banner114
banner146
banner122

Neyine inanalım Ağamınoğlu?

Yalan dünya gibi olmuşsun!

Daha dün, yani beş ay öncesi 4 Ekim’de Trabzonspor yaşadığı haksızlıktan dolayı bizzat şahsınız, TFF’ye veryansın etmişti! İşi UEFA ya FIFA ya AİHM E taşıyacağını söylemiştiniz!

Hepimiz bekledik UEFA’ya yürümeni!

Hepimiz bekledik FIFA’ya koşmanı!

Hepimizi umutlandırmıştın AİHM’e söylemlerinde vurgu yaparak!

Peki, sonrasında ne oldu?

Maalesef hepsi kocaman bir yalan topuna büründü!

Ne FIFA’ya ne UEFA’ya nede AİHM’e başvurdun?

Hatta konuşmalarının sonucunda PFDK’ya sevk edileceğini bildiğini dile getirirken bile “Dosyalarımız hazır, 1 haftalık süremiz var, sonrasında yürümeye başlıyoruz” dedin.

Her şey söylemde kaldı Ağamınoğlu!

Bugün kalkmışsın Gramofonda yine aynı şarkıyı çalmaya çalışıyorsun!

Yok, efendim TFF’yi FIFA’ya şikayet edecekmişsiniz!

Yapma be Ağamınoğlu, bir başkan üstelik bu Trabzonspor başkanı olunca iş daha da vahamet kazanıyor. Bir başkan bu kadar tutarsız, bu kadar kendisiyle çelişik söylemler yapar mı?

Allah aşkına Ağamınoğlu seni tanımakta inan zorluk çekiyoruz.

Kimi kime şikayet edeceksin?

Bu zamana kadar ne yaptın?

Bak 4 Ekim’de aynı büyük lafları peşi sıra söylemiştin, o ettiğin büyük lafların ardından 6 ay geçti.

Bu altı ay zarfında sesin soluğun çıkmadı.

Çıt etmedin, ortalıkta bile gözükmedin, millet hesap sorar diye!

Neden?

Gerçi o zaman zarfında zatıâliniz başka büyük işler peşindeydi ya!

Rahmetli Süleyman Demirel’in bir lafı vardı “Dün dündür bugün bugün” diye…

Sanki rahmetliyle aynı bardaktan su içmişliğin var gibi he, ne dersin?

Senin de yürüyüşüne bakıyoruz, sen de “dün dündür, bu gün gündür” felsefesiyle atlayıp zıpladığına tanıklık ediyoruz!

Ağamınoğlu atalarımızın güzel bir sözü vardır “büyük lokma ye ama büyük laf etme” diye…

Zatıaliniz o kadar büyük laf ediyor ki, zaman ve saati gelince inan o ettiğin büyük lafların altında kalman kaçınılmaz olacaktır!

Çünkü kader ağlarını böyle örüyor Ağamınoğlu!

SESÜM GELİRMÜ?

Unutmam Gaziantep maçı sonrası topu, tüfeği alarak TFF’ye gitmiştin Ağamınoğlu!

Esip gürleyecektin!

Ama TFF’ye vardığında ne TFF Başkanı vardı makamda?

Ne de bir tek yönetici?

Gitmenle çıkman bir olmuştu TFF’den.

Bu kez kendilerine göre haksızlığa uğrayan Galatasaray başkanı TFF ye gitti önceki gün.

Galatasaray Başkanı’nı karşılayan, ağırlayan ve uğurlayan TFF Başkanı Nihat Özdemir oldu.

Şifahen görüşmelerinden bir önceki gün de ikilinin telefon ile bir saat görüştüklerini yazmıyorum!

Ağamınoğlu o Gaziantep maçından sonra sen ne telefon ile ulaşabildin TFF’nin başına!

Ne de çat kapı yaptığında ulaşabildin!

Eee burada biraz özgül ağırlığı hesaba koymak gerek!

Bizim bildiğimiz.

Bizim gördüğümüz şudur…

Trabzonspor Başkanı istediğinde, isteği zaman spor ile ilgili makam ve mercilerle görüşebilmelidir.

Eskiden bu böyleydi.

Senin zamanında bu da değişiverdi Ağamınoğlu!

İş adeta “Ses var ama görüntü yok” a döndü!

Sesüm gelürmü Ağamınoğlu?

Ses ver!

TAKİP ETTİN DE NE OLDU?

Trabzonspor yine şike davası ile ilgili dosyasıyla İsviçre mahkemelerine, CAS’a başvurmuştu.

Yönetim olarak mahkeme en ince ayrıntısına kadar takip ediliyordu.

