banner114

Fazla geç kalmadan.

Kameti hiç uzatmadan.

Eveleyip gevelemeden!

Yeri gelmişken hak teslimi yapalım istedik.

Bize yakışan da bu olur.

İçişler Bakanı Süleyman Soylu’nun istifası sonrasında geçen iki buçuk saatlik zaman diliminde sosyal medya hesaplarında, bakana o esnada kim, kimler destek oldu?

Kimler bakan Soylu’ya destek mesajı attı?

Kimler bir-iki kelam sosyal medya hesabından yazı yazdı?

O istifa sürecinde bana göre en çok takip edilen konu buydu!

Merakınızı gidermek için yazıyorum…

Bir kere atılan her mesaj kayıt altındadır.

Daha doğrusu kayıt altına alınmıştır.

O nedenle kimse boş yere kendi kendine gelin güvey olmasın.

Her şey açık seçik bellidir.

Neyse gelelim aslı konumuza!

Hak teslim edelim dedik ya.

Evet Milletvekili Bahar Ayvazoğlu’nun hakkını teslim edelim…

Ayvazoğlu, Bakan Soylu’nun istifası ile ilgili o akşam saat 21.30 civarlarında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım takdir edilip, alkışlanıp, çoğu siyasetçiye örnek olacak nitelikteydi.

Ayvazoğlu sürecin nereye varacağını?

‘Kim ne dere’ diye bakmaksızın?

‘Yapacağım paylaşımla başıma sıkıntı alırım’ muhasebesi yapmadan.

‘Birileri kızıp beni aforoz eder mi’ diye hiç düşünmeden.

‘Böyle bir paylaşım yaparsam pusuda bekleyenler benim yaptığım bu paylaşımı farklı alanlara çekip bunu bana karşı koz kullanırlar mı’ düşüncesine girmeden.

En önemlisi ise, ‘yapacak olduğum paylaşımımla birlikte siyasi kariyerim biter mi’ algısına kapılmadan, hiçbir hesap kitap içerisine girmeden, takdire şayan bir dik bir duruş sergilemiştir.

Bahar Ayvazoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımıyla siyaset yapanlara, siyaset yapmayı düşünenlere şunu göstermiştir.

Bedeli ne olursa olsun, sonunda faturası nasıl çıkacaksa çıksın, bunlara hiç bakmaksızın, hiç bunların hesabını yapmaksızın, doğru bildiği ve inandığı yolda tavırlarıyla ve söylemleriyle net bir duruş ortaya koyulabileceğini, yürekli, cesur bir duruşun siyasette olacağını gösterdi.

Tabi bu bana göre!

Size göre nedir bilemem.

EN ÖNEMLİ FİGÜRDÜR

Neden çok tartışılıyor?

Neden çok konuşuluyor?

Sahi neden?

Neden her kanalda hemen hemen bütün programlarda konu oluyor?

Sahi neden?

Hele de bu virüs illetinin kol gezip feyk attığı bu günlerde.

Hele de insanlar can dertlerine düşmüşken!

Hele de insanlar işlerini aşlarını dert edinmişken.

Hala tartışması devam ediyor?

Sahi neden?

Neden çok tartışıldığını?

Neden çok konuşulduğunu?

Neden sürekli gündeme getirildiğini ben iki-üç cümleyle sizlere izah edeyim.

Birincisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra siyasette en önemli figür oluşu..

İkincisi başarması ve başarılı oluşu.

Üçüncüsü ise halkta karşılığı olmasıdır.

Kısa ve öz şunu diyorum…

Sağlık Bakanı’nı bir kenara koyuyorum ve diyorum ki; Bakan Soylu’dan başka ülke genelinde halkta karşılığı olup rüzgarı esen bir başka bakan var mı?

Kim ne derse desin Süleyman Soylu gelecekte ülkenin siyasi arenasında çok daha önemli rol üstlenecektir.

SOKMA AKIL!

Bir gerçek, işi de olan çıkıyor.

İşi olmayanda.

Bir de güneşle havaların ısınmasıyla bu kez herkes çıkmaya çalışıyor.

Peşinen söylemek istiyorum.

Ben bu yaşananları görünce .

Ben insanların vurdumduymazlığına tanık olunca.

Ben vaka sayısının her geçen gün arttığını duyunca.

Bu illetin.

Bu belanın ülkemizden kolay gideceği yönündeki inancımı her geçen gün kaybediyorum.

Yahu devlet adamları sizlere daha ne diyecek?

Yahu devlet adamları sizlere kendinizi izole etmeniz için ne kadar daha yalvaracak?

Yahu söyleyin ne istediğinizi onlarda bilsin bizlerde bilelim.

Siz sokağa çıkanların yüzünden bizlerin suçu, günahı ne?

Virüs ilk patladığı dönemde ülkemizde normal hayata geçişin Mayıs ayının başlarında olacağı söyleniyordu.

