banner114

Radikal İslamcılıktan CHP’ye yamanan ve CHP içinde HDPKK’nın savunuculuğuna soyunan Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, Ümit Özdağ’ın çıkışına ilginç tepki gösterdi. Bekaroğlu, “Özdağgiller Tayyip Erdoğan’ın değirmenine su taşıyorlar” diyerek sorunun HDPKK veya FETÖ değil, Erdoğan olduğuna işaret etti.

Aydın geçinen bu kafanın nerelere savrulduğunu görmek ve göstermek bakımından çok önemli. Bir kez daha gözlemliyoruz ki, ‘Erdoğan’ın kaderi Türkiye’nin kaderi ile özdeşleşti’ Erdoğan’ı düşürmek isteyenler, aslında Türkiye’yi düşürecekler. Türkiye’yi ABD ve Avrupa’nın kucağına düşürecekler. Ne Mavi Vatan diye bir dertleri olacak ne Libya… Kuzey Suriye’de PKK devletini görmezden gelecekler. Azerbaycan-Ermenistan savaşında ise Azerbaycan’ı suçlamasalar bile tarafsız kalacaklar. HDP yine Ermenistan’dan yana olacaktır.

Şu anlayışa bakar mısınız?.. Eski radikal İslamcı Mehmet Bekaroğlu’ndaki Tayyip Erdoğan nefretine bakar mısınız?.. Ümit Özdağ’a diyor ki, “Kars seçimleriyle ilgili söylemlerin ve İstanbul İl Başkanı ile ilgili FETÖ uyarın Erdoğan’ın değirmenine su taşıyor. Sen ne yapmak istiyorsun?” Sus demek istiyor. Kapat gitsin. Kapat kimse duymasın. Ülkücüler, milliyetçiler duyup HDP ile gizli ittifaka uyanmasın. İyi ama bir tarafta HDPKK, diğer tarafta FETÖ gibi iki büyük tehdit var. Bekaroğlu, “Olsun” demek istiyor. Onlar da zaten bizim gibi Erdoğan’ı yıkmaya yeminlilerden değil mi? Yoksa bizim hedefimiz Erdoğan’ı yıkmak değil mi?

Bekaroğlugillerin birinci ve öncelikli ve hatta tek hedefi Recep Tayyip Erdoğan… Erdoğan’ı göndermek için ABD, Fransa, Yunanistan, Suudi, Sisi, HDPKK, FETÖ fark etmez. Yalnız Türkiye’deki şer güçler değil, dünyadaki şer güçlerle bile her türlü ittifak yapılabilir.

CHP’deki Erdoğan düşmanlığı kahır ekseriyeti ile HDP ile açık ittifaka bile hazırdır. Hatta Erdoğan yerine Selahattin Demirtaş gelecek olsa bile bir sakınca görmezler. Çok az sayıda bir kitle buna tavır alır. Burada temel sorun İYİ Parti tabanının tavrıdır. İYİ Parti’nin varlığı iki karşıt üzerine oturmuştur. Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli… Aslında karşıtlık yalnızca Erdoğan üzerinde toplanıyordu. Devlet Bey de “devletin bekası” için Erdoğan’a destek verince milliyetçi tabanın kahır ekseriyeti Devlet Bey’i de karşılarına alarak İYİ Parti’ye göçtü. Onlar için karşıtlık bu kez ikiye çıktı. İşte Böylesi bir atmosferde Bekaroğlu Ümit Özdağ’a seslenerek, “Sen ne yapmak istiyorsun? Bırak HDP’yi ve FETÖ’yü. Bu çıkışlarınla Tayyip Erdoğan’ın değirmenine su taşıyorsun” demek istiyor.

Buradaki savrulmanın basit bir savrulma olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Bekaroğlu bir kişi... Erdoğan nefretinin kendisini ve Abdüllatif Şener gibi isimleri nereye sürüklediği ayrı bir konu… Burada iki örnekten daha önemlisi CHP gibi bir partinin ilkesel savrulması. İlkelerin hemen tamamından vazgeçip HDP’yi meşrulaştırması. Daha garip olanı ise ülkücü/milliyetçi bir partiyi de aynı kulvara çekmeye çalışması…

İYİ Parti , bugün CHP gibi HDPKK ile ittifakı savunabilir mi? Erdoğan nefreti HDPKK nefretinin önüne geçer mi? İşte bütün bu soruların cevabı Ümit Özdağ’ın çıkışında yatıyor. Ümit Özdağ’ın milliyetçi ilkeler üzerinden yaptığı iki çıkış İYİ Parti’yi sarsmaya yetti. Demek ki İYİ Parti henüz o kulvara düşmedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.