Mahkemeyi ve dosyayı takip den sorumlu yönetici de Önder Bülbüloğlu’ydu!

Açıkçası İsviçre mahkemelerinde görülen o davayı takip etmek için herkes işini gücünü bırakıp İsviçre’ye gidip gelmekteydi.

Hatta havaalanında banklarda başkan ve yöneticilerin yattığı görüntüler bile servis edilmişti.

Tabi ki görüntülerin servis edilmesinin nedeni malumunuz, “bakın işte başkan uykusuz, yorgun-argın banklarda yatıp kalkıyor, Trabzonspor için neler yapıyor ?” mesajı verilerek taraftar ve camia nezdinde puan toplamaktı!

Ne bilsin garibimler?

Ne bilsin benim saf temiz duygulara sahip taraftarım?

Bu verilen görüntülerin sadece algı yaratmak için dizayn edilip yapıldığını?

Velhasıl mahkeme devam ederken, Ağamınoğlu, davadan ve mahkemeden sorumlu yönetici Önder Bülbüloğlu’na , “bundan sonra mahkemeyi ben takip edeceğim” diyerek, Bülbüloğlu’nun bu davadan çekilmesini ister.

Ve davanın sonucunda Trabzonspor mahkemeyi kaybediyor.

Dosyanın içeriğini bilen İsviçre mahkemelerinde davayı takip edip, davaya katılıp ve müdahil olmasıyla tecrübe kazanan ve dosyaya oldukça hakim olan Önder Bülbüloğlu’nun bir anda başkan tarafından davadan saf dışı edilmesi insanın aklına deli sorular getirmiyor değil hani!

Bu gibi sorunları Ağamoğlu tarafından yaşayan Trabzonspor’un bundan sonra yaşayacak sorunlarda Ağamoğlu ile birlikte sırtının yerden kalkması mümkün olabilir mi?

Geçenlerde yazmıştım şimdi sırası geldi yine yazayım dedim, “Senden şefaat istemiyorum, yeter ki mezarımdan taş çalma”

Camianın da beklentisi bundan sonra bu doğrultuda!

SORGU SUAL SORULACAK

UEFA, FIFA, AİHM’den bahsetmişken, Trabzonspor’un Avrupa Kupaları’na katılamamasından bahsetmemekte abeste iştigal olur!

Ağamınoğlu mikrofon gördüğünde kendisini tutamayıp bir anda esip gürlüyor ya!

Ağamınoğlu’nun esip gürlemesine ha deyin hep birlikte eyvallah diyelim,

Ben dâhil herkes neyi merak ediyor biliyor musunuz?

Trabzonspor Avrupa Kupaları’na bu sezon neden katılamadı?

Sahi Trabzonspor Avrupa Kupaları’na neden katılmadı?

Bunda suçlu ya da suçlular kim?

Bunun bedelini kim veya kimler ödeyecek?

Asıl cevap bulması gereken sorular bunlar değil mi Ağamınoğlu?

Ne güzel yakaladın bizi işte, esip gürlemene hep birlikte eyvallah diyoruz.

Ama şu sorulara da cevap vermenizi bekliyoruz.

Şunu unutma Ağamınoğlu, Trabzonspor’un Avrupa Kupaları’na katılamamasının bedelini maddi ve manevi olsun vermeden gidemeyeceksin!

Daha doğrusu gönderilmeyeceksin?

Bu hesabı mutlak suretle vereceksin!

Zannetme ki bunlar unutuldu?

Zannetme ki bu konularda sorgu sual sana sorulmayacak?

Zannetme ki giderken bir önceki başkanlara yapıldığı gibi arkandan kova ile su dökülecek!

Hesap Ağamınoğlu hesap var!

Transferlerde de hesap, Avrupa’ya gidemeyişte de hesap sorulup, verilecek!

SÜPER OLUR DA ÖYLE KALIR MI?

Temennimiz böyle kalması.

Ha kalır mı kalmaz mı bunu zaman gösterecek!

Çocukluğumuz ve gençliğimiz Faroz’da geçmişti.

Bizim jenerasyon iyi hatırlarda, bizden sonraki bir kuşağında hatırlayacağını zannediyorum.

Eskiden sahillerimizde denize girerdik.

Sahillerimizin denizle buluştuğu yerlerde çakıl taşı ve kum vardı.

Görsel olarak müthiş olduğu kadar denize girenler içinde bulunmaz bir nimetti çakıl taşlarıyla siyah kum.

Gel zaman git zaman derken yol geçiverdi sahillerimizden.

Ve... Çakıl taşları ile kum tarih oldu sahillerimiz için.