Bu gün ise bayram sonrasına işaret ediliyor.

Ne biliyim ki, bayram sonrası da normale dönülsün.

Çünkü “görünen köy ortada ve klavuz istemiyor”

Güzel ve anlam yüklü bir söz vardır “sokma akıl yedi adım gider” diye.

Bizim gidişimizde bu misal.

KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK!

Haniya samimi olunabilse!

Haniya yüze karşı ahde vefasızlık yapılmasa!

Haniya yüzünüze de arkanızdan da aynı olunsa!

Haniya birilerinin tevazusu ile o oturulan koltuğun hakkı verilebilse!

Falan filan…

Ben son yıllarda Trabzon siyasetinde bir gazeteci olarak şunları yaşadım ve gördüm.

Bir kere kimse bir birine karşı samimi değil.

Öyle kimseler var ki, bir elinde sabun!

Bir diğer elinde vazelin ile gezerler!

Burada demem o ki, siyasette ayakta kalabilmen için güçlü olacaksın.

Güçlü olduğun her daim, etrafını asla boş bırakmazlar.

O etrafınızdakiler sizin gözünüze öyle bir ağ örerler ki, görmek istediklerini ne mümkün ki, size göstersinler.

Çünkü sizin görmek istedikleriniz, onların işine gelmez!

Çıkarları için son zamanlarda türeyen siyasetçileri saymak bile istemiyorum.

Zira onlar dümenin, pardon düzenin adamıdırlar.

Bu gün sizledir, yarın konjonktür değişti mi bir başkasıyla olurlar.

Daha dün ya dün…

Süleyman Soylu rüzgarı Trabzon’u kasıp kavurduğu o zamanlar, Soylu’nun peşinde, yanında, etrafında dönüp bakanın rüzgarından faydalanmak için onun yanında dönenleri mi, feyk atanları mı, bir fotoğraf karesine girmek için takla atmaya çalışanlar mı, Soylu ile konuşmak için kılı kırk yaratanları mı ararsınız… Maalesef hepsi mevcuttu Süleyman Soylu’nun etrafında.

Bakıyorum da Bakan Soylu twitter hesabından istifasını açıkladığından istifası kabul edilmediği ana kadar bu yukarda saydıklarımın bir paylaşımını göremedim.

Adeta sosyal medyada 9-12 nöbeti tuttum!

O nedenle diyorum ki, siyaset arenası bu kadar acımasız, bu kadar gaddardır!

Dedim ya daha dün diye…

‘Süleyman Soylu Trabzon’a geliyor…’ açıklaması yapıldığında, Trabzon’da öyle bir rüzgar eserdi ki, Trabzon’da öyle bir sinerji oluşurdu ki? Trabzon Soylu ile birlikte adeta şaha kalkardı.

Geldiğimiz noktaya bakar mısınız?

Korkudan, ‘başıma bir hal gelir’ diye herkes kabuğuna çekilmiş!

Ne demişler “Korkunun ecele faydası yok”

Bu gibi siyasi fırıldaklar hak ettiklerini mutlaka zaman içerinde göreceklerdir.

Bundan kimsenin şüphesi olmasın…

Benden söylemesi!

PAZARI DA BİLİR ÇARŞIYI DA!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu iyi analiz edip iyi tanımak gerek.

Soylu’nun siyasi geçmişine baktığınızda, siyaset arenasına çoğu siyasetçinin tepeden indiği gibi inmediğini açık seçik görürsünüz.

Süleyman Soylu, DYP’de siyasete gençlik kollarında başlayıp, ilçe teşkilatlarında çalışıp, sorasında ise ilçe başkanlığı ve il başkanlığına kadar bütün görevleri ifa etmiştir.

DYP’deki siyasi yaşantısını genel başkan olarak taçlandırıp, sonrasında AK Parti’ye katılmıştır.

Kısacası Süleyman Soylu bu günkü konumuna tırnakları ile kazıya kazıya gelmiştir.

O nedenle, delegeyi de bilir, teşkilatları da bilir.

O nedenle, çarşıyı da bilir pazarı da bilir.

O nedenle caddeyi de bilir sokağı da bilir

O nedenle çok iyi bir siyasi figürdür.

O nedenle iyi bir hatiptir.

O nedenle siyasi bilgi ve birikimi mükemmeldir.

O nedenle halkın nabzını tutmasını iyi bilir.

O nedenle konuşmalarında heyecan ve coşku vardır.

O nedenle kitleleri peşinden getirebiliyor.

Süleyman Soylu’yu diğer siyasetçilerden farklı kılan bir diğer tarafı da, sadece AK Parti’lilere veya AK Parti tabanına değil, muhafazakar sağ ve milliyetçi topluluklarına da sesleniyor oluşudur.

Sözün özü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, siyaset merdivenlerini ağır, ağır ve sindire sindire çıkmaktadır.

Ve de çıkmaya devam ediyor.

Ve de yıldızı her geçen gün parlıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.