banner114

Ne anlatırsan anlat?

Ne söylersen söyle?

Ne yazarsan yaz?

İşin özünde ön yargı var ise, anlatmak ve söylemek istediklerini, karşınızdakilere bir türlü anlatamazsınız!

Dolmuşlarda yaşanacak dönüşüm sistemini Büyükşehir Belediyesi, dolayısıyla UKOM ile şoförler odası birlikte yürütüyorlar.

Büyükşehir Belediyesi dolmuşta araçların değişimi ve dönüşümü  için şoförler odasına 1 Mart’a kadar süre verdi.

Bu süre içerisinde değişim ve dönüşüm için hangi durak, hangi araç sahibi isterse aracını değiştirebilecekler…

Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği bu sürecin uzatılması için Şoförler Odası, Belediye Başkanı Zorluoğlu’ndan ricacı oldu.

Şu an uzatma süreci askıda durmaktadır.

Odanın dönüşüm tarihinin uzatılmasını istemesinin nedeni ise sekiz aya yakın yaşanan pandemi salgınından  dolayı şoför esnafının ekonomik anlamda çok zor  günler geçirmesidir.

Hal ve durum böyleyken, şoförler odasının konu ile ilgili acımasızca eleştirilmesinin hakkaniyetle yapılmadığı görüşündeyim…

İşte ben burada eleştirilerin ön yargıyla yapıldığı inancını taşıyorum.

Burada şoförler odasına haksız hem de çok haksız eleştiriler yapılmaktadır.

O ne dedi?

Bu ne söyledi?

Kimse söylenenlere inanmasın işin aslı budur.

Bu yazdıklarıma yanlış diyenlere şunu söylüyorum UKOME çok uzakta değil, ahan orada arayın veya gidin sorun.

Bakın bakalım ne cevap alacaksınız?

ANLAŞILMAYACAK NE VAR?

Yine UKOM’un taksilerin yolcu alımı sırasında sorun yaşamaması için aldığı bir karar var ki, o da afaki yapılan bir algıyla şoförler odasına, buradan da bel altı vurulmaya çalışılmaktadır.

Konuyla ilgili en yetkili kurumla konuştum.

Yetkili kişiye işin astarının ne olduğunu sordum.

Yetkili kişi bana bizzat açık ve net ifadeler kullanarak, yolcu alımı sırasında yaşanması olası kavgaların önüne geçmek için taksi esnafının bulunduğu bölgeden yolcusunu almasını karar bağlamış.

Ancak alınan kararın ucunu açık bırakmış.

Ucun nasıl açık bırakıldığını da mutlaka karşı taraflarla da paylaşmışlardır.

Bölgesel yolcu alımı belki ilk etapta şoför esnafı üzerinde kaygılar bırakabilir.

Ben şuna inanıyorum zaman geçtikçe bu konuda da taşların yerine oturacağına inanıyorum.

Biraz sabır ve zaman gerek…

SARI, SORUN ÇÖZÜCÜ OLUR

En çok tartışmaların yaşandığı durağın Boztepe durağı olduğu tartışmasızdır.

Gün geçmesin ki durakla ilgili bir sorun yaşanmasın.

En son Boztepe durağında neler yaşandığı hepimizin malumudur!

Durakla ilgili yaşanan sorunların giderilmesi için durakta aracı bulunanlar yönetimi genel kurula getirmek için imza kampanyası başlatmışlar.

İmza kampanyasında şu ana kadar toplanan imza sayısı 40’ın üzerindeymiş.

Belli ki bu gidişle toplanan imzalar neticesinde Boztepe durağı genel kurul kararı alacaktır.

Genel kurul kararının alınması için imza kampanyasının başını Boztepe durağında sevilen sayılan, herkesin ağabeyi olan Mahmut Sarı çekmektedir.

Sarı, büyük ihtimalle durak başkanlığı için de aday olacaktır.

Peşinen söyleyeyim.

Mahmut Sarı’nın başkan seçilmesi halinde Boztepe durağında pozitif yönde müthiş bir hava esecektir.

Boztepe durağı aylardır yaşadığı önemli sorunlardan Sarı’nın başkanlığı, dolayısıyla yönetimi sayesinde kurtulacaktır.

