banner114

Trabzon ve Gümüşhane iç içe girmiş iki şehir. Her ne kadar heybetli ve geçit vermez Zigana olsa da arada, yine de dağları aşmayı bilen iki şehrin insanları var. Her dönem aşmışlar.

Bir çok işte, bir birinin şehrinde nam salmış insanlar. Trabzon da fırıncıların çoğu Gümüşhaneli, Gümüşhane de ise lokantaların çoğu Trabzonlu. Hal böyle iken iki şehirde de Sivil Toplum Kuruluşlarının topluma faydası nedir. Getirisi ne oldu yıllarca. Kenardan oturup baktığımızda zaman zaman katkıları ve faydaları olmuştur.

Peki ya bu gün insanların en zor zamanı, salgın döneminde neler oldu. Kim ne yaptı, toplum için. Çok değil bir yıl geri dönüp baktığımızda elde avuçta kalan belli bir eylem görülmemekte.

Bir çok sayısı olan fakat hiçbir eylemi olmayan. Hiç bir fayda sağlamayan, hatta zaman zaman sosyal medyada gördüklerimize baktığımızda faydadan çok zarara veren kuruluşlar var.

Salgın sorunu içinde topluma aman dikkat şunu yapmayın, bunu yapın, biz size yazılı, sözlü ve görsel ulaşır hal hatırınızı sorar sohbet ederiz diyen yok.

Tam aksi kapı kapı gezip ziyaretler, sarılmalar, sohbetler ve imrendirici, sokağa çıkmaya teşvik ettirici pozlar. Maskesiz mesafesiz paylaşımlar.

Adı üstünde sabit değil midir? “SİVİL TOPLUM KURULUŞU” yani halkın kendi içinden, seçkin bireylerin bir araya gelerek, ustalaştıkları, eğitim aldıkları ve de yetenekleri doğrultusunda gönül verdikleri meslek yada sanat, zanaat kuruluşları değiller mi?

Peki sorarım şimdi bu kuruluşlar ilk olarak halka, topluma faydalı ve taraflı olmaları gerekmez mi? Toplumun olan biten konusunda aydınlanması ve de uyarılması gerekirken. Görüyoruz ki hatanın en başında onlar var.

Peki ne için? Söyleyeyim; Farkındalık yaratmak, farklı olmak, üstünlük sağlamak. Peki kime karşı? Mantar gibi çoğalan aynı hedefin ve aynı mevzunun korunması adına kurulan aynı sebep-sonuç arzusunda olan farklı isimde bin bir kuruluş olmasından dolayı. Düşünceler ve fikirler aynı çatı altında tartışıp sadeleşeceğine, farklı çatılar altında kargaşadan ve zarardan başka bir işe yaramadı.

Her biri ben varım, demek için özü olan Halkı unutmuş, ben diyerek en olmaz işler peşinde yol alınmakta. Salgın dönemi şartlara uygun davranıp, aynı davranış ile üretimini yapacağı yerde, aksine topluma zarar verece şekilde dolaşmak, mesafeye dikkat etmemek.

Toplumu bir nebze olsun evde tutan spor ve tv programlarında yer almadan. Yada oralarda da toplumu zedeleyici cümleler sarf etmek. Tıpkı Trabzonspor’un futbolcusu Bakasetas’a sorulan soru gibi. Bu mu STK? Toplumun Sosyopsikolojik negatifliğini görmek ve bu meyanda bir şeyler yapmak gerekmez mi? Al işte bölgede kovit kılıç kalkan geziyor. Sayın başkanlarım oturup düşünün bakalım ne yaptınız, ne ürettiniz bu noktadan.

Bir yandan insanlar, değerler ölürken diğer yanda hayatta kalarak bu hengamede ne koparırım yarışması. Bu  Gümüşhane’de de değişmemekte; Elit bir varyant oluşturup sessiz sedasız kendi içlerinde yol alırken. Diledikleri gibi toplaşıp otururken. Yarınlara hesaplar ve formüller üretirken. Diğer yanda vatandaş maske-mesafe ile boğuşmakta. Yaşam mücadelesi vermekte.

Şimdi soruyorum size ucundan anlatmaya çalıştığım durum böyle mi olmalıydı? Bana göre böyle olmamalıydı. STK’lar bu dönemde halka daha yakın his ve eylemler ile olmaları gerekmez mi?

Bir başka önemli görevleri de geçmişi analiz ederek yarına geçiş döneminde o gün hazır olmak ve daha diri adım atma zeminini hazırlamak gerekmez mi. Bunu yaparken kapılar ardında karar verip o gün günaydın diyerek yine farklı farklı adımlarla halkın karşısına çıkmak ile olmaz.

Bu adımlar daima vatandaş ile olacak ve olmalı. Koltuk sevdasına, prestij ve imaj gösterisi olarak kullanılmamalı. Halkın yazarı, şairi, düşünürü, gazetesi, dergisi kısacası halkın sesi halkın içinden halk ile birlikte adım atmalı. Yarın üyede bulamayacağımızı görelim.

Eğitim videosu, broşür, gibi olan biteni anlatmak, çözüm bulmak, zamanı kullanma eylemlerini evlere taşımak. Bunun gibi bir çok noktada topluma fayda sağlanmalıdır. Ne oldu kovit Rize Samsun arası evrim mi yaşıyor gibi düşünceler üzerinde araştırmalar yapılması öneriliyor. Bunun sebebi kim biraz da STK’lar değil mi. Eğer gereğince bilgilendirme ve koruma-korunma üzerinde durulsaydı böyle olmazdı belki de.  

KALIN SAĞLIKLA, SEVGİYLE… DÜŞÜNÜN BİR DAHA NEREYE GİDİYORUZ BU HÜCUM İLE….

   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.