banner114
banner146
banner122

Her platformda Trabzonspor’un haklarını savunan ve sürekli Trabzonspor için proje üreten doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Onursal Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan günebakış’a önemli açıklamalar yaptı.

MAYIS AYINDA

OLAĞAN GENEL KURUL

YAPILMALIDIR

Özkan Sümer’in cenazesine katılmayan Ahmet Ağaoğlu’nun, Trabzonspor başkanlığını sadece kendi vizyonu ve vitrini için kullandığını söyleyen Gürdoğan, ”Ağaoğlu kendi ekibindeki arkadaşlarına büyük vefasızlık yapıyor” dedi.

Trabzon’un en önemli sivil toplum kuruluşlarından birisi olan Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Onursal Başkanı aynı zamanda Trabzonspor Platformu kurucusu Ahmet Hamdi Gürdoğan günebakış’a konuştu.

Bordo-mavili takımın haklarını her platformda savunan ve Trabzonspor için önerdiği  projelerle dikkat çeken Gürdoğan ilginç tespitlerde bulundu. Bordo-mavili takımın en önemli ihtiyacının birlik-beraberlik olduğunu söyleyen Gürdoğan, yönetimin de güven tazelemek için Mayıs ayında olağan genel kurula gitmesi gerektiğini dile getirdi.

İşte A.Hamdi Gürdoğan ile o söyleşimiz:

Sezon başında özellikle Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp ile Başkan Yardımcısı Ertuğrul Doğan’ın, Abdullah Avcı’yı takımın başına getirilmesi gerektiği yönündeki yaptığı hamlelerine  karşı çıkıp, masayı yıkan başkan Ahmet Ağaoğlu’nun, Newton’la bir maceraya atılması ve Newton’un istekleri doğrultusunda yapılan yanlış transferlerle sezona başlayan bir Trabzonspor izledik…sonrası malumunuz….

7-8 maç sonra ise tekrar Abdullah Avcı’ya dönüş yapıldı. O nedenle Trabzonspor’u iki yerde değerlendirmek lazım. Birincisi sezon başında yapılan bu transferlerde hata kimdeydi? ,kim bu transferleri yaptı? Benim gördüğüm kadarıyla yapılan bu hataları kabul etmeyen yapılmaması için kendisini ortaya koyan ve mücadele eden Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp’i şuan göremiyoruz. Neden göremiyoruz? Yönetimde bir birliktelik yok,  Düşünebiliyor musunuz, Abdullah Avcı bur maç sonrası özellikle Mehmet Yiğit ALPİ ve Ertuğrul Doğana görev almasından dolayı teşekkür ediyor. Ancak o teşekkür edilenleri Trabzon’un başarılı günlerinde ne medyada ne de başka bir yerde görebiliyoruz, Ne var ki. sezon başı Trabzonspor’u çıkmaz bir yola sokmaya çalışan ve bir dizi önemli yanlışlar yapan Başkan Ahmet Ağaoğlu’nu her platformda görebiliyoruz! Şu unutulmamalı ki, yapılan hataları ve yanlışları bu camiaya asla unutmaz, günü ve zamanı gelince gerekli dersi verirler.

VEFASIZLIK YAPILMAMALIDIR?

 Mehmet Yiğit Alp ve Ertuğrul doğan Trabzonspor sıkıştığı zamanlar, özellikle geçtiğimiz sezon ve bir önceki sezonu göze aldığımızda Ankara’da yapılan bütün girişimler, özellikle de borçların ötelenmesindeki çalışmalarda hep başrolde olmuşlardır. Bugün geldiğimiz noktada sanki her şey bitmiş, Her şey güllük gülistanlık olmuş bur hal var. Kazın ayağı hiç de öyle değil. Trabzonspor bugün yapılan yanlışlardan ders alması gerekirken Ahmet Ağaoğlu yaşanan başarısızlıkta başarısızlığı sahiplenmezken, şuan yaşanan başarıda bu başarıyı tek başına sahiplenmek istemesi, bu başarıda asıl söz sahiplerini unutması bana göre yapılan en büyük yanlıştır ve de en büyük vefasızlıktır.