Ve diyorum ki böylesine bir tablo ortaya çıktı.

Bu ortaya çıkan tabloya herkesin destek vermesi gerekmektedir.

Tabi ki başta şoförler odası olmalıdır.

Hani deriz ya, ‘değişimde hayır vardır’ diye…

Boztepe durağında yönetimsel anlamda yapılacak değişimde de mutlak suretle hayır olacaktır.

YILDIRIMHAN’IN DEĞERİ BİLİNMELİDİR

 Trabzon sevdalısıdır.

Ankara’da olmasına rağmen Trabzon ile yatıp kalkar.

Trabzon’un veya bir Trabzonlu’nun sorunuyla kendi sorunu gibi yakından ilgilenir.

Herkese makamının kapısını ardına kadar açık tutar.

Kapısına gelen kim olursa olsun asla o kişiyi ya da kişileri boş çevirmez.

Bir şekilde işleri varsa işlerini, sorunları varsa sorunlarını çözer, çözmeye çalışır.

Hizmet edip peşinden koştuğu davasına ise her platformda sahip çıkar.

Partisine karşı yapılan haksızlıklar karşısında ise dimdik bir duruş sergiler.

Bütün bu yaptıklarına rağmen, yine de Mazhar Yıldırımhan tabiri caizse “ne İsa’ya yaranır ne de Musa’ya”

Gerçi Yıldırımhan’ın kimseye yaranayım diye de bir derdi, bir tasası yok.

Onun için önem arzeden argüman “Halka hizmet etmek hakka hizmet etmektir”

Gerisi teferruattır Yıldırımhan için.

İster siyaset olsun, ister hastası olan olsun, isterse de bürokrasiyle işi olan olsun, kimin Ankara’ya yolu düşmüşse mutlaka onlara dokunmuştur Mazhar Yıldırımhan…

Kendisine en kolay ulaşılabilen ender bürokratlardan biridir.

İyi ki Ankara’da var.

İyi ki bürokraside var.

İyi ki bizlerin hemşehrisi.

Sizler onu sevseniz de sevmeseniz de, o herkesi seviyor.

Diyorum ki, Mazhar Yıldırımhan’ın kıymetini ve değerini bilin, Yıldırımhan’ı boş yere taşlamayın.

İnanın yel kayadan sadece tozunu alır.

NE YAPMIŞ ARKADAŞ?

Merak ediyorum ve ondan dolayı da soruyorum.

İsmi teknik adamlık için geçen Abdullah Avcı, Trabzonspor’a dolayısıyla camiaya ne yapmış?

Kendisine bu kadar tepki neden duyulmaktadır?

Sosyal medyada olsun, internet haberciliği de dahil, hemen hemen bütün yayın organlarının hepsinde Abdullah Avcı’ya acımasızca eleştiriler yapılmaktadır.

Bakın arkadaşlar….

Adamı seversiniz, sevmezsiniz o sizin sorununuz.

Ancak adamın bir bekraunduna bakınız neler yapmış, Türk futbolundaki yeri neresidir?

Bunları irdelerseniz, Abdullah Avcı’nın Trabzonspor için neler yapacağını daha iyi anlamış olursunuz?

Avcı yıllardır Başakşehir takımını çalıştırdı.

Başahşehir takımı hala onun kurduğu sistemle devam etmektedir.

Ya yanında yardımcı olarak çalıştırıp Türk futboluna kazandırdığı teknik adamları biliyor musunuz?

Belki hatırlamayanınız olur ben yine iki isim vereyim size.

Birisi Erol Bulut, Fenerbahçe’yi çalıştırıyor.

Bir diğeri ise Okan Buruk, Başakşehir’i şampiyon yaptı.

Siz hala “Avcı’yı nasıl al aşağı yaparız”ın peşindesiniz…

Unutmayın kaçan balık büyük olur!

ŞARTLAR ÖNEMLİ TABİKİ

Abdullah Avcı’nın teknik direktörlüğe getirilmesi an meselesi...

Yine de bir sürpriz olabilir diyorum.

