bir süreçten geçiyoruz. Batı'nın fabrika ayarları değişmese de adımlarında bir tuhaflık var. Zaman zaman sendeleme filan... Geri adım atmalar, sahip çıkmamalar, uzattıkça uzattıkça uzatmalar... "Birliğe alıyoruz, aldık"...
AFET MASTER PLANI
17 Temmuzda yazmışız. "Bir Derenin Hatıra Defteri" Hani kısa bir süre önce metrekareye 220 kg civarında yağış düşmüştü ya... Heyelanlar ve seller hepimizi derinden sarsmıştı. 2020'de yine aynı günlerde düşen yağmur ve ardından...
ŞÜPHELİ ŞÜPHESİZ
Birincisini öyle ya da böyle hemen her gün kullanıyoruz. Dilimizden düşürmüyoruz. Birincisi "insan"dır... İkincisi yani "şüphesiz" ise henüz o aşamaya çok uzak... Hatta kelime dağarcığımızdaki yeri bile şüpheli. Hem sıfattır, hem de...
BİR DERENİN HATIRA DEFTERİ
Hep yazdık, yazıyoruz. Hani dilimizde tüy bitti misali... Karadeniz gibi deli dolu bir denizin kıyısında yaşıyoruz. Onca derenin arasında... Arazimiz engebeli ve her an üstümüzde kara bulutlar... Dört mevsim yağmur yağabilir. Zaman zaman bardaktan...