Eski Bir AK Parti Üyesinin Hazin Hikâyesi

Şu ikide bir kullandığım “ortalama vatandaş” tanımından biraz daha bilinçli, fikir ve zikir sahibi ama yine de sıradan bir yurdum insanı. Herhangi bi...

Şu ikide bir kullandığım “ortalama vatandaş” tanımından biraz daha bilinçli, fikir ve zikir sahibi ama yine de sıradan bir yurdum insanı. Herhangi bir makam ya da mevkii sahibi değil. “Sen gazetecisin, benden çok daha iyi yazarsın” dedi ve bana AK Parti üyelik sürecini anlattı. Doğrusu hikâyesinde dün, bugün ve yarına dair önemli dersler olduğunu düşündüğüm için ben de olduğu gibi sizlere aktarmakta fayda gördüm.

Kurulduğundan bugüne kadar AK Parti’den başka hiçbir partiye oy vermemiş. Yerel-genel fark etmemiş, ittifak falan tanımamış. Yani öyle partisine kızıp gücenip de ittifak içi partilere de yönelmemiş. Belki politize bir insan olmadığı için belki başka bir sebepten dolayı partiye üye olmak 2007 seçimleri sonrasında aklına gelmiş. Gitmiş en yakın ilçe merkezine.

Kırmızı halı beklemiyordum ama yüzüme bile bakılmaması garip geldi. Bir form verdiler, doldurdum teslim ettim. Üyeliğimin ne zaman kabul edilip başlayacağını sorduğumda bana mesajla bildirileceğini söylediler” dedi ve devam etti.

Tam bir sayı veremem ama 17 yılda belki 17 defa aranmamışımdır. Ancak kesin bir şey söyleyebilirim, o da bu aramaların hepsinin bir yerde kalabalık toplanması gerektiği zamanlarda olduğu. Bir derdim tasam var mı, yaşadığım semte ya da ülkeme dair bir fikrim, projem, kaygım, endişem var mı diye Allah kulu sormadı. Arayan görevlilere bu şikâyetimi her defasında ilettim. Yani “Bakın, beni sadece böyle zamanlarda arıyorsunuz. Bu gidiş hayra alamet değil. Parti üyesi seçmenle üye olmayan seçmenin bir farkı olmalı, o da sadece kelle sayısını artırma çabası olmamalı. Bu dediklerimi ‘yukarıdakiler’e iletin” dedim. Yok, en ufak bir farklılık olmadı. Anlaşılan o görevlilerin önüne bir liste koyuyor ve belli bir zaman diliminde hepsini aramalarını istiyorlardı. Onlar da görevlerini hakkıyla (!) yerine getiriyor, sonra dalgalarına bakıyorlardı”

En son 31 Mart yerel seçimleri öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılacağı Büyük İstanbul Mitingi için aramışlar. “Baktım şikâyetin falan hiçbir faydası yok, ben de hiç vakitlerini almadım ve duymak istediklerini söyledim” diyor. Mitinge gitmiş mi peki? Hayır. Sayın Cumhurbaşkanı mitinge katılımdaki düşüşü rakamlarla ifade etmişti. Demek duygu ve düşüncelerinde yalnız değildi; onun gibi yüzbinler, belki milyonlar vardı.

Emekli değil. Yaşı kendinden küçük çok sayıda emekli tanıdığı olmasına rağmen emekliliğine daha yıllar varmış. Geçim sıkıntısı geride kalan yıllar içinde ekonominin en ferah olduğu dönemlerde bile hiç yakasını bırakmamış. Eşi dostu kendisine “Bunca meziyetin var da yakınındaki siyasetçiler neden senden istifade etmiyor, seni layığın olan bir göreve yerleştirmiyor?” sorularına cevap verememiş, çünkü sorunun cevabını kendisi de bilmiyormuş. (Belki biliyordu da partisine konduramıyordu, yıkılmış psikolojisinin üstüne ısrar edip sormadım)

Ancak yine de kritik bir soruyu sormak durumundaydım vatandaşa: 31 Mart seçimleri böyle sonuçlanmasaydı yine de parti üyeliğinden istifa edecek miydi?

Bu kararı aslında parti üyesi seçmenle üye olmayan seçmen arasında pratikte hiçbir fark olmadığını idrak ettiği anda aldığını, yine de bu durumun değişebileceği umudunu taşıdığı için ertelediğini, artık umudu kestiği anda da uygulamaya koyduğunu söyledi. 

17 yıllık bir sürecin ardından büyük bir yılgınlık ve hayal kırıklığıyla birlikte AK Parti üyeliğinden istifa etmiş.

Bundan sonra siyasi tercihlerini hangi yönde kullanacağı, üyelikten istifa ettiği halde yine AK Parti’yi destekleyip desteklemeyeceği konularına girmedik. Belki başka bir yazı ve analizin konusu olabilir. Ben başta da dediğim gibi bu hikâyeden önemli siyasi ve sosyolojik çıkarımlar elde edilebileceği düşüncesiyle aktarmak istedim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Şirin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.

02

Abdullah Gözaydin - Kişisel menfaat beklemeden partilere üye olup partinin başarısı için çalışanlar Bir gün ihtiyaç sahibi olana kadar akıllarına gelmeyen soruları düşünmeye başlarlar. Bu sağlıklı bir düşünce değil. Partiler Ülkenin birliğine kalkınmasına hzmet etmek için vardır. Bunu başaramayan parti silinmesi gerekir. Bizim halkımız partilere kişisel Faydacılık anlamında baktığı için yanıldığını anlaması uzun sürebiliyor, İhtiyaç sahibi olmayanda ömür boyu sürebiliyor. Doğru olan Ülke adına yönetime gelenlerin Ülke için ne yaptığı-yapmadığı düşünülse bu pişmanlıklar olmaz.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 12:43
01

Bir Vatandaş... - Milyonların sesi olmuş röportaja konu olan kişi,

Gerçekten çantada keklik seçmen devrinin artık bittiği bir gerçek ancak bilinçsiz yeni nesil bir seçmen doğduğu da gözlerden kaçırılamaması gereken önemli bir konu.

Özellikle 18-25 yaş arası seçmen kitlesinin ülkedeki yatırımlardan ve siyasi geçmişin icraatlarından bi haber olması, sosyal medya ile adeta bir sürü psikolojisi ile yönetilmesi ülkenin en acı durumu...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 12:31


Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?