Şu an Gül Cemal Projesi devam ediyor sahil bandında.

Yapılan Dolgu Ayasofya altına yakın bir yerde şu an durdu.

İşte dikkat çekmek istediğim yerde burası.

Dolgunun durmasıyla birlikte o bandında yine kumla karışık çakıl taşlarıyla önemli bir alan oluştu.

Aynı eski sahillerimiz gibi.

Onun için temenni ediyoruz o alanın böyle kalmasını.

Ha kalır mı?

Dolgu devam eder mi derseniz?

Bunu da zaman gösterecek?

Bizler kalmasından yanayız!

Yetkililerin niyeti nedir bilemeyiz.

Bekleyip görelim bakalım ne olacak?

Dolgu öyle kalırsa şehir merkezinde denize girecek müthiş bir plaj gibi yer oluşacak ki, bu yerde Trabzon’a ayrı bir güzellik katacak.

BİZ ŞİKAYET ETMİYORMUYDUK?

Sürekli şikâyet geliyordu!

Sürekli şikâyet ediyorduk!

Sürekli dillendiriyorduk.

Ne zaman asfalt olacak?

Ne zaman şu Arnavut taşlardan kurtulacağız diye?

Neden şikâyet ediyorduk?

Çünkü bütün araçlar o Arnavut taşlarla örülü yollardan geçerken, zamanla ses vermeye başlıyordu!

Adeta araçların omurgaları çatırdıyordu!

Daha düne kadar hepimiz bu taşlar nedeniyle “Arabalarımız kırıldı” demiyor muyduk?

Daha düne kadar “Bu kadar para verdik arabalarımıza, yazık günah değil mi, bir servet gidiyor, böyle yol mu olur” demiyor muyduk?

“Ne zaman bu yollar asfaltlanacak” diye şikâyet etmiyor muyduk?

Şimdi kalkmışlar vay efendim, bu taşlar kaldırılıp asfalt olursa yollardan tarihi doku gidermiş!

Sevsinler sizlerin tarihi dokunuzu!

Sahil yolu yapılırken de aynı zümre aynı şeyleri söylemişti!
Ne oldu?

O yollar bile yetmiyor şimdi!

Ne kadar sığ düşüncelisiniz?

İlla bir şey söylemek zorunda mısınız arkadaş ya?

Ben olsam yetkili ve etkili kişilerin yerinde kulaklarımı tıkarım, Trabzon’u baştan aşağıya asfalt yaparım!

Bırakın kim ne konuşursa konuşsun!

Boztepe’den geçen tüneller içinde konuştular!

Sonuç ne oldu ki?

BENZİN VARDI DA BİZ Mİ İÇTİK?

Ünlü bir siyasetçimiz evvel zaman içerisinde söylemişti, “benzin vardı da biz mi içtik” diye

Bugüne uyarlarsak bu sözü “para vardı da biz mi arabayı değiştirmedik”

Şoför esnafı pandemi süresince en çok sıkıntı yaşayan kesimlerden birisi olmuştur!

Adamlar evlerine ekmek alacak parayı bu günlerde zar zor kazanırken, karşılarına araç değişim işi çıktı.

Neyse ki taraflar anlaştı da değişim bir yıl sonraya ertelendi.

Yahu adamda azıcık vicdan olur!

Kıyametler kopartıldı!

Şimdi zamanımı diye?

Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta da biliyor zamanı olmadığını!

O nedenle elinden geldiği mücadeleyi sonuna kadar vererek değişimin uzamasını sağladı.

Böylelikle şoför esnafı rahat bir nefes almış oldu.

Azıcık sabır olsa!

Azıcık anlayış gösterilse!

Çözülmeyecek konular bile kendiliğinden çözülür.

Kim istemez arabasını değiştirmemek?

Hangi başkan yeniliğe karşı çıkabilir?

Hangi başkan değişimi istemez?

Dedim ya, öyle zaman oluyor ki “evdeki hesap çarşıya uymuyor”

Şoför esnafının da yaşadığı durum aynen evdeki hesap gibi…

Biraz sabırlı olursalar, biraz sabır gösterirseler kendileri için güzel şeyler oluyor olamaya da devam edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
baba 1 ay önce

sayın yazar iyi güzel kaleme alıyorsun eyvAllah doğrunun yanında kimse olmuyor ki, çözüm üreten yok,bir adım ilerleme yok,her şeyi onlar ibiliyor,kongrelerde yetki verilen başkanların neler yapacağını bilen üye var mi yok..sonra vah lan her zaman hakkın yanında haksızın karşısında olmalıyız.