Bugün için Trabzonspor’un başarısıyla nasıl gurur duyuyorsak, İbrahim Hacıosmanoğlu ve Muharrem Usta sonrası banka ödemelerinde yaşanan sıkıntılarda özellikle Mehmet Yiğit Alp’in girişimlerini unutmamamızın altını kalın çizgilerle çizmek gerekir. Bugünkü güzel günlerin yerini bir kaosa bırakmaması için banka ödemeleri ile ilgili Ankara nezdinde yürütülecek çalışmalarda yeniden birlik-beraberlik içinde olunması öncelikler arasında olmalıdır.

Ahmet Ağaoğlu sezona Newton ve transfer inisiyatifini sadece kendisine alması size göre yanlış bir hamle miydi?

Bunun yanlış olduğu saha sonuçları ve ödenen fazla paralardan belli değilmi. Daha önce de başka takımların 4 liraya almadığı topçuya biz 15 lira verdik. Dolayısıyla piyasayı yükselttik. Herkesin Trabzonspor’un 1 lirasını hesap etmesi gerekirken, birileri tam tersine değersizleştirerek Trabzonspor’u daha çok batağa sürüklemiştir. O zaman ben de şu soruyu soruyorum, Ahmet Ağaoğlu’nun yaptığı yanlışın, geçmiş yönetimlerin yaptığı yanlışlardan ne farkı var? Geçmiş yönetimlerin yaptığı yanlışlardan biz Trabzonspor’u kurtarmak istedik. Altyapıdaki topçularımızdan yararlanalım istedik. Ancak gelinen noktada sezona Avcı ile başlamayıp Trabzonspor’u Newton macerasının içerisine atmak kabullenecek bir durum değildir.

AĞAOĞLU NEDEN KATILMADI?

Ahmet Ağaoğlu vitrin başkanlığı yapmaktadır bana göre, o kadar yanlışı var ki hangisini sizlere anlatayım?  Acaba diyorum kendi kendime yağmurdan kaçarken doluyamı tutulduk? Bizde kendisini başkan olması yönünde çok destekledik. Ancak geldiğimiz noktada kekelere sevk etmiştir bizleri Ağaoğlu… Her yere gitmek için özel uçak tutan Ağaoğlunun Özkan Sümer’in cenazesine katılmaması affedilecek bir durum asla değildir. Sen ev sahibisin cenazende yoksun! Olacak şey değil,  Trabzonspor’un efsanelerinden birisi olan Özkan Sümer’in cenazesinde bulunmamasını ben kabul edemiyorum.. Çünkü Trabzonspor geçmişiyle bugüne kadar konuşuluyor. Geçmişinde kazandığı şampiyonluklardan dolayı Trabzonspor’a hala bu kadar fazla para veriliyor. Bu gün Ahmet Ağaoğlu hava çaka atıyorsa, cenazesine gelmediği Özkan Sümerlerin sayesinde bunları yapıyordur.

Ahmet Ağaoğlu’nu başkanlıkta başarılı buluyor musunuz?

Ahmet Ağaoğlu bir kere Trabzon kamuoyundan kopuk. Sadece basın yoluyla kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Trabzon’daki hiçbir sivil toplum örgütüyle görüşmüyor. Biz bugüne kadar bütün yönetimlerin hepsiyle oturup kalktık, hasbihâl olduk. Hatta Trabzon Kent Konseyi toplantılarına her zaman Trabzonspor temsili yet anlamında katılmıştır. Bugün Trabzonspor’un özellikle ekonomik anlamda sorunlarının çözümü konusunda yönetim kurulu hiçbir zaman ortak akıl toplantısı yapma gereği bile duymadılar ya da duymak istemediler. Biz Trabzonspor’un haklarının savunulması noktasında her zaman kulübün yanında olduk. Örneğin Trabzonspor’un Akyazı’nın sahibi olması konusunda Ankara nezdinde de girişimlerde bulunduk. Avni Aker’i verdik, Akyazı’daki yeri aldık. Ancak İstanbul takımları bulundukları yerde mal sahibi olmalarına karşın biz bugün Akyazı’da hala kiracı konumunda bulunuyoruz. Bu konunun irdelenmesi lazım… Denizi doldurma iznini Trabzonspor aldı. Trabzonspor’un aldığı izindeki evrakta, ‘Trabzonspor bunu değerlendiremez’ diyor. Bizim her şeyden önce bu yanlışı düzeltmemiz lazım. Trabzonspor’un gelirlerini nasıl artırabileceğimizi önceliğimize almamız lazım. Biz Trabzonspor’da gördüğümüz yanlışları hep söyledik. Örneğin üniversite dedik, kolej dedik, Akyazı’daki yeri söyledik…  Oturup bunlarla ilgili konuşmamız gerekmiyor mu? Trabzon’un ileri gelenleri, Trabzon Valiliği ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin de içinde olduğu bir konsensüsle bunlar konuşulamaz mı?

