banner114

A Milli Futbol Takımı ne çekti sizden be!

Uğurcan Çakır ne çekti sizden be!

Trabzonspor ne çekti sizden be!

Evet siz… Siz algıcılar, sözümüz size…

İşiniz gücünüz algı yapmak.

Asıl amacınız başka bir taraflara yaranmak ve bunun için de yıllardır bunu Trabzonspor ve Trabzonsporlu futbolcular üzerinden yapıyorsunuz.

Gelenek hafta içinde de devam etti.

A Milli Futbol Takımı’nın Norveç’le berabere kaldığı karşılaşma sonrası yaşananlar “Pes artık” dedirten cinstendi.

Önce Trabzonspor’un genç oyuncusu Berat Özdemir’e sorulan o malum soru!

Bir genç oyuncu düşünün hangi takımdan olursa olsun, ilk kez Milli takıma seçiliyor ve henüz ilk maçı sonrası öylesine saçma bir soruyla karşılaşıyor.
Aslında Berat Özdemir o soruya çok daha farklı bir cevap da verebilirdi. Ancak o malum soruyu soran gazeteci geçinen şahsın seviyesine inmedi.

“Heyecanlıydım” dedi. Çünkü o malum soruyu bile belki çok iyi anlayamamıştır heyecandan.

Gencecik bir futbolcuya böylesine maksatlı bir soruyu soran gazeteci geçinen şansa tek soru sormak isteriz;

Acaba Berat Özdemir’e sorma cüretini gösterdiğiniz o soruyu başka hangi futbolcuya sorabilirdiniz?

Aslında cevabı da sorunun içinde.

Bu şekilde hareket eden ve kendilerini gazeteci olarak nitelendirenlere bizim uygun gördüğümüz ise,

Meslek adı, algıcılıktır.

Önce algı yap, sonra çevir kazı!

Gelelim Uğurcan Çakır mevzusuna.

Uğurcan Çakır’ın eldiven rengini beğenmemiş olacaklar ki!

Uğurcan Çakır’a yazacak başka bir şey bulamayınca, oradan ince ince işlemeye çalışmışlar.

Neymiş, Kadıköy’deki maça neden bordo-mavi renkli eldivenle çıkmış!

Allah aşkına sizin niyetiniz kötü!

Çünkü siz kötüsünüz.

Çünkü siz bunu sadece Trabzonspor’a karşı yapabiliyorsunuz!

Daha doğrusu en rahat Trabzonspor’a karşı yapıyorsunuz.

Çünkü siz Trabzonspor’u ve Trabzonsporlu futbolcuları sadece bu tür gündemlerle konuşuyorsunuz.

Yaptığınız programlarda gece geç saatlere kadar sadece üç takımı konuşuyor, reyting kasmaya çalışıyorsunuz.

Çünkü tek derdiniz reyting.

Çünkü tek derdiniz sadece üç takımın başarısı.

Çünkü onlar başarılı olursa sizin takipçiniz artar, onlar size daha çok prim verir ve daha çok para kazanırsınız.

El insaf!

Ancak Uğurcan’a yapılan bu saçma sapan yorumlardan sonra şehirde en çok eleştirilen! Yerel basın olarak takıma da futbolculara da yine bizler sahip çıktık.

Yaşananlar ve yapılanlar karşısında sosyal medya hesaplarından gazeteci arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız paylaşımlarla tepkilerimizi dile getirdik.

Bunu hiç beklemiyorlardı…

Çünkü meydan hep onların sandılar.

Yerel basın olarak gerek sosyal medya hesaplarımızdan gerekse gazetelerimizdeki haberler vasıtasıyla verdiğimiz tepkilerden sonra kaz çevirme olayları başladı.

Hani deriz ya,

Çevir kazı yanmasın.

Uğurcan’a algı yapmaya çalışan spiker-yorumcu bu kez “Uğurcan’la aramıza kimse giremez” gibi çok komik bir söz sarf edince bir kez daha “Pes” dedik.

Yahu siz değil miydiniz bir gün önce “Uğurcan Kadıköy’de bordo-mavi eldiven neden giyindi?” diyen?

Bunun ne izahı ne de gerekçesi olabilir.

Dedik ya, çevir kazı yanmasın.

Bundan sonra herkes yazdığına dikkat edecek!

Ses yok, seda yok!

Trabzonspor adeta sessizliğe büründü. Aslında bunu birkaç konuda söylemek mümkün. Milli aralar gazetelerin spor servisleri için aslında belki de en zor dönemleri. Zira haber konusu bu milli aralarda biraz daha kısıtlanmış oluyor bir anlamda. Trabzon yerel basınının da bir numaralı gündemi Trabzonspor olduğuna göre, biz gazeteciler Trabzonspor’dan haber yapıp okuyucularımıza aktarmak isteriz.

Ancak gelin görün ki, Trabzonspor uzun zamandır kapılarını tamamen kapatmış durumda.

