banner114
Selahattin Kurbetli
Selahattin Kurbetli
Yazarın Makaleleri
Eski normal mi, yeni normal mi?
Biliyorsunuz bu aralar konumuz Koronavirüs salgını. Kısaca Covit- 19 denilen bu hastalık bittikten sonra nasıl bir hayata geçiş yapacağımız en büyük merak konusu. Bizim ekonomik ve sosyal hayatımızda eski normal hayatımıza mı döneceğiz...
Ekonomiye güven için!
Aslında olması gereken, sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde bakkal, manav ve kasap gibi mahalle esnafının açık olması. Bu uygulama başlatılsaydı panik alış- verişler olmaz, israflar yaşanmazdı. Bugüne dek uygulanmadı ama bundan...
Bu ara her şey zirve yaptı!
Rakamlar iyiye gidiyor, dünya büyük bir beladan kurtulma mücadelesi verirken, virüs tüm Dünya'yı her haliyle birbirine sokmuş halde. Özellikle sosyal ve ekonomik açıdan çok büyük kayıplar verdik. Bundan ülke olarak bizde büyük yaralar...
Zamlı sofralar!
Koronavirüs ile başlayan bu yıl ki Ramazan, geçen yıla göre yüzde 26 zamlandı. Yani Ramazan sofraları bu yıl ne yazık ki, zamlı kuruluyor. 2019 ile 2020 arasında bir kıyas yapıldığında 2020 nin çok daha zor bir yıl olduğu her haliyle...
Ekonomi küçülecek, enflasyon ve işsizlik artacak
Maalesef bugünkü yazımın başlığında okuduğunuz ekonomik durum Koronavirüs nedeniyle kesinlik kazanmış durumda. Tabi ki, bu durum sadece bizim için değil, tüm dünya için geçerli. Ülkemiz ekonomisi yüzde 5 daralacak ve enflasyonda yüzde...
Sonu iyi olsun!
Hayatın tadı, tuzu kalmadı, çok sıkıcı fazlasıyla umutsuz. Bugün yasananlar beterin beteri niteliği taşıyor olsada insanoğlu hep umut eder, " geçecek, iyi olacak " diyerek yaşar. Devletine, milletine güvenir. Bugün yaşananlar her ne kadar...
Az kaldı biraz sabır!
Bu büyük bela çok büyük tahribatlar bırakarak gitmek üzere. Amerika'ya güvenim kalmadığı için onların oyunu, onların ekonomik çıkarlar için hazırladıkları bir senaryo olabilir!. Baksanıza Amerika ordusunda hiç bir asker maske takmıyor....
Korona dersi!
11 Mart'ta ilk vaka ile çıktı yola. Yaş sınırı 65'di 60'a çekildi. 20 yaş altı da bundan nasibini aldı. Sosyal tüm aktiviteler yasaklandı ve temas mesafeleri belirlendi. Bir araya gelmek ve yüz maskesi takmamak artık intihar....
Sonrasına bakarız
Kimisi 20 Nisan sonrası kısmı yasaklar kalkar diyor, kimisi de ay sonu diyor. Mayıs ayından umutlu olanların sayısı ise daha fazla. En fazla Haziran olur ve normal hayatımıza döneriz sözleri moral oluyor. Döneriz dönmesine, bu illet ilelebet...
Ne oluyor!
Şimdilik idare ediyoruz ama durum vahim... Dükkanım kapalı yandım, bittim... İşsiz kaldık çok tedirginiz... Evde eşim ve çocuklarım var, ne yiyecekler... Oturana kimse para vermiyor, şeklinde uzayıp giden kayğıların nedeni korona virüsü....
Sabreden derviş!
Cezamızı kestiler ev hapsi. Evet, evet resmen ev hapsi... Ne kadar sürecek, ne zaman bitecek bilen yok. Şimdiye kadar dünyada yaşanmış bütün salgınlardan çok farklı. Bulaşma hızı korkunç derecede hızlı ve öldürücü etkisi diğerlerine...
Toplumsal dayanışma!
Koronavirüs nedeniyle büyük bir ekonomik krizin tehdidi altına girdik. Yüzbinlerce iş yeri kapandı bir okadarda yeni işsizlik yaratıldı. Dünya ' yı kasıp kavuran bu virüsün yarattığı ölüm korkusu, toplumsal dayanışmayı dayatıyor...
