banner114

‘O sene bu sene’ derken Galatasaray maçında ortaya konan futbol bizi karamsarlığa itti. Malatyaspor ve Sivasspor karşısında hem ortaya konan futbol hem de alınan sonuçlar gelecek adına bizleri umutlandırmıştı. Ancak her geçen hafta daha iyi olmasını beklediğimiz Trabzonspor, tam tersi bir görüntü sergileyerek adeta gerileme içerisine girdi. Ligin 3. haftasında son sırada yer alan Giresunspor’a konuk olan bordo-mavili ekip maçı zar zor 1-0 kazanmıştı. Bu maçta kötü sinyaller veren bordo-mavili ekip ilk puan kaybına da şampiyonluk yarışındaki en büyük rakiplerinden biri olan Galatasaray karşısında yaşadı. Trabzonspor belli bir güç dengesinin üzerinde olan rakipler karşısında çok zorlanıyor. Roma ve Galatasaray maçlarında bordo-mavili ekibin övgüyle bahsettiğimiz futbolunun çok gerisinde olduğunu gördük.  Galatasaray karşısında eksi yönleri artı yönlerinden çok daha fazlaydı.

Şampiyonluk hedefleyen bir ekip özellikle sahasındaki bu maçları kazanmalı. Maçtan sonra kaleme aldığımız yazımızda da belirttiğim gibi şampiyonluk için bu futbol yetmez. Trabzonspor’da bu haliyle bir şeylerin eksik olduğunu görmemek imkansız. Bir maç içerisinde Trabzonspor çok değişkenlik içerisine girdiği kanaatini taşıyoruz. Bir bölümde futbolun tüm güzelliklerini ortaya koyarken bir bölümde amatör bir takımın bile yapamayacağı hatalar içerisinde olabiliyor. İşte burada Teknik Direktör Abdullah hocaya büyük iş düşüyor. Abdullah hocanın takım içerisinde yaşanan eksikleri herkesten daha iyi gördüğünün farkındayız. İşte bu yüzden Abdullah hocanın Trabzonspor’un futbolunun daha iyi seviyelere gelmesi için gereken önlemleri almalıdır.

Savunmada sıkıntı sürüyor

Trabzonspor’un bu haftaya kadar geçen süreçte baktığımızda savunma hattı şu ana kadar bir türlü rayına oturmadığını gözlemledik.

En iyi oynadığı maçlarda bile savunmada inanılmaz hatalar yaşandı. Bu hatalar Galatasaray maçında ise ayyuka çıktı. Özellikle Hugo ve Edgar’ın büyük form düşüklüğü içinde olması bunun en baş nedeni bize göre. Övgüyle bahsettiğimiz bu iki futbolcunun bu form düşüklüğünün sebebi nedir acaba? Kısacası bu savunma anlayışı ile Trabzonspor’un çok daha başı ağrıyacak gibi. İşte bu yüzden de savunma için acil önlemler alınması şart.

Sürpriz olmadı

Trabzonspor’un yeni transferlerinden İsmail Köybaşı’nın Galatasaray maçındaki performansı tek kelimeyle faciaydı.  Hem savunmada hem de hücumda çok etkisiz kalan İsmail Köybaşı Trabzonspor’u adeta bir kişi eksik oynattı. İsmail Köybaşı son olarak Çaykur Rizespor’da forma giymişti. Geçtiğimiz sezon kümede kalma mücadelesi veren Çaykur Rizespor’da bile çok az forma şansı bulan İsmail Köybaşı’nın bu kötü performansı aslında sürpriz olmadı. Özellikle yerli statüsü nedeniyle zorunlu alınmak zorunda kalan İsmail, kendisine verilen forma şansını kanımızca hiç iyi değerlendiremedi. Galatasaray maçında bir kez daha gözüktü ki İsmail şu anda bırakın Trabzonspor’u Süper Lig’de başka bir takımda oynayacak yeterlilikte değil. Bordo-mavili takımda bir daha çok zor forma şansı bulur diye düşünüyorum.

Akıl alır gibi değil

Trabzonspor’da Galatasaray maçında bizi hayal kırıklığına uğratan isimlerden biri de Abdülkadir Ömür olmuştu. Böylesine yetenekli bir futbolcunun bu hallere düşmesi gerçekten akıl alır gibi değil. Çalım atma yeteneğini kaybetmiş, hücumlarda adeta el freni oluyor. Top yerine çime tekme atıyor. Rakiplerle ikili mücadeleleri çoğunlukla kaybediyor. Sürekli sakatlık yaşıyor. Şimdi diyorlar “Abdülkadir hazır” değil. Ligde 4 hafta geride kalmış, bir futbolcu bu zamana kadar nasıl hazır olmaz? Her şeye rağmen Abdülkadir’in yeteneklerinin çok iyi farkındayız. Bir an önce kendisini toparlamalı ve o eski başarılı çizgisine kavuşmalıdır.

