banner114

İstanbul Sözleşmesi, kadın hakkı ve hukukunu savunmuyor. İstanbul Sözleşmesi kadın cinayetlerini engellemiyor veya böyle bir amaç taşımıyor.İstanbul Sözleşmesi, kadına tacizi de engellemiyor ve böyle bir gayesi de yok.İstanbul Sözleşmesi, dünyaya yeni bir ideoloji dayatıyor.İstanbul Sözleşmesi, ‘Cinsiyet eşitliği’ adı altında LGBT’yi meşrulaştırmayı amaçlıyor.İstanbul Sözleşmesi, Allah’ın doğuştan yarattığı cinsiyet farklılıklarının reddini istiyor.İstanbul Sözleşmesi ‘Cinsiyet doğuştan değil, herkesin sosyo-kültürel kararına göre belirlenir’ hükmüyle LGBT’nin önünü açıyor.İstanbul Sözleşmesi, Lüt Kavmi tipinde bir kavmi örnek alıyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in son konuşmasını duyunca, “Eyvah” dedik içimizden. Türk Milliyetçilerini İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya çağırıyor. Tayyip Erdoğan nefretinin ilkeleri nasıl yıktığını, CHP ile doğrudan, HDP ile dolaylı yoldan yapılan ittifakın nasıl bir milliyetçilik oluşturduğunu gözler önüne seriyor.

İstanbul Sözleşmesi’nin kadına saldırıları veya kadın cinayetlerini engellemediğini  görüyor ama görmezden geliyor. İstanbul Sözleşmesi’nin Türk aile yapısını nasıl çürüteceğini de görmezden geliyor. Bir yıl içinde öldürülen kadınlar üzerinden İstanbul Sözleşmesi’ni savunuyor. Kadını savunur gibi görünüyor ama aslında ortakları CHP ve HDP’yi savunuyor. Meral hanım bunu ilk kez yapmıyor. Diyarbakır HDPKK binasının önünde oturan anneleri de savunamamış, HDP ile aynı dili kullanmıştı. 

Meral Akşener İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken, “Kırk yılın başı doğru bir iş yaptılar” diyerek AK Parti’nin bu yanlışın arkasında durmasını istiyor. Bu sözleşmenin orta ve uzun vadede Müslüman Türk aile yapısını yıkacağını önemsemiyor. Bütün derdini reye indirgiyor. İktidar ortağı olabilmeyi, milliyetçilik ilkelerine tercih ediyor. Meral hanım İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken, “İstanbul Sözleşmesi’nin nesinden rahatsızsınız?” sorusunu soruyor. Cevabı tekrarlıyoruz. “İstanbul Sözleşmesi Allah’ın yarattığı ve cinsiyetini belirlediği insanların cinsiyetini değiştirebilmeyi öngörüyor. Bunun adına da ‘Cinsiyet eşitliği’ diyor. LGBT’nin önünü açıp Lüt kavmini geri getirmek istiyor. Başka bir amacı yok. Bunun için karşıyız. Meral Hanım devam ediyor, “Bu sözleşmeyi özgüveni gelişmemiş bir kaç korkağa ezdirmeyiz, ezdirmeyeceğiz”

İstanbul Sözleşmesi’ne Allah için... Türk Milleti’nin geleceği için... Ailelerimiz için karşı duruyoruz. Özgüveni gelişmemiş, bir kaç korkaktan biri değiliz. Ancak LGBT’yi savunan malum baroları destekleyen, LGBT ile iç içe geçen HDP ile dolaylı ittifakı içine sindiren Meral Akşener’in bu yaklaşımının milliyetçilikle ve ülkücülükle hiçbir ilgi ve ilintisinin olamayacağını net biçimde söyleyebiliriz.

