banner114
banner146
banner122

Demokratik ülkelerde siyasi partiler rejimin teminatı ve vazgeçilmezleridir.Çoğunluğu sağlayan ve iktidar görevi üstlenen partilerin icraatlarındaki yanlışları muhalefet partileri eleştirip düzeltmek için gayret sarfederler.Toplumu bilgilendirmek  isterler.Sonuçta muhalefettekiler toplumu uyarıp bilgilendirerek destek talep ederler.İktidara karşı uyarı görevini yerine getirirler.Böylece iktidarı elinde bulunduran siyasi güçler kendi yanlışlarını görüp düzeltme yoluna giderler.Bu da etkili olmazsa hukuki yollar devreye girer.Böylece halkın refah ve mutluluğu  için meclisten geçen kanunlar aykırı bulunursa iptal yoluna gidilir.

Maalesef bizde böyle olmuyor.Muhalefet kolaycılığa kaçıyor.İktidarın başarısız olması  için bütün argümanlar devreye sokuluyor.Yalan haber ve açıklamalardan tutun da bühtan ve iftiralara kadar her yol deneniyor.Halbuki gerek iktidar ve gerekse muhalefet milletvekilleri halkın oyları ile seçilip geliyor,mecliste halkın refah ve mutluluğu için çalışacağına dair yemin ederek işe başlıyor.En yüksek dereceden maaşlarını alıyor,meclisin bütün ayrıcalıklı sosyal haklarından yararlanıyorlar.Buna rağmen istenilen verim alınamıyor.İttifakpartileri mecliste en ağza alınmayacak sözlerle birbirlerine hakarette bulunabiliyorlar.Hem de seksen üç milyon insanımızın gözü önünde bu davranışlarını sergilemekten kaçınmıyorlar.

Muhalefet hırçın davranıyor.Milletin kendilerine vermediği iktidar yolunu kavga ve dövüş yoluyla almağa kalkıyor.CHP,İP,SP ve HDP ile oluşturdukları ittifakla “BREMEN MIZIKACILARI” gibi her yapılan işe karşı çıkıyorlar.Aleni yapılması gereken Anayasa çalışmaları bu dört parti ile gizli kapılar ardında yapılmağa çalışılıyor.Katar Devleti ile yapılan ticari ve ekonomik anlaşmayı “Türk Ordusu”satıldı şeklinde ifşa ediyorlar.Sakarya’daki tank paleti fabrikasını yerli firmaların verdiği teklifin çok altında bir fiyatla Katar’a verilmesini yalan dolanlarla izah kalkıp iftiralarda bulunuyorlar.Milliyetçi bir partiden ayrılarak yeni bir parti kuran Meral Akşener HDP ile ittifak kurmakta bir sakınca görmüyor.Salgın hastalıkla mücadele için kurulan “Bilim Kurulu” varken,iktidara sözde yol göstermek adına tüm Türkiye’de 14 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini istiyor.Gayesi ve niyeti halkı bıktırıp iktidardan soğutmaktır.Böylece eski genel başkanı Devlet Bahçeli’den intikam alıp bir taşla iki kuş vurmak istiyor.Kendilerinin de içinde bulundukları HDP ortaklı ittifak sayesinde kazandıkları İstanbul B.Şehir belediyesi için diyet ödeme planları adım adım işliyor.Millet ittifakı partiler CHP’leşti.Hep bir ağızdan karalama yapıyorlar.Asgari ücret 3000 TL.olsun,esnafa para verilsin gibi boş vaatlerle halkın beğenisini kazanmak istiyorlar.Asgari ücreti “asgari ücret komisyonu,esnaf desteğini de ekonomik kurul takip ediyor.

Türkiye salgın bir hastalıkla mücadelesi yanında,emperyalist güçlerin her türlü saldırısına maruz kalırken muhalefet partileri iktidarı zora sokmanın hesapları içinde hareket ediyor.HDP ile ittifak kuran bu partiler ilk seçimde tarihin derin sayfalarına gömülüp kalacaklardır.Bu millet şehit verdiği insanlarının hesaplarını bunlardan soracaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.