Beterin beteri!
Bu filmin sonu nasıl bitecek bilinmiyor. " Beterin, beteri var " söylemini yaşadığımız bu günler mutlak bitecek ama bizi hangi bilinmezlerin pençesine iteceğini kestirmemiz neredeyse imkânsız. Biliyorsunuz, Korona belası tüm dünyayı kulağından...
Al da biraz sen oyalan!
Korona virüsü dünyayı fena vurdu. Daha düne kadar, ticaret savaşlarının insanları yok ettiği bir ortamda kıvranırken bugün geldiğimiz noktada bir virüse teslim olduğumuz gerceği ile karşı karşıya kaldık. Zavallı ve caresiz bir bekleyiş...
Sakin, sakin!
Biz hemen her konuda sanki panik atak hastalığına yakalanmış gibi davranıp, bilinçsiz bir davranış bozukluğu ile hareket eder olduk. Bunun son örneğini de koronavirüs vakasında yaşıyoruz. Baksanıza marketlerde ve eczanelerde ne kolonya kaldı...
Ekonomik tarafına bakınca!
Bugün dünya ' da en çok sığınmacı barındıran ülkeler arasında birinci sırada yer alıyoruz. Yaklaşık 4 milyon civarında mülteciniz var. 2011 yılından bu güne özellikle Suriye ' liler bu ülkenin dört bir yanına yerleşmiş...
Birlikte çarpan yürekler!
Suriye ' de olup biten her şey için bu Ülkenin insanının yüreği birlikte çarpıyor, açıları hep beraber yaşıyoruz. Vatan topraklarına ihaneti önleme uğruna İdlib ' te kahramanca görev yaparken, Eset rejimi ve unsurlarının düzenlediği...
Ne yazalım, ne diyelim!
Canım yandı, içim dışıma çıktı. Insani dıram yurt dışında canımızı yakmaya devam ediyor. İdlib de önce 22 dediler, 29 oldu ve 33 ' le devam etti. Askerlerimiz Şehit edildi, olağan üstü hal gündeme geldi. Rusya, " biz orda Türk...
Borç yapılandırma fonu...
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Bankalar Birliğinin rakamlarını yazıp toplumun bankalara olan borçlarını ödeyemediklerini ve buna açil önlem alınması uyarısında bulunmuştum. 2019 yılında yaklaşık 2 milyon 500 bin kişinin bireysel kredi...
36 yıllık hasret!
Evet tam tamına 36 yıl oldu. Arada bir zorladığımız sezonlar olmadı değil, hatta 2010- 2011 sezonu biz o hasreti bitirmiştik ama şergüçler kirli paraları ve çirkin siyasi güçleriyle şampiyonluğumuzu çaldılar. Onlar çaldı biz kovalık,...
Nereye kadar!
Geçim sıkıntı çeken milyonlarca kişi, ister istemez bankaya bulaşmak zorunda kalmış, ya kredi kartı limitlerini zorlamış yada bireysel kredi kullanarak kısa vadede işini görmek istemiştir. Bir bankadan aldığı yada kullandığı krediyi...
Giderek büyüyen sorun!
Ülkemizin en önemli ve en büyük sorunlarının başında gelen işsizlik problemi canımızı yakmaya devam ediyor. İnsanlar iş bulmada umutlarını yitirmeye ve bu nedenle geleceğe umutsuz bakmaya başladılar. Önceki gün işsizliğin son rakamları...
Çağdaş yaşamak!
Toplumsal yaşam biçiminin en temel yöntemi Demokrasidir. Siyasal aydınlığın ve düşünce davranışının en belirgin unsurudur. Toplumcu ve özgürlükçü özelliklere değer veren dayanışma, duygu ve düşünce ayrılıklarına saygı en büyük...
Hepsi kalitesizlik sonucu!
Eğitimsizlik, iş bilmezlik, vasatlık, cahillik ve bu bileşenlerin yarattığı kalitesizlik uzun yıllardır başımızın en büyük belası. Ne işi ehline veriyoruz nede işe uygun adam buluyoruz. Partili yani torpilli kişilere iş vererek felaket...