Hazırlık maçlarından tutun, antrenmanlara adeta kapalı kutu gibi oluverdi Trabzonspor.

Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin milli aralardaki çalışma yöntemine baktığımızda oldukça şeffaf ve neredeyse hemen her gün basına bir malzeme çıkaracak şekilde. Hazırlık maçları da antrenmanların da büyük bölümleri de basına açık.

Aslında bu söylediğimizi doğrulamak için televizyonlarda özellikle spor kanallarını izlemek yeterli olacaktır.

Geçtiğimiz hafta içinde bu konuda dikkatimizi çeken bir şey oldu. Buradan onu paylaşarak durumun özetini yapmak istedik.

Bir spor kanalı dört takımdan haber veriyor… Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe takımlarının antrenmanlarından birer kesit, futbolcu röportajları, hazırlık maçları ve hazırlık maçları sonundaki yine futbolcu röportajları…

Sıra Trabzonspor’a geliyor.

Haber şu;

Trabzonspor’da Fenerbahçe maç biletlerinde indirime gidildi…

Gerçekten ilginç.

Haber bu yani!

Az önce söylediğimiz gibi,

Ne antrenman açık ne bir futbolcu röportajı ne de hazırlık maçı!

Umarız bu konuda artık bir adım atılır ve okuyuculara en doğru bilgiyi yerinde gözlemleyerek aktarabiliriz.

En çalışkan ekip

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) olarak bu dönem tamamen emekçi ve sahada çalışan arkadaşlarımızdan oluşan bir yönetimle yola çıkmıştık.

Zaten yola çıkarken de TSYD Trabzon Şube Başkanı Selçuk Kılıç, ekibi oluştururken en önemli amaçlarının öncelikle meslek ve meslektaşları adına bir şeyler yapabilmek ve üretebilmek olduğunu belirtmişti.

Gerçekten de öyle güzel, çalışkan bir ekip...

Her birimiz faal çalışan ve çalıştığı kurumda da kendisini kanıtlamış çalışanlar.

Hal böyle olunca da ortaya gerçekten güzel işler çıkmaya devam ediyor.

Yönetime seçildikten hemen sonra art arda gerçekleştirilen ziyaretler olsun, yönetim olarak dernek lokalinde yapılan faaliyetler olsun kısa zamanda hem adından söz ettirdi hem de TSYD çatısı altında en çalışkan şubelerden birisi oldu.

Meslektaşlarımız için çeşitli seminerler düzenleyerek onları bilgilendirmeyi amaçladığımız etkinlikler konusunda önümüzdeki günlerde yine güzel faaliyetler olacak. Bu arada Trabzon dışındaki hem Trabzonlu hem de Trabzonsporlu değerlere ulaşma, onların da sesi olma adına önümüzdeki günlerde ziyaretlerini sürdürecek olan TSYD Trabzon Şubesi bu arada özellikle yerel basına da haber anlamında önemli destek sağlamaya devam ediyor.

Başta da söylediğimiz gibi, her biri Trabzonspor’u takip eden, kendi kurumlarında da başarılı isimlerden oluşan TSYD ekibimiz güzel işlere imza atmaya devam edecek...

 

Üç maçlık değil, sezonluk!

Milli aranın hemen ardından Fenerbahçe ile karşılaşacak olan Trabzonspor’un sadece şehirdeki değil, Trabzon dışındaki taraftarları da artık bu maçla yatıp kalkıyor.

Tıpkı eski günlerdeki gibi...

Özellikle derbi maç önceleri şehir bir başka kalabalık olurdu.
Esnafın da yüzü gülerdi.

İşte sosyal medyada bu hareketliliği gözlemliyoruz şu günlerde.

Uçak organizasyonu dahi yapıldığını görmek çok güzel.

Hatta ve hatta maça günler kala gelenlerin paylaşımları heyecanı erkenden hissettiriyor.

Zaten futbol bu haliyle yani yaşattığı heyecanla güzel.

Ancak gönül isterdi ki bu heyecan sadece büyük maçlarda yaşanmasın.

Lig uzun bir maraton...

Bu uzun maratonda tribünleri doldurup takımı destekledikten sonra diğer maçlarda yalnız bırakmak kimse kusura bakmasın ama taraftarlık değil.

Bunun adı olsa olsa maç seçen taraftarlık olur.

İşte bu yüzden maç seçmeden, büyük-küçük maç ayrımı yapmadan...

Taraftar eğer “O sene bu sene” diyorsa,

Yağmurda da güneşli havada da takımının yanında olmalı.

“Sen yoksan bir eksiğiz” sloganı ile herkes her maç tribünde yerini almalı.

Çünkü bu lig bu sezon gerçekten çok zor geçecek.

İşte bu yüzden

Üç maçlık değil, sezonluk takımının yanında olmalı taraftar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bayana_29@hotmail.com 6 gün önce

güzel tesbitler tesekkurler.