banner114
banner146

Yine izin yine tatil ve hep ekonomiye destek olan turizm günleri başlıyor. Yeni yılın gelmesi sebebiyle birçok ailenin olmazsa olmazıdır. Tatile çıkmak, valizini hazırlayıp ya harmandan ya da bu günler için kıstığı harcamalardan birikenlerle yol hazırlıkları başlarken; Bizimde aklımıza memleketimizde yakınımızda olan tatil yerleri, dinlenme yerleri düştü.

Uzungöl, Ayder, Karagöller, Zigana, Artabel, Çakırgöl, Sümela Manastırı, Limni Gölü, Kızlar Manastırı, Altındere Vadisi, Karaca Mağarası, Tomara Şelalesi, Zağnos Vadisi ve daha adını saymadığımız birçok değer. Ve oralara yakın yerlerde hizmet veren turizmcilerle, otelciler.

Kimi tanıtım derdinde, kimi para kazanma peşinde. Kazanan da var kazanamayanda, memnun olanda, olmayanda. Esas konu neden hep serzenişte, hep bire bin dert ağlamakta oralarda sorumlular.

Kimi imar ister, kimi meraya göz diker kimi de elinde olan imkanları bir kıdem daha yukarıya taşımanın derdinde.

Ve siz onlara böyle yaparsanız dediğinizde sizi hiç duymazlar. Hiç farkınızda değildirler hep bildiklerini tekrar ederler.

Oysa bu değerlerin daha kıymetli ve daha çok ziyaretçi alması için yapılması gereken olması gereken önemlidir.

Vay efendim neden bizi yayla görürler? Neden bize bina yapmaya izin vermezler? Neden doğanın derinliklerinde güzelliklere lüks yaşamı taşımamıza izin vermezler. Hep neden soruları ve hep tokatlanmakta devlet, yerel yönetim imkanları. 

Kimse durup şöyle sınırları dışına çıkıp çıkardan, kazanmaktan, kardan zarardan arınıp düşünmez tarafsızca. Hep ben hep neden sorusuna esir düşmüş.

Birileri de kendince imkanlarını kullanıp ayar çekmekte inceden inceden. Ve nasipsizlik nasip vermiş her beldeye kenardan köşeden.

Kimse demez gelin oturup önce kendi içimizde yaptığımız noksanları, hataları bulalım. Özeleştiri yaparak dün ile bugünü kıyas edelim. Ve hiç erinmeden bütün yanlışları hep beraber yıkıp onaralım. Sonra da gidip ne gerekli ise isteyelim.

Hep isterük, istedik vermediler. Önce elimizde olan bütün varlıklarımız, kazandıklarımızı harcayarak o güzelim mekanları ve imkanları yapar bozarız. Sonra da neden öyle, neden böyle, niçin yıkarlar, nasıl olurda izin vermezler diye hep ağlar, hep sorarız.

Bugüne kadar kazandığın senin olsun, bozdukların, yok ettiklerin, dağınık bıraktıkların bırak kalsın. Bir ara ver otur düşün, sor araştır öğren.

Bir yere sizin verdiğiniz değer, verdiğiniz isim, yakıştırdığınız konum ne olursa olsun. Siz eğer o yeri hak ettiği konumda ve değerde inşa etmezseniz asla aradığınızı bulamaz, yaşamak istediğinizi yaşayamazsınız.

Anıtlar kurulu, Milli Park Müdürlükleri, Unesko gibi bütün kurum ve kuruluşlar ne ederse etsin, hangi kural ve kanunu getirişe getirsin O yerin değerini, önemini oranın gerçek sahipleri, kullanıcıları bilmedikçe asla O verilen değere ulaşamaz, varamaz. Varsa da yarınlarına varmaz.

Artık kazanma ve bencil, benim tamahını bırakıp gerçekten bu güzide varlıklarımıza sahip çıkalım. Olurda bir gün olması gerektiği gibi inşa edip, değerli kılarsak kim bilir belki bir gün o değerlerimiz kıymetli bir kasaba, değerli bir ilçe, önemli bir şehir adına, sanına kavuşur.

Daha da önemlisi ister dağ, ister yayla ve isterse mesire adı ile anılsın. Mühim olan o yerlerin görselleri, değerleri ile anılsın. O kıymette değer bulsun, dünyanın her yanından merak edilsin. Sosyal, görsel ve yazım medyasında hep anılan, anlatılan yer olsun.

Daha daha önemlisi Turizm listelerinde hep enleri yaşamış olsun. Bu bizim elimizde, o yerlerde yaşayanların, geçmişi ile günümüzü iyi bilenlerin elinde, düşünce ve davranışında saklıdır.

Bir yandan yıkarken diğer yandan sızlanmak acizlik, çıkarcılık ve bencilliktir.

“DEĞERLERİMİZE BİZ SAHİP ÇIKMADIKÇA SAHİBİ OLAMAYIZ”

Selam, Saygı ve Sevgilerimle…  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.