banner114

CHP’nin Irak ve Suriye tezkerelerine ‘HAYIR’ oyu vermesi iki açıdan ele alınabilir. Birincisi, dış politika açısından… İkincisi, ülkenin mili güvenliği açısından… Türkiye yarım asra yakındır PKK terörü ile mücadele ediyor. Terörün bitirilmesi için barış girişimleri dahil, denenmeyen yöntem kalmadı. Baldıran zehri olarak nitelendirilen açılımdan bile sonuç alınamadı. Sonunda PKK terör olayı küresel bir soruna dönüştü. Kontrol, PKK/HDP/PYD’nin insiyatifinden çıkıp ABD’nin eline geçti. ABD ise terörün bitmesini istemediği gibi Ortadoğu’nun bağrına İsrail’den sonra ikinci bir hançer sokmanın peşinde… Güneyimizde ABD uydusu olacak bir Kürt devleti kurmak istiyor. Bunun için tek engel Irak ve Suriye’nin Kuzeyindeki Türk askeri…

ABD’nin Irak ve Suriye’nin kuzeyinde oluşturmak istediği Kürt devletinin İran ve Türkiye’den toprak talebi olmaması mümkün değil. Irak ve Suriye halledildi. Şimdi sırada Türkiye ve İran var. Eşik Türkiye… Eşik aşıldığında gerisi kolay… Türkiye bunun içindir ki terörle mücadeleyi kendi topraklarından Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyine taşıma başarısı gösterdi. Zira bu mücadele çok kolay olmadı. Bunun anlamı esasen ABD’nin ‘Kürt devleti’ projesine meydan okumadır. ‘Biz, değil Türk topraklarında, güneyimizde dahi bir terör devleti istemiyoruz’ demektir. ABD şunu biliyor ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gitmeden Türkiye Kuzey Irak ve Suriye’nin kuzeyinden çıkmayacaktır. Onun için Erdoğan gitmelidir. CHP’nin adeta esiri olduğu HDP ile birlikte tezkereye hayır oyu vermesi işte bu yüzdendir. Proje tek başına HDP’nin ikna projesi değildir. Küresel bir oyunun yeni versiyonunun sahnelenmesidir. HDP-CHP-İYİ Parti işbirliğiyle oluşturulması düşünülen yeni Türkiye’de askerlerimiz Irak ve Suriye’nin kuzeyinden çekilecek ve PKK/PYD’ye can simidi atılacaktır. Güneydoğu illerinde HDPKK yeniden cirit atacaktır. Türkiye, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde kurulacak bir maşa Kürt Devletçiğine ‘Bana ne?’ deyip sırtını dönecektir. O devletçiğin yarın, sınırlarını Türkiye içlerine uzatacağını bile bile!..

Yani CHP’nin HDP ile birlikte Irak ve Suriye tezkeresine hayır oyu vermesi küresel bir projenin önemli bir ayağıdır. Şimdi gelelim bu “HAYIR”ın içteki karşılığına… Milli Güvenlik sorunu olduğu fikrimize…

Ortada bir tiyatro var. Bir orta oyunu… Millet aslında sanki bir tiyatro izliyor. HDP, katiller topluluğu… PKK’nın siyasal uzantısı. Terör örgütünün silahsız ayağı… CHP, kötü polis… İYİ Parti ise İYİ Polis… Terörle arasına mesafe koymayan HDP ile kötü polis CHP işbirliğine gidiyor. Şimdiye kadar hep kapalı kapılar arkasında buluşuyorlardı. Ancak iş artık ciddiye bindi. ABD, CHP’nin tavrının netleşmesini istedi. Yarınlarda Erdoğan gönderildiğinde Türk askeri  Irak ve Suriye’nin kuzeyinden çekilecek miydi? Kötü polisi oynayan CHP, HDP’nin arka planını artık görmeden açık işbirliği sergiledi. Bu arada İYİ polise sessiz kalma talimatı verildi. İYİ polis , ‘evet’ oyu vererek güya kahramanlaştı!.. Yani ortada ilginç bir tiyatro oyunu var ve ‘İYİ POLİS-KÖTÜ POLİS’ oyununu izliyoruz.

Bizim İYİ Polis, Kötü Polise, “Yarın ortaklaşa iktidar olursak askerimizi Irak ve Suriye’nin kuzeyinden çekecek miyiz? PKK ve PYD’nin önünü açıp terörü, terörü yeniden kendi topraklarımıza davet edecek miyiz?” diyemiyor. Dese zaten oyun bitecek ve perde inecek. HDP olmadan ne CHP’nin ne İYİ Parti’nin iktidar olma şansı olmadığına göre orta oyununun bundan sonraki sahnelerine dikkat!.. Mesele Recep Tayyip Erdoğan’ı indirmekle sınırlı değil. Irak’tan, Suriye’den Libya’dan, Karabağ’dan çekilip içerde yeniden o eski boğuşma ve PKK’nın yeniden Türkiye topraklarına dönme meselesi… Velhasıl bir Milli Güvenlik meselesi…

Elbette ki millet tiyatronun farkına varmazsa… Zira perdeyi ancak millet indirebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.