NE YAPILMALI?

Bugün yeni bir şey daha öğrendik. Akyazı’daki yeni İpekyolu Üniversitesi’nin yerini sorduk. Orayı da TOKİ’ye vermek istiyorlar. Trabzonspor 200 dönüm yeri alıp kendi envanterine kaydedemiyor. Biz yer gösteriyoruz. Bugün 10 sene durdu, bugün yapamazsan yarın yaparsın. ‘Yeri Trabzonspor’un üstüne alalım’ diyoruz. Bir mütevelli heyeti kurulur, Trabzonspor’un bir vakfı kurulur yer alınır. Sen bunları yapmazsan, Trabzonspor yönetimini sadece saha sonuçları ve transferlerle götürmeye çalışırsan duvara toslarsın. Bugün dünyadaki gelişmiş kulüplere baktığınız zaman hepsinin belli çalışmaları ve işletmeleri ile ayakta kaldıklarını görüyoruz. Bugün borsaya açılan bir şirket Trabzonspor ve aynı zamanda anonim şirket. Borsa’da Trabzonspor’un nasıl artar, mal varlıklarının değeri ile artar. Bugün Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin 3’te 1’i Trabzonspor’un. Diğer tesislerin yapıldığı yerler Milli Emlak’tan hala Trabzonspor tarafından üstüne alınmamış.

Bu konularda Ahmet Ağaoğlu ve yönetimin yetersiz olduğu söylenebilir mi?

Evet… Yetersiz olduğunu söylüyorum. Çünkü sadece başarılarla gelip gidiyorlar.

Sadece saha içiyle ilgileniyorlar. Ancak sıkı geldikleri zaman da bankaların kapısını çalmakla ilgileniyorlar. Para ödemeye sıra geldiği zaman bakanların yardımıyla erteleme yapılıyor. Ama sonunda yığılan bu sarmalın, büyüyen bu sorunların çözümünü nasıl yapacaklar? Bu geri ödemeler ne zaman başlayacak? Kar edecek değil mi halka açık bir şirket olarak.  Ben saha sonuçlarından ziyade Trabzonspor’un geleceğinin ıskalandığını söylüyorum.

NEDEN SESLERİNİ ÇIKARMAZLAR?

Trabzonspor yönetimi şu anda bir-iki kişi ile gidiyor. Trabzonspor da başkan ve yönetimi toplumdan kopuk durumda… Allah razı olsun Abdullah Avcı geldi Trabzonspor’u saha içinde toparladı ve başarıyı getirdi. Şu bir gerçek ki, yönetim bunun arkasında bir birliktelik ve bütünlük sağlayamadıktan sonra bu başarı bir sonuca ulaşabilir mi? Soruyorum, nerede bu yönetimin birlikteliği? Niye Mehmet Yiğit Alp ya da diğer yöneticiler konuşmuyor? İstifa edenler niye etti? Ne vardı? Bunlar da konuşulmuyor. Mehmet Yiğit Alp benim babamın çocuğu değil, kendisiyle çok bir samimiyet ligimde yok, bizler babasını tanırız rahmetli Turan Alp’i, Turan Alp inde önceliği Trabzonspor’un menfaatleriydi. Bakıyorum izlediğim kadarıyla Mehmet Yiğit Alpin de önceliği Trabzonspor’un menafaaltleri olduğunu görmekteyim, o zaman Alp’e hepimiz sahip çıkmamız gerekir. Hani ya Mehmet Yiğit Alp gibi yöneticileri Trabzonspor’da çoğalta bilsek. Çünkü doğruları yapıyor…

Saha sonuçları her şeyi örtüyor mu? Newton’la başlayan sezon yapılan yanlış transferler alınan kötü sonuçlar ve eleştiriler vardı. Ancak Abdullah Avcı ile sonuçlar iyi oldu.