Haksız olmadığımız ortaya çıktı

Sezon başında söylediklerimizi hatırladık Galatasaray karşılaşmasının ardından. Ne demiştik o zaman?  Bordo-mavili ekibin sadece rakiplerle değil saha dışındaki faktörlerle de mücadele edeceğini dile getirmiştik. Yıllardır büyük hakem hatalarına maruz kalan bordo-mavili ekibin bu sezon da en büyük handikaplarından birinin hakemler olacağından bahsetmiştik. Maalesef bu endişelerimizde haksız olmadığınız daha ligin 4. haftasında ortaya çıktı. Trabzonspor’un Galatasaray maçında iki net penaltısı göz göre verilmedi. VAR uygulaması var. Ancak bu sadece 3 takım için uygulanıyor. Yeter ki 3 takım kazansın gerisi boş…

Şimdi buradan yönetime bir kez daha sesleniyoruz. Kadronuz ne kadar iyi olursa olsun, böyle hakem yönetimi olduğu müddetçe hedefe ulaşmak imkansız gibi bir şey olur. Bu nedenle saha dışında mağduriyet yaşamamak için tüm tedbirler alınmalı, konuşmak gerektiği zaman da cesurca konuşulmalıdır.

Trabzon’un nedir bu Çakır’dan çektiği

Trabzonspor’un Galatasaray maçında yaşadığı VAR mağduriyetinden sonra “Trabzonspor’un nedir bu Cüneyt Çakır’dan çektiği?” diyor insan. Trabzonspor camiasının ve taraftarının tek beklentisi maçların adaletli yönetilmesi. Ne Trabzonspor ne de rakipler kollansın. Kim hak ediyorsa o kazansın. Maalesef Türkiye’de bu hakem rezaletinin önüne geçilemiyor. Özellikle Cüneyt Çakır gerek yönettiği gerekse de VAR’da görev aldığı maçlarda bordo-mavili takım adeta linç ediliyor. Ancak gelin görün ki, bu kadar kasıtlı olan Çakır’a kimse hesap soramıyor ve yaptıkları yanlarına kar kalıyor. Bu yapılanlarla da sabırları giderek bitiriyor. Tüm spor kamuoyu Galatasaray maçından sonra Trabzonspor’un net penaltısının verilmediği yönünde görüş belirtti. Daha önce de yine Cüneyt Çakır Trabzonspor’un aleyhine verdiği kararla bordo-mavili ekibin puanlarını gasp etmişti. Ancak herkesin eleştirdiği Çakır’ı adeta ödüllendirilerek daha çok maç veriliyor.

Bu nasıl olacak? Bu düzende nasıl adalet sağlayacak bilemiyoruz.

Güneş en iyisini yapmıştır

Türkiye Futbol Federasyonu, Hollanda yenilgisi sonrasında A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş ile yollarını ayırdı. Güneş öncesi A Milli Takım'da teknik direktörlük koltuğunda Mircea Lucescu oturuyordu. Teknik direktörlük kariyeri boyunca önemli başarılara imza atan Lucescu yönetimindeki A Milli Takım, bırakın resmi maçları hazırlık maçlarını bile kazanamaz bir durumda idi.

Lucescu’nun yerine göreve getirilen Güneş, büyük çöküntü içerisinde olan bu milli takımı adeta şaha kaldırırken, EURO 2020 Avrupa Şampiyonası’na katılmasını sağlayan isim olmuştu. Nereden nereye gelindi.

A Milli Takımımız, Güneş yönetiminde 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri maçlarına da Hollanda ve Norveç gibi iki güçlü rakibini mağlup ederek çok iyi başlangıç yapmıştı. Türkiye Futbol Federasyonu son maçlarda yaşanan puan kayıpları sonrasında ise Şenol Güneş ile yol ayrımına gitti. A Milli Takım bugüne kadarki tarihinde 2-3 önemli başarı sağlamışsa bu da teknik direktör Şenol Güneş döneminde oldu. Şimdi biran da Şenol hocanın yaptıkları unutuldu.

Teknik adamların elinde sihirli değnek yok. İş geliyor futbolcu da bitiyor.

Sanki Milli takım sürekli başarıdan başarıya koşuyor, Avrupa şampiyonalarına dünya şampiyonalarına sürekli katılıyor, buralarda çeyrek final, yarı final, final oynuyor da Şenol hoca başarısız bulundu. Şenol hoca bu oyuncu kadrosu ile en iyisini yapmıştır. Ancak değeri bilinmemiştir.  Şimdi bakacağız yeni göreve gelen teknik adam Milli takımı nereye götürecek.  Umarız biz yanılırız da A Milli takım büyük başarılara imza atar. Ancak oyuncu kadrosu kalitesi ortada. Şenol hocamızın değeri bir kez daha çok iyi gözükecek, ancak bu kez de iş işten geçmiş olacak. TFF en kolayını seçerek başarılı bir teknik adam ile yol ayrımına gitti. Doğru olan TFF’nin Şenol hoca ile sonuçlar ne olursa olsun yola devam etmesiydi. Teknik adamların elinde sihirli değnek yok. Şenol hoca da elindeki malzemeden en iyi şekilde yararlanmıştır. Milli takımın şuanki kapasitesi bu kadar. Bundan iyisini beklemenin hayalcilik olduğunu düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kazım 1 ay önce

Geçmiş ile yaşamak ne kadar doğru bir düşünce. Şenol hoca para almadan mı çalıştı, Milli duygu diye buna denir.
Ben hayatım boyunca, Hollanda maçındaki, futbolcuların ve teknik heyetinin alaycı gülüşlerini hiç unutmam mümkün değil. Bunu sizce kim yaşattı, İstanbul medyasına göre takım kuran, Beşiktaş için canımı veririm diyen Şenol hoca değil mi. Beşiktaş için canımı veririm diyen biri Trabzon lu olamaz, böyle birini boşuna savunmayın, çok anlamsiz oluyor.

Avatar
Tebrikler güze bir yazı 1 ay önce

Tebrikler güze bir yazı