banner114

Osmanlı’nın kaybettiği en son toprak, son şehir Musul bir Tükmen şehridir Mezopotamya’nın bereketli topraklarının bulunduğu şehir olan Musul HZ. Yunus peygamberin doğduğu ve yaşadığı ve mezarının bulunduğu şehirdir. Musul HZ Ömer’in fethettiği bir Müslüman şehridir. Yavuz    Sultan Selim’den bu yana 4 asırdır Osmanlı toprağı olarak kalan şehirdir.

Musul’da yaşayanlar ise sunniler, Şii, yezidi, Naturi, Süryani, Ermeni, sabiler, Kürt, Arap ve Türkler’ den oluşan bir karışımdır. Hiçbir sorun olmuyordu taki İngiltere’yle aramızda tartışma konusu olana kadar… Ne yazık ki İngiltere’ye karşı İsmet İnönü Musulu savunamamıştır.

Bu şehrin altında petrolün olduğu, doğal gaz bulunduğu içinden demir yolu geçtiği için çok kıymetli olduğunu bilen batılı ülkeler buraya kapağı atmak için her yolu denediler. Petrolün 1888den beri olduğu biliniyordu. Bunu bilen İngilizler burayı ellerinden çıkarmayı hiç düşünmediler.

Musul 1904 Almanya’ya bırakmak zorunda kalındı. İngiltere karşı çıkınca Berlin İngiltere ile 1907 Yılında anlaştı. Abdülhamid’in denge siyasetinin sonu oldu. Abdülhamit tahtan indirildi.

Musul’daki petrolün Alman ayağı İngilizlerle 1914 yılında anlaştı Turkis petrolü campayny devrettiler (Rotchildler) hissesinin şirketin adı Türk idi.

Musul öyle bir şehirdi ki içinde bütün güzellikleri barındırıyordu.4 bin yıldır bizim topraklarımızdı Osmanlı askerinin en son olarak terk etiği topraklarımızdan biriydi.

Masa başına oturup cetveli alıp sınırları belirlediler. Bu günün sorunu işte tamda o zaman oluşturuldu. Başımıza büyük belaları sardılar. Birçok örgüt kurdular, onlara yardım ettiler, para silah yardımı yaparak Türkiye’nin üzerine saldılar. Binlerce evladımızı şehit ettiler.

Lozan antlaşmasında ‘’ İsmet İnönü, Musul’dan vaz geçeceğiz. Ancak tazminatsız vermeyiz dedi. Sonra, bu parada bizim projelerimize yeter verecekleri tazminat Musul’dan daha kıymetlidir’’ açıklaması yaptı.

Sanki Musul’u özellikle bıraktı. Türk tarafı değil (Rotchild) adamıydı gibiydi.  Konuşmalara şahit olanlar, masadakiler bile şaşırmıştı bu sözlere… Sonrası çorap söküğü gibi geldi ve Lozan, hezimete uğradığımızın belgesi oldu.

İsmet İnönü Musul’u savunamadı. 24 Temmuz 1923 de imzalar atıldı. 5 Haziranda 1926 da Ankara anlaşması yapıldı. Bugünkü sınırımız çizildi. O günden sonra sınırlarımızı korumak bir sorun haline geldi.

Batılı devletler hem toprağımızı aldı hem bu topraklara temel attı, Hem de terör örgütlerini kurup başımıza bela etti. Osmanlı toprakları haçlı zihniyetinin eline geçti. Hilalle haç dolaylı olarak hep karşı karşıya geldi. Hilal kaybetti.

Yeniden Osmanlı’nın yeni torunları kaybettiğimiz topraklarda yeniden var olmak istiyor Muhammedîn ordusu kaybettiğimiz bu toprakların geleceği ile ilgili ve söz sahibi olmak zorunda. Aksi halde Türkiye’yi de savunamaz hale geleceğiz. İşte bu günlerde o günlerdeyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.