Bana göre örtmez. Abdullah Avcı’nın başarısının bana göre Ahmet Ağaoğlu ile hiçbir ilişkisi ilgisi yok. Eğer sezon başı Ahmet Ağaoğlu Abdullah Avcı ile anlaşmış olsaydı yanlış transfer de yapılmayacak, bu kadar parada çöpe gitmeyecek ti ve bugün takım daha iyi yerde olacaktı. Hatta bana göre Kupa’dan da elenmeyecekti. Ama olmadı, engel Ağaoğlu olmuştur.

O zaman şu mu çıkıyor, Trabzonspor Ahmet Ağaoğlu ile devam etmemeli mi?

Belli ki Ahmet Ağaoğlu yönetimin içerisinde bütünlüğü sağlayamıyor, kendisinin egosu yüzünden yönetimin içerisinde kopukluklar yaşanıyor. Eğer böyle devam ederse Trabzonspor’u zor günler bekliyor demektir. Ama şu yapılabilir, bu sezon sonu transfer mevsimi gelmeden bir genel kurula gidip güven tazelemesi gerekir diye düşünüyorum, yapmalıdırlar da…Böyle bölük pörçük nereye kadar gidilecek ki?

Mayıs ayında olağanüstü bir genel kurul olursa ne olur?


Antalyaspor’da aynı şekilde yönetim içinde ayrılık oldu. Başkan değişti. Aynı şekilde bizim de bir güven oylamasına ihtiyaç var. Şu anda yönetim içinde başkan da kenara çekildi. Aynı o örnekte olduğu için Trabzonspor yönetiminin bir kan değişikliğine transfer sezonundan önce ihtiyacı var. Çünkü transfer sezonunda Trabzonspor’un gidecek oyuncuları da olacak. Dolayısıyla yanlış yapılacak bir hareketin sonuçların maliyeti çok daha fazla olur. Bu maliyetleri karşılamak ve geleceğe daha rahat bakabilmek için tezden yapılmasının anlamı vardır.

Ekonomik olarak nasıl güçlenecek?

Trabzon’a İstanbul’dan gelen yöneticileri çoğu ne yapıyor? Geliyor ve sonra gidiyor. Trabzonspor’un üzerinde kalan eksiler kulübün üstünde kalıyor ama Trabzonspor’un yükü artıyor. Ama gidenler gitmeleriyle kalıyor. Trabzon’un ekonomisine baktığınız ve bu paraları Türk parasına çevirdiğinizde ödenmesi mümkün görünmüyor. Futbolcu satışı ve saha sonuçları ile bu borçlar kapatılmaya çalışılıyor. Yanlış bir transferin maliyeti 5-10 milyon Euro olabiliyor. Demek ki sadece saha sonuçları ve futbolcu yetiştirmeyle değil ekonomik olarak güçlenmesi ve yeni gelir kaynaklarının yaratılmasıyla beraber geleceğe çok daha güvenli ve ödemesini daha rantabl hale kavuşturması lazım. Bugün Trabzon’da herkes Trabzonsporlu… Ancak Trabzonsporlu olmak sadece takımın maçlarına gitmek değil. Trabzon’u sevenler ve yönetenler Trabzon’daki gelirlerden de Trabzonspor’a pay ayırması gerekiyor. Üniversite gibi, kolej gibi.. belli kuruluşlar buna örnek. Bugün İstanbul takımlarının yaptığı gibi yapmamız lazım. Trabzonspor A.Ş değil mi, aynı zamanda borsaya açık şirket değil mi? Dünyadaki futbol endüstrisine baktığımız zaman büyük kulüplerin gelirlerini aynı şekilde yaptıkları işler yok mu? Bugün Avrasya Üniversitesi’ni göz önüne aldığımız zaman, Avrasya Üniversitesi 10 sene gibi bir süreçte Trabzon’un en büyük ikinci üniversitesi oldu yaklaşık 10 bin öğrenci alıyor. Bütçesi de milyon dolarları buldu neredeyse. Demek ki burada bir şey var. Devlet aynı zamanda üniversite ve kolejlere büyük imkan veriyor. Bugün Akyazı’nın üstündeki 200 dönüm arazi boş duruyor. Ben de diyorum ki, ‘Bunu Trabzonspor’a kazandıralım.’

