banner114

Bugün bir kadın… Bir anne olarak İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in iki kadın eylemine farklı bakışını analiz edeceğiz.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ‘Diyarbakır anneleri’ konusundaki tutumunun HDP’yi darıltmama anlayışından kaynaklandığına inananlardanız. Bu kanaatimizi bu köşede defalarca kaydettik. Dolaylı olarak ittifak içinde bulundukları HDP, Diyarbakır Annelerinin direnişini devletin organize ettiğine inanıyor. (Velev ki devlet organize etmiş olsun…) Ülkücü Meral Akşener’de HDP’yi darıltmama adına Diyarbakır Annelerine destek vermiyor. Vermediği desteği şöyle örtüyor!.. “Çözüm adresi bir partinin kapısı değil, devletin kapısıdır. Eğer bu ülkenin anneleri, devletin çözüm bulması gereken bir acıya, bir parti kapısında derman aramak durumunda kalıyorsa… Liyakatle yönetilen bir ülkede bir anne evladının geleceğini bir partiden mi yoksa devletten mi talep eder?” diyor. Yanlış anlaşılmasın… Meral Hanım aynı zamanda çözüm sürecine de karşıydı. Ne gariptir ki geriye kalan tek yolu savunuyor. Teröristin imhasını… Yani Meral hanım da biliyor ki Diyarbakır Anneleri devletten çocuklarının ancak ölüsünü isteyebilir. Onun içindir ki, çocuklarının dağa çıkmasına aracılık eden HDP’nin kapısındalar. Ve en önemlisi çocuklarını geri almayı başarıyorlar. Bir diğer ifadeyle direniş yavaş da olsa başarıya ulaşıyor. Dahası PKK terör örgütü, HDPKK Diyarbakır Annelerinden rahatsız olduğu kadar hiçbir şeyden rahatsız değil… Daha dahası, Diyarbakır Annelerinin eylemi tüm Güneydoğu’ya yayılıyor. Van, Muş, Bingöl anneleri de direniyor. Meral Hanım bir Türk annesi olarak, PKK’ya direnen Kürt annelerinden desteğini esirgiyor. Sırf HDP’yi darıltmamak adına… Bu tabloya bakınca Meral Hanım’ın kadın hassasiyetinin partisinin çıkarlarıyla sınırlandırdığını görüyoruz.

Gelelim ikinci hususa…

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, lütfedip Diyarbakır Annelerini ziyarete gitmedi. Ama uçak tutup kız voleybol milli takımını ziyarete Belgrad’a kadar gitti.İki farklı kadın aksiyonu ve siyasetçi bir kadın liderin çelişkili tutumuyla karşı karşıyayız. Birincisi Türk Bayrağı’nı dalgalandıran Voleybol Kadın Milli Takımı… Diğerleri, ülkenin birlik ve bütünlüğü için PKK terör örgütüne meydan okuyan… Tüm ailesini riske atmak uğruna HDPKK’nın kapısında otağ kurup “Çocuklarımızı geri verin” diye haykıran Kürt anneleri… İkisi de bizim… İkisi de Türkiye’nin…

Lakin Meral Hanım birincisini kabul etmiyor. Sporcu çocukları çok önemseyip uçakla yurt dışına gidebiliyor ama teröre karşı direnen anneler için otobüsle Diyarbakır’a gitmiyor. Diyarbakır annelerine Kürt anası oldukları için mesafeli değil… HDP’yi üzdükleri için… Veya destek vermesi halinde HDP mesafe koyacağı için mesafeli… İki kadın eyleminden bahsediyoruz. Birisi ülkeyi temsil eden milli takım… Diğeri ülkenin bütünlüğü için teröre karşı kelle koltukta direnen Diyarbakır anneleri.. Size göre merhum Alpaslan Türkeş olsaydı Belgrad’a mı giderdi, Diyarbakır’a mı?.. Bize göre önce Diyarbakır’a giderdi.

                                                      ***

İYİ Parti lideri Meral Akşener’in olaylara bakışındaki milliyetçi-ülkücü çizgiyi analiz ettiğimizde İslam’dan uzak duran bir milliyetçiliğe daha yakın durduğunu söyleyebiliyoruz. Bir diğer ifadeyle İYİ Parti’nin ulusalcı-milliyetçi bir çizgide ve milliyetçiliğini yavaş yavaş ikinci plana attığını gözlemleyebiliriz. Bu çizgi her geçen gün milliyetçi rengini kaybediyor. Verilebilecek pek çok örnek olmasına rağmen gerek görmüyoruz. Sadece Meral Akşener’in MHP’den kopardığı milliyetçi-vatanperver-ülkücü çizgiyi yavaş yavaş “ulusalcı” bir kimlikte erittiğini… CHP milliyetçiliği ile büyük oranda eşitlediğini söyleyebiliriz. Bu bir değişim değil, dönüşümdür. İktidar olma uğruna manevi tüm unsurları törpüleyip; ülke çıkarları adına, denerek gerçekleştirilen bir dönüşümdür. Bu ağır ve dramatik dönüşümün bedelini elbet bir ülke olarak hepimiz ödeyeceğiz. Bir dönemin en aksiyoner ve vatanperver neslini ‘ulusalcılık’ elbisesine sıkıştırmanın… Belgrad’daki voleybol kız takımına uçakla koşarken… Diyarbakır Annelerine sırt dönmenin bedelini çok ağır ödeyeceğiz. Yalnız İYİ Parti değil. Ülke olarak ödeyeceğiz. İşte o gün Meral Hanım, yanlış yaptığını kabul edecek mi? Yoksa ‘ben zaten buydum. Siz farklı misyon yüklediniz.’ deyip geçecek mi?

Meral Hanım’ın kadın olarak sergilediği misyonuyla çelişen tutumu milliyetçilik potasında değerlendirdik. Yorumu ve kanaati size bırakarak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Alibey 2 hafta önce

1- kürdistan ve pkknın destekçisi mesut barzani ve şivan perver ile açılışlarda boy boy poz verirken,
2- pyd başkanı salih müslimi kırmızı halıda karşılarken,
dağa çıkanlar olmasın bu annelerin çocukları.

Avatar
Haci 2 hafta önce

"hertürlü milliyetçilik ayaklar altında değil miydi"