Sürpriz olmasını da şuna bağlıyorum.

Avcı ile sezon başı el sıkışılmıştı.

İki taraf birbirlerine en son görüşmenin bir önceki görüşmesinde “hayırlı olsun” demişti.

Ne var ki son görüşmede Abdullah Avcı ile ekonomik ve oyuncu anlamında değil, olması ve yapılması gereken bir durumdan dolayı yönetimle de değil, başkan Ağaoğlu ile arasında ipler kopmuştu.

Bugün ise Avcı ile yapılan görüşmeleri Ahmet Ağaoğlu bire bir yürütmekte.

Hemen belirteyim, sezon başı yapılan görüşmede Abdullah Avcı yönetime hedefinin şampiyonluk olduğunu, Trabzonspor böyle bir hedef koyarsa gelen teklifi kabul edeceğini söylemişti.

Şimdi ise ortaya şu çıkıyor!

Ağaoğlu ile sezon başı iplerin kopmasına vesile olan Avcı tarafından başkana iletilen karar, geçerliliğini koruyor mu, ya da Avcı yine böyle bir kararı başkana dayatacak mı?

Bir de hedefi şampiyonluk olan Avcı için Trabzonspor’un kadrosu yeterli mi?

Eğer ki Abdullah hocayla sezon başı anlaşılmış olsaydı, şu an Avcı ile birlikte Trabzonspor’un çok daha farklı bir kadro yapısı olacaktı.

Onun için diyorum ki, iki taraf için yapılan görüşmelerde ortaya konulan şartlar, işin olup olmayacağı konusunda belirleyici olacaktır.

YÖNETİME NE GEREK VAR?

O ki teknik adamı siz belirleyeceksiniz!

O ki teknik adamı siz göndereceksiniz!

O ki gelen ve giden futbolcuları siz belirleyeceksiniz!

Bunların neticesinde adama sormazlar mı, kulübün başında olan yönetim niye var?

O yönetim ne yapar?

O yönetim ne yapmalı?

Nasılsa her şeyin olup olmaması konusunda sizler karar veriyorsunuz!

Sizler için kısa ve öz; olmaz olsun yönetim, sizler yönetin kulübü!

Ağalar, beyler bırakın bu işleri… Maalesef işler sizlerin istediği, sizlerin dediği gibi olmuyor.

Bakkal, çakkal, manav, kasap, futbolcu, teknik heyet, bankalar, alacaklı kulüpler ‘tuz’ derken, sizler ‘buz’ demeyeceksiniz.

Öyle hariçten atıp. mangalda kül bırakmamak sizler için elbette kolay bir olaydır.

Önemli olan horona girmek.

Siz hiç yaşantınız boyunca böyle bir horona girdiniz mi?

İYİ ŞEYER OLACAK

Ben hala inancımı kaybetmedim.

Bu takım adam olacak.

Bu takım iyi futbol ile iyi sonuçlar alacaktır.

Yeter ki bu kadroya sahip çıkılsın.

Yeter ki bu kadroya destek verilsin.

Eleştiri olacak tabi ki.

Olacak eleştiri dozu ve kıvamında olmalıdır.

Yoksa yakıp yıkmakla kimseye bir şey olmaz.

Bir şey olacak olan varsa o da Trabzonspor’dur.

Demem o ki, bırakın adamcılığı.

Demem o ki kim hak ediyorsa, kim katkı sağlayacaksa o gelsin Trabzonspor’un başına…

Hala Ünal Karaman’dan medet umanlar var.

Hala Ünal Karaman’ı Trabzonspor’a getirmek için caba sarfedenler var.

Yapmayın, etmeyin.

Kimse Trabzonspor’dan büyük değil.

Kimse Trabzonspor’un üzerinde de değil.

Sürekli Ünal hocanın ismini gündeme getirmekle inanın hocaya zarar vermektesiniz.

Şunu iyi bilin, Ünal Karaman’ın teknik direktörlük defteri Trabzonspor için tamamen kapanmıştır.

Ha kendisine destek veren gurup Trabzonspor’da göreve getirilirse belki o zaman görevlendirilebilir.

O da şimdilik çok zor görünüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.