Bir de şöyle bir şey var, Trabzon kanadı, ‘İstanbul parayı versin biz yönetelim’  diyor. Bu konuda neler söylersiniz?

Ben Beylerbeyi’nde oturarak Trabzonspor hakkında ahkâm kesenleri çok gördüm. Onların buradaki uzantılarını da çok gördüm. Ancak bunların hepsi Trabzonspor’un iyi gününde varlar. Biz Trabzonspor Platformu kurduğumuz zaman onlarla toplantı yaptık. Biz bir şeylerle mücadele ederken herkes kapı arkalarından bakıyordu. Biz Trabzonsporluyuz. Trabzonspor’un ismiyle kendilerini dev aynasında görenler, ortaya çıktıkları zaman arkalarından 100 tane oy getiremezler. Bakıyorum da, beylerbeyi ve beylerbeyinin uzantısı olan bu kesimde olan kişiler, Trabzonspor’da bir genel kurul olmasın, bunlar pusuda beklerler ve hemen ortaya çıkıp, kendilerine rol biçmeye çalışırlar. Halbuki hiçbir güçleri yoktur.

Trabzonspor’da, kendilerini ‘Abi’ olarak nitelendiren özellikle Ünal Karaman’ın Trabzonspor’dan ayrıldığı süreçte perde arkasında önemli rol oynadı. Divan Başkanı Ali Sürmen’le yaptığımız röportajda da bununla ilgili gerçekleri kendisinden dinledik… Ünal Karaman’ın en büyük danışmanları niteliğindeki bu abileri ona, ‘Sen görevi bırakma, kovsunlar hem kahraman ol, hem de paranı al’ diyerek telkinde bulunmuş. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Ünal Karaman’a akıl verdiler, sonuç ne oldu? Ünal’ı da kaybettiler. Ünal’ı da camiada kötü duruma düşürdüler, Abilere bakar mısınız? Sözde Trabzonspor’un menfaatini düşünüyor görününler ama aslında bunlar kendi ve adamlarının menfaatlerini düşünürler. Ne yapmıştır bu abiler Trabzonspor için? Hadi söyleyin bizlerde bilelim, yalandan yere abilerin günahını almayalım!  Ünal Karaman’ın yaptığı teknik adamlığı da görüyoruz, en fazla 10 maçlık bir grafiği oluyor. Bana göre Ünal karamanın bundan sonra Trabzonspor defteri açılmamak üzere kapanmıştır, Ünal karaman üzerinde yönetim kurulunun yaptığı tasarrufu da sonuna kadar haklı bulup destekliyorum.. Ben bu kulübün her dönem bir yerinde olmuşumdur ancak hiçbir zaman yönetime talip olmadım. Ancak futbolun içinden geldim. Doğanspor’da genel kaptanlık yaptım. Sahanın kenarında durdum. Futbolu bilmeyen bir insan değilim. Trabzonspor’un abileri kim? Bugün ağzında puro ile dolaşıp, kendilerini ‘abi’ olarak nitelendirenler, Trabzonspor’dan başka işi olmayan insanlar mı? Bana göre onların Trabzonspor’a vereceği bir şey yok, olamaz da?

Beylerbeyi’nde bir fotoğraf işi gündeme geldi. Ve Divan Kurulu seçimleri?

