banner114
banner146
banner122

Önceki dönemde saha içerisine bakıyorduk, saha içerisinde sadece futbolcu görebiliyorduk!

Bu gün ise yine saha içerisine bakıyoruz, bu kez sadece teknik adamı görebiliyoruz!

Futbolcu ve teknik adam birlikteliği ne yazık ki saha içerisinde bir türlü örtüşemedi.

Ya da örtüştürülemedi!

Hal böyle olunca da, masanın bir ayağı hep eksik kaldı.

Bir önceki dönemde ama öyle ama böyle bireysel olarak değerlendirildiğinde Trabzonspor hatırı sayılır bir kadroya sahipti.

Zira neticesinde de o kadro iyi sonuçlar almış, şampiyonluk kapı dışarı edilmişti!.

Diyeceksiniz ki, o takımın başında teknik adam yok muydu veya başında olan teknik adamların takıma hiçbir katkısı olmadı mı?

O teknik adamların katkısı olmuş olsaydı, Trabzonspor geçen sezon, kapıdan içeri giren şampiyonluğu elinin tersiyle geri itmezdi.

Merak ediyorum, bakalım teknik adam ve kadro birlikteliği ne zaman örtüşmüş olacak?

YETER Kİ DESTEK VERİLSİN

Ne yalan söyleyeyim?

Bugün Trabzonspor’un kulübesine baktığımız zaman orada bir teknik adam olduğunu ve durduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.

Kısacası Abdullah Avcı teknik adam olarak Trabzonspor’un kulübesini öyle böyle değil, iyi doldurmuş.

Siz nasıl değerlendirirsiniz bilemiyorum.

Ancak biz Trabzonspor kulübesine baktığımızda, o kenarda Abdullah Avcı’yı görünce, inanın kendimizde bir güven hissi duyuyoruz.

Kinde kendimize ya da çevremize diyoruz ki, hoca maç içerisinde takımına dokunuşlarıyla bu maçı kurtarır.

Nitekim ezildiğimiz Erzurumspor maçında Avcı bizlere bunu açık seçik gösterdi..

Kim ne derse desin!

Kim öküzün altında buzak aramaya kalkarsa kalksın?

Hani derler ya “Yiğidi öldür hakkını teslim et”

Abdullah Avcı’nın da yeri gelmişken hakkını teslim edelim, peşinen söyleyeyim Avcı’yla Trabzonspor’un güzel işlere imza atacağına inananlardanım.

Yeter ki destek verilsin.

Yeter ki sabır gösterilsin. 

NE AMAÇLANMIŞ?

Peki, bu kadroyla koyulan hedeflere gidilir mi?

Bu soruya ben ‘zor gidilir’ diye cevap veririm.

Bırakın Abdullah Avcı’nın takıma dokunmasını, Avcı’nın elinde sihirli değnek olsa, o sihirli değnekle bu takıma dokunsa bile, inanın o sihirli değnek bir işe yaramaz ve bugünkü şartlarda bu kadroyu yukarıya çekmesine yardımcı olmaz!

Ne düşünülerek bu kadro oluşturulmuş?

Ne amaçlanarak bu kadro kurulmuş?

Ne hedeflenerek böyle bir kadro yapısı oluşturulmaya çalışılmış?

Bilene aşk olsun!

Kadronun neresine el atsanız adeta elinizde kalıyor!

Bir takım bunca hafta geçmesine rağmen birlikte oynamayı maalesef beceremiyor!

Sistem adamı olan Avcı’nın böyle bir yapıyı sistem içerisine çekmesini o nedenle zor görüyorum.

Belki ilk anda sistem hemen oturmayabilir ama en azından birlikte nasıl oynanacağının sorunu çözülmüş olur.

SAVUNMA TAMAM DA YA ORTA ALAN?

Avcı’nın Trabzonspor için koyduğu ilk teşhis savunmayla ilgiliydi.

Yani “Trabzonspor’da neşteri savunmadan vurmaya başlayacağız” demişti!

Erzurumspor maçında görüldü ki neşter savunmadan vurulmuştu!

Ne var ki “Evdeki hesap çarşıya uymadı” asıl neşterin, vurulması gereken yerin orta alan olduğu unutuldu, ya da görülmedi, ya da tespit edilemedi.

Siz savunmaya ne kadar neşter vurursunuz vurun.

Veya savunmayı ters-düz edip, yeni bir savunma yapın.

Sıkıntının, sorunun savunmada olmadığı aşikâr bir şekilde Erzurumspor maçında görülmedi mi?

Evet, sıkıntı üstelik büyük sıkıntı orta alandadır.

Orta alanı parselleyen oyunculara bakın ne defansta varlar, ne de ofansta?

Bana göre neşterin acil vurulması gereken yerin orta alan olduğu görülmelidir.

Yoksa verilen bütün emeklere yazık olur.

İSİM DE YETMİYOR!

Erzurumspor maçına skor olarak bakarsak, alınan galibiyete eyvallah deriz.

Oyun olarak bakarsak, hadi yallah deriz!

Trabzonspor geçen sezon oynadığı Konyaspor maçından sonra ilk kez bir rakibi karşısında bu kadar ezik-büzük  bir futbol ortaya koymuştur.

Demek ki artık renkler para etmiyor!

Demek ki isim de iş görmüyor!

Demek ki maziye de kimse bakmıyor!

Demek ki ad, şan da işe yaramıyor!

