banner114
banner146
banner122

Süveyş kanalını yaparak Trabzon İpekyolu ticaretini bile iptal edip Güneyden Uzak doğuya çevirenler kime sordular da bu kanalı yaptılar? Hem de asırlarca tapusu elimizde  olan eski Osmanlı topraklarında..? Tarih kitaplarına göre  İstanbul Boğazı jeolojik  olarak ortaya çıkmamıştır. Julkarney Peygamberin mucizesidir. Sonradan gelenler burayı tabiat harikası saydılar da peygamber harikası saymadılar. Halbuki Julkarneyn Peygamber  bakırla kalayı karıştırarak TUNÇ madenini icat eden adamdır. Allah dostudur. İki dağın arasına  tunçtan bir kale çekerek iki savaşan kavmi bir biri şerrinden kurtarmıştır. Fakat bugün o Tunç kaleyi bile zamanımızın süperleri bulamadıkları

halde bunu haber veren Kur’an mucizesini bile kabul etmiyorlar. Kur’undaki mucizeyi kabul etmeyen İstanbul Kanal projesini kabul eder mi? Ancak batının Montrö sözleşmesini  kabul ederler. Çünkü: Atatürkçülük ismi altında  hem Atatürk’ü batıya köle yapıyorlar, emde Türkiye’yi batının batağına çekmeye çalışıyorlar. İstanbul  cinsel sözleşmesini reddeden Türkiye elbette Kanal İstanbul projesini  reddedenleri reddetmekte de haklıdır. Dileriz Türkiye bu olumsuzluklarla Türkiye’yi reddedenlerin   Kopenhag kriterlerini de reddederek reddeder. Artık Türkiye aslına rücu etmekle kalkınacaktır. Montrö sözleşmesinin kanal İstanbul projesiyle ne alâkası var. İstanbul Boğazı başka, Kanal İstanbul başka. Fakat bu Kanal İstanbul projesi  kim ne derse desin bir cihan şah eseridir.

İşin en çok dikkatimi çeken tarafı yeni bir yazılı (bildirgeli) darbecilik sevdalıları hep denizci. Demek ki Türkiye son dönemde ilk defa denizlere ağırlığını koymaya başladı. Bunu engellemek için bu denizcileri kullandılar. Bunların arkasındakiler  Türkiye’nin denizlerdeki haklarını kullandırmak istemeyen batının bâtıl  ideolojili yöneticileri. Hâlbuki Türkiye NATO’dadır. T.B.M.M. havacı ve karacı subaylara bombalattılar.15 Temmuz darbesini yapmak istediler. Şimdi ise denizcileri öne sürdüler. Demek ki: Türkiye düşmanı tehlike devam etmektedir. Böyle bir çelişki Türkiye Cumhuriyeti yönetiminde en nankör şekliyle ilk defa yaşanmaktadır. Atatürk’ün vefatından sonraki eski ihtilâlci ve darbeci çelişkileri  bile aştılar. Vatanseverlik bunun neresinde? Buna güdümlü(batıcı) Demos-Kratos (Demokrasi ) denir. Yazıklar olsun..

                   Trabzon tarihte dünya tarihî gerçeklerine göre 2.İstanbul sayıldığına göre Trabzonlular bu-bu dış güdümlü bildirileri reddederek- kanal projesini desteklemelidirler. Zira, bu su yolu Trabzon’a kadar uzanmaktadır. Oradan geçecek gemiler Trabzon’a ve Doğu Karadeniz’e de geleceklerdir. Hele hele İstanbul’a Belediye başkanı olan  Trabzonlu sayın  Ekrem İmamoğlu İstanbul Belediye Başkanı olarak da Trabzonlu olarak da  yabancıların dümen suyuna girmeden bu projeyi destekleyerek payına düşen onuru da almalıdır. Generallerin değil de amirallerin  bu konularda hükümeti bildiriyle protesto etmesi bu Uluslar arası su yolu işinde siyaseten birileri tarafından kullanılmakta olduklarını  göstermektedir. Zira, vaktiyle Atatürk askeriyesi komutanı olduklarını haykırarak  Montrö sözleşmesini imzalatan Sevrci zihniyetli devletlere emperyalist diyorlardı. Şimdi kendilerinin de emperyalizm taraftarı olduğu ortaya çıkmıştır. İstanbul Kanal projesi bütün dünyanın Su ipekyolu projesidir. Buna karşı çıkan devletler bu projeyle Türkiye’nin onları –bu konuda-geçtiği içindir. Gelirden en çok payı alacağı içindir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu projeyle  ölümsüz bir eser bırakmaktadır ve bu konuda haklıdır. Bu projenin  gerçekleştiği, yani tamamlanıp hizmete açıldığı gün buluşmak üzere hoşça kalınız. Yaşasın İstanbul kanal projesi. Yaşasın kanal İstanbul…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.