Biz platformu kurduğumuz zaman Divan Başkanı Ali Sürmen hukukçu olarak gelip elini taşın altına koydu. Orada platforma gelen eski başkanlar, genel kaptanlar çağrılmıştı. Özkan Sümer de, Atay Aktuğ da, Salih Erdemi, Celal Ataman’ı da hepsi oradaydı. Bunun yanında Trabzon’un sivil toplumu hep oradaydı. Biz o zaman da hukukçu olarak Ali Sürmen’le hareket ettik. Ve mali kongrede Selahattin Ahıskalı, Hüseyin Usta… Trabzon’un hepsi oradaydı. O zaman divan kurulu başkanı Ali Özbak’ın yapmış olduğu 1500 (Yüzde 5’ten fazla) İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yaptığı üyeler karşısında bir hareket oluşturuldu. Onlar Diyarbakırlı, Şırnaklı insanları üye yapmıştı. Biz onların düzeltilebileceğinden hareketle Ali Sürmen’den hukukçu olarak danışmanlık aldık. Ve mali genel kurulda Ali Sürmen’le divana gittik. Bugün geldiğimiz noktada Ali Sürmen bir uğraş vererek seçildi. Ali Sürmen o gün için, o toplantıda, o kürsüye yürüyen insanlardan biriydi. Ama İstanbul’da dolayısıyla beylerbeyinde oturanlar o günü yoktu. O Beylerbeyi ayağından hiçbiri platformda yoktu. Belki Trabzon uzantılarından bir-iki kişi olmuş olabilir. Onların da bir etkisi yoktu. Ancak Ali Sürmen o günkü toplantıda fiiliyatın içindeydi. Ve o günü 1500 üyenin iptali de yapıldı. Aday varsa karşısına çıkar aday olur. Ama bugün Trabzon’un ileri gelenleri Ali Sürmen’in yanında. Nizamettin Algan, Celal Ataman, Salih Erdem, Özkan Sümer’in olduğu bir ortamda Ali Sürmen’in divan başkanlığına karar verildi.

Nasıl Trabzonsporlu olunur? Abilik nasıl yapılır?

Onu söyleyenlere soruyorum, bu ifadeyi söyleyen sizler nasıl bir Trabzonsporlusunuz? Ben de diyorum ki, Bunlar Trabzonsporlu değil Trabzonsporlu görünen Trabzonspor düşmanı. Trabzonspor demek babalarının çiftliği gibi, herkes ne kurtarırsa, ne çalarsa kardır hesabı gidiyor. Böyle bir zihniyet olursa o Trabzonspor’dan başarı beklenir mi? Böyle insanların Trabzonspor’a bir faydası olabilir mi? Abiliği sana toplum verecek. Ben şimdi bir büyük olarak sen bana saygı gösteriyorsan, benim sana, ‘ben senin abinim’ demekle olmaz. Ben sana bir abilik algısı verebilmişsem sen de bana, saygı gösterir ‘abi’ dersin. Yoksa abilik öyle değil. Ancak bugün herkes, Trabzonspor’a bugün nasıl bir kişiyi işe koyarımın hesabında. Yani herkes Trabzonspor’dan bir şey alıyor ama vermiyor. Ben de diyorum ki, ‘Trabzonspor’a yapılacak yönetim plan-proje ve verecekleriyle gelsin üyelerin huzuruna çıksın.’

Bugün altyapı nasıl oluşturulacak, altyapıdaki sistem nasıl olacak. Transfer maliyetleri artığı için pilot takım oluşturulacak mı? Trabzonspor’da çalışanlarla ilgili neler yapılacak. Ne gelirler elde edilecek? En azından çalışan insanların maaşlarını açılacak işletmelerden nasıl karşılanabilir? Trabzonspor’un saha içi gelirlerinden değil saha dışı gelirlerden karşılanabilmesinin yolları aranmalı.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Pazar günü çok önemli bir maç oynayacak Trabzonspor. Yönetim kurulu Fenerbahçe maçından önce birlik ve beraberliğini göstermesi lazım.. Ben bir taraftar olarak bu yönetim kurulunun futbolcularla beraber bir bütün fotoğraf vermesi gerektiğini düşünüyorum. Yönetim içinde küskünlere şunu söylemek istiyorum, “Trabzonspor’da darılmayacaksın. Haklıysan dargınlığında başkan yanlış yapmışsa hakkını savunacaksın, kamuoyuna yanlışları da sırası geldiği zaman söyleyeceksin. Söylemedikten sonra sen de aynı suçun altında kalırsın. Şu süreç geçilsin hesap kitap ondan sonra yapılsın. Yapanın yanına kar kalmamalıdır, yapılan yanlışlar!

Teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.