İddia ediyoruz... AK Parti İstanbul Sözleşmesi’nden çekilsin ve bir gün Meral hanım iktidar ortağı olsun, bu sözleşmeyi imzalayamaz. Meral hanım bu yaklaşımlarla ruhundan uzaklaştığı ülkücülükten ve Bozkurt’tan bahsedemez. İstanbul Sözleşmesi’ni savunarak ülkücü de Bozkurt da olunamaz.

Meral Akşener’in son konuşmasını duyunca, “Eyvah” dedik içimizden. Türk Milliyetçilerini İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya çağırıyor. Tayyip Erdoğan nefretinin ilkeleri nasıl yıktığını, CHP ile doğrudan, HDP ile dolaylı yoldan yapılan ittifakın nasıl bir milliyetçilik oluşturduğunu gözler önüne seriyor.

İstanbul Sözleşmesi’nin kadına saldırıları veya kadın cinayetlerini engellemediğini  görüyor ama görmezden geliyor. İstanbul Sözleşmesi’nin Türk aile yapısını nasıl çürüteceğini de görmezden geliyor. Bir yıl içinde öldürülen kadınlar üzerinden İstanbul Sözleşmesi’ni savunuyor. Kadını savunur gibi görünüyor ama aslında ortakları CHP ve HDP’yi savunuyor. Meral hanım bunu ilk kez yapmıyor. Diyarbakır HDPKK binasının önünde oturan anneleri de savunamamış, HDP ile aynı dili kullanmıştı. 

Meral Akşener İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken, “Kırk yılın başı doğru bir iş yaptılar” diyerek AK Parti’nin bu yanlışın arkasında durmasını istiyor. Bu sözleşmenin orta ve uzun vadede Müslüman Türk aile yapısını yıkacağını önemsemiyor. Bütün derdini reye indirgiyor. İktidar ortağı olabilmeyi, milliyetçilik ilkelerine tercih ediyor. Meral hanım İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken, “İstanbul Sözleşmesi’nin nesinden rahatsızsınız?” sorusunu soruyor. Cevabı tekrarlıyoruz. “İstanbul Sözleşmesi Allah’ın yarattığı ve cinsiyetini belirlediği insanların cinsiyetini değiştirebilmeyi öngörüyor. Bunun adına da ‘Cinsiyet eşitliği’ diyor. LGBT’nin önünü açıp Lüt kavmini geri getirmek istiyor. Başka bir amacı yok. Bunun için karşıyız. Meral Hanım devam ediyor, “Bu sözleşmeyi özgüveni gelişmemiş bir kaç korkağa ezdirmeyiz, ezdirmeyeceğiz”

İstanbul Sözleşmesi’ne Allah için... Türk Milleti’nin geleceği için... Ailelerimiz için karşı duruyoruz. Özgüveni gelişmemiş, bir kaç korkaktan biri değiliz. Ancak LGBT’yi savunan malum baroları destekleyen, LGBT ile iç içe geçen HDP ile dolaylı ittifakı içine sindiren Meral Akşener’in bu yaklaşımının milliyetçilikle ve ülkücülükle hiçbir ilgi ve ilintisinin olamayacağını net biçimde söyleyebiliriz.İddia ediyoruz... AK Parti İstanbul Sözleşmesi’nden çekilsin ve bir gün Meral hanım iktidar ortağı olsun, bu sözleşmeyi imzalayamaz. Meral hanım bu yaklaşımlarla ruhundan uzaklaştığı ülkücülükten ve Bozkurt’tan bahsedemez. İstanbul Sözleşmesi’ni savunarak ülkücü de Bozkurt da olunamaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serkan 2 hafta önce

Sn yazar bu sözleşmeyi oy birliği ile tüm meclis onayladı. AKP ayrıca da reklamını yaptı. Şayet okumadan eller kalktıysa ne yazık.Siz meseleyi daha ziyade Meral Aksener uzerinden ele almışsınız, ilginç olmuş...

Avatar
Recep Oğlu Şaban 2 hafta önce

Allahtan korkmazda avrupalıdan korkarsan olacağı budur...vesselam