banner114
banner146
banner122

Malum olduğu üzere Trabzon Ayasofya Camii Şerifinin kulesi üstündeki tarihî Hilâl Ayasofya’nın müze yapıldığı yıllarda yeni yapılan Trabzon Ayasofya Yeni Fatih Caminin minaresine takılmıştı. Ben de babam Muhammet Şefik Yazıcı Hoca Efendi on sene Ayasofya camiinde imamlık yaptığı Ayasofya müze olunca Yeni Fatih camiine geçtiği için o yıllarda her iki camide hem müezzinlik yaptım, hem de olan restore ve inşaat olaylarını bizzat gördüm. Çünkü Akyazı ve Fatih İlkokullarından sonra İmam-Hatip okuluna gidiyordum.1966 yılında Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsünü(Şimdiki Erciyes Üniversitesini) kazandıktan sonra Kayseri’ye gitmiştim.1970'de mezun olunca Bolu 'ya tayin oldum. Üç yıl Kültür Dersleri Öğretmenliğinden sonra Akçaabat Lisesine geldim. Sonra yıllar geçti. Trabzon Endüstri Meslek Lisesine tayin oldum.12 Eylül ihtilâli oldu. Trabzon Belediye Başkanlığına Sayın Orhan Kullukçu Bey geldi. Bana ve altı arkadaşa daha resmi yazı yazarak bizleri kurduğu Belediye Kültür Araştırma kuruluna aldı. Başımızda rahmetli Şevket Çulha ağabey vardı. Yanımızda Arslan Pulathaneli, Ahmet Canbali, Hüseyin Albayrak, Alican Usta, İhsan Bektaş gibi kurul arkadaşları vardı.O sıralarda Orhan bey Kuleyi ve Trabzon kalelerini restore etmeye başlamıştı ki birileri restore edilen kule üzerindeki Hilâlin ne olduğun sormaya başladılar.Bu dedikoduları duyunca ben de burada yaşamış ,Davidle ve ustalarla bile bulunmuş biri olarak bu şikâyetlere kulak verdim.Çünkü:Aradan yirmi sene geçmişti Minareyi yapan Osman Bektaş Ustanın ve Ayasofya mütevelli heyetinin Hilâli yeni camiye taktıklarını unutmuştum.Sonra gittim araştırdım ki Ayasofya kulesinin Hilâli Yeni Fâtih Camii minaresinin üzerine takılmış yerinde duruyor.Onun yine yerine alınıp takılmasını bu kule restoresinin fırsat olduğunu söyledimse de herkes konuları yapıcı olarak değerlendirmediği için olay öyle kaldı.Bazıları da Hilâli Orhan beyin yok ettiğini söylediler.Ben Hilâli yerinde bulunca yeniden görüntüleyip rahmetli Salih Çam oğlu zamanında HÜRYOL gazetesinde yayınladım. Orhan beyin günahını aldıklarına dair yayınladım. Halâ bende mahfuzdur. Sonra durumu Orhan beye de söyledim. Çünkü: Dört sene O'nun kültür Araştırma Kurulu sekreteri idim. Dedikodulara gülüp geçti. Öylece gerçek ortaya çıktı amma Trabzon Ayasofya camiinin Hilâli yerinde dururken Kulenin Hilâli’nin yerinde olmaması Trabzon Fetih tarihine aykırı idi. Durumu Trabzon valilerine, İl Kültür müdürlerine Belediye başkanlarına söyledim. Çünkü: Orhan beyden sonra dört başkana daha toplam 18 sene meccanen Kültür Araştırma Kurulu sekreterliği yaptım. Fakat Hilâli kimse yerine takamadı. Nihayet şükrolsun ki Şimdi Ankara’da olan İl Kültür Müdürü Ali Ayvazoğlu zamanında başlatılan Kule Restorasyon döneminde Kuleye bir Hilâl takıldı amma Yeni Fâtih Camiindeki Orijinal Tarihî Hilâl değil. Sanki Ayasofya’nın üzerindeki Orijinalde değiştirilerek Kuledeki yeni ile birbirine uyduruldu. Uzaktan öyle görünüyor. Onları kim oraya taktı iseler bu konuda bir açıklama yapsalar iyi olur. Çünkü: yirmi sene sonra bu yanlışında dedikodusu çıkar. Benden araştırmacı olarak beklenilen bu asla rucuyu dile getirmektir. Tarihi ciddiye almamanın sorumluluğu bu hataları ve tutumları tercih edenlere aittir. Fakat yine de sevindim. Çünkü: Hilâli vaktiyle oraya (yani fetihten sonra camiye ve kuleye)takanlardan daha haklı değiliz.Bir konu daha var ki oda çok önemli. Ayasofya yanındaki Kule Kommenlere ait değildir ve de Çan Kulesi de değildir. Zaman zaman Saat Kulesi zaman zaman deniz feneri olarak kullanılan Anadolu Selçuklu yapısı bir binadır. Ve Türkiye’de çok örnekleri vardır. Maalesef Onun saat ve deniz fenerleri de Hilâli gibi yerlerinden alınıp kaybedilmiştir. Kulenin çan kulesi olduğunu sadece İspanyol elçisi klajivo Trabzon’dan Erzurum’a geçerken uyduruk notlarında yayınlamıştır. Ondan alıp yazan bir yabancı daha var. Bizim yerlilerin alıp yazmaları zaten çok. Onları dahil etmedim. Benim böyle tarihi yanılgılarım oldu mu onları hemen yeni bilgi ve belgelerle düzeltirim. Fakat inadına Haçlıları savunan Pontus’çular var. Ben ise Ayasofya üzerindeki Hilâllere bakarım. Kommenlerin Trabzon’daki süresi sadece 257 senedir. Fakat Trabzon’un fethi olalı 559 sene oldu. Bu bizim 559 ne oluyor? Kaldı ki Bilinen 4000 senelik Trabzon tarihi ne oluyor? Trabzon Ortahisar kaleleri bile Dede Korkut destanlarında TUMAN(TEOMAN) kalesidir. Tam dört yüz senede yapılmışlardır. Kimler başlattı bilinmiyor amma Türk hükümdarı Teomanın bitirdiği Dede Korkut destanlarında var. Bütün Dünya Üniversitelerinde okutulur.12 destanın sekizi Sis dağı ile Bayburt arasında geçer. Ayasofya’nın alınışı da o destanlarda var. Hemde Fatihten sekiz asır önce. Çünkü: Ayasofya böylesine olmadan önce yerinde Hazret-i İsa’dan önceki putçuların bir tapınağı vardı. Her neyse. Nasreddin Hoca varken eşeğinden yana olamamya… Çünkü: Tarih bile Tarihimize hayrandır. Güneşte gece yoktur. Karanlık O'na sırt çeviren dünyadadır..Selâmlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
DRK BAYRAKTAR 2 ay önce

son derece muazzam bir yazı.. saygı ve sevgilerimle

Avatar
alı 1 ay önce

ayasofya camıne gelip,bu konu hakkında cemaatı bilgilendirmenız çok iyi olur.kıtabınızıda okudum güzel yararlı bilgiler var içinde..Allah razı olsun.

Avatar
Metin 2 ay önce

Millet. Uzaydaydan. Area. Aliyor. Sen. nerdesin. Allah akin. Versin