Bir gerçek var o da oynamak ama aslanlar gibi oynamak.

Artı mücadele gücünü yüksek tutup, rakibinden daha çok koşmak, daha iyi organize olup ve daha baskılı oynamak zorundasınız…

Aksi takdirde, ringe çıkıp köşeye sıkışmış boksöre dönersiniz ki, sağ ve sol kroşenin nereden ne zaman geleceğinin hiç mi hiç farkında olmadan, nakavt olursunuz!

Erzurumspor maçında nakavt olunmamışsa, yatıp kalkıp Erzurumspor’un forvet oyuncularına dua edilmelidir!

Adamlar biraz becerikli olmuş olsaydılar, maçın skoru çok farklı olurdu.

GİYDİKLERİ FORMA ÖNEMLİ

Psikolojik, dolayısıyla öz güven olarak alınan galibiyete seviniyoruz.

Ama alınan bu galibiyet bu kadar büyütülmemeli.

Oynadığınız rakip Erzurumspor.

Ligde esamesi okunmayan, varlığı ile yokluğu göz önüne gelmeyen bir takıma karşı alınmış galibiyetin sevincini ben abartılı buluyorum.

Tamam, haftalardır galip gelinemiyordu!

Tamam, haftalardır özgüven kaybı vardı futbolcularda.

Tamam, hatalardır psikolojik sorun yaşıyordu futbolcular.

Her kim ne yaşıyorsa yaşıyordu, hepsini bir kenara bırakıp, futbolcuların sonuç olarak Trabzonspor’un formasını giydiklerinin bilincinde olmalıdırlar.

Zira o bilinçte oldukları zaman, çoğu şeyi halletmiş olurlar.

BEKLEYİP GÖRELİM

Hani doktor diyor ya denilen bir ifade var , ‘Hasta ne yerse yesin’  diye.

Abdulkadir Ömür için de neredeyse bizler de yorum yazarken, aynı doktorun durumuna geldik.

Abdülkadir Ömür ne yerse yesin, ne yaparsa yapsın, bizde hayal kırıklığı yaşatmaya devam ediyor.

Ha bu maç düzelir.

Ha diğer maçta istenilen gibi olur.

Ha önümüzdeki haftalar bambaşka bir Abdulkadir izleriz diye, kendimizce hayaller kurup duruyoruz.

Hepimiz Abdulkadir için kuruduğumuz o güzel hayallerle kalıyoruz.

Bir gerçek, o hayallerimiz hiçbir zaman gerçeğe dönüşmüyor.

Temennimiz Abdulkadir için kurduğumuz hayallerin bir an önce gerçeğe dönüşmesidir.

Gerçeğe dönüşür mü?

Belki diyorum Abdullah Avcı’yla dönüşebilir.

Yine de beklemekte fayda var.

YAPMA SEVGİLİ BAŞKAN!

Kurduğu bu kadroya rağmen ‘Hedef şampiyonluk’ diyorsa ki diyormuş Ahmet Ağaoğlu, ya akıl tutulması yaşıyordur, ya da bizlere o akıl tutulmasını yaşatıyordur.

Yahu arkadaş sen neyin kafasındasın?

Hangi şampiyonluktan bahsedip duruyorsun?

Camiayla kafa mı yapıyorsun?

Aldığın bütün oyuncularına bir bak bakalım, o aldığın oyuncular, bu görüntüleriyle şampiyonluğa oynayan diğer takımlarda forma şansı bulabilirler mi?

Yapma sevgili başkanım!

Aklımızla alay geçip bize akıl tutulması yaşatma!

Ne derler, “Özrü kabahatinden büyük”

Seninki de bu misal.

Takım önce lige tutunup, bir üst sıralara tırmansın, o zaman hedeflerden, modalardan bahsedersin!

O zaman ortaya attığın o inanılmaz fikirlerin bizlerde dolayısıyla camiada karşılık bulur!

NEREDE O UĞURCAN?

Nalına mıhlına vurmuşken Uğurcan’a da bir- iki kelime değinmeden geçmek, öyle zannediyorum ki, diğer yazdıklarımıza haksızlık etmiş olurum.

Bir önceki sezonun parlayan yıldızıydı.

Transferi için birçok takımla adı anılmış, hatta gitti, gidiyor denmişti.

Sonrasında ne olduysa, Uğurcan’ın kendisi de gitme yönünde, çok istekli olmasına rağmen, gidememişti.

Ve bu sezona gelindi.

Nerede o eski Uğurcan?

Nerede her maça imza atan Uğurcan?

Nerede takımını ayağa kaldırıp galibiyete taşıyan Uğurcan?

Nerede yaptığı kurtarışlarla, takımını ipten alan Uğurcan?

Nerede el-aleme, parmak ısırtan Uğurcan?

Nerede bütün takımların gıptayla bakıp ah çektiği Uğurcan?

Yukarda yazdığım Uğurcan gitmiş, bu gün karşımıza bambaşka bir Uğurcan çıkmış.

Uğurcan konusunda bir yerde kıble kaçığı var.

O kıble kaçığını da bulmak Abdullah Avcı ve ekibinin işi.

Bir gerçek var ki, bugünkü formuyla Uğurcan’ın Trabzonspor kalesini koruması her geçen gün zora girmesidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
stfnya 2 ay önce

ilk mağlubiyette hocayı kovun diye yazarsınız