El Değiştiren Belediyelerden Yükselen Kokular

Yerel seçimlerin ardından devir teslim edilen belediyelerden gelen can sıkıcı haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Tabii belediye aynı partiyle devam e...

Yerel seçimlerin ardından devir teslim edilen belediyelerden gelen can sıkıcı haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Tabii belediye aynı partiyle devam ediyorsa böyle bir şey söz konusu olmuyor ama farklı partiye geçmişse o zaman kokular yükseliyor.

Bunların bir kısmı bulanık suda balık avlamak isteyenlerin çabaları olabilir, geçmişte bu tür çabalara da şahit olduk. Ancak birçoğunun gerçek olduğu ne yazık ki inkâr edilemez. Yeni görev alan yetkililer iddiaların ispatlı, belgeli olduğunu ifade ediyorlar.

Burada iktidar partisini tefe koymak gibi bir niyetimiz yok. Muhalif partilere mensup belediyelerde de benzer gelişmeler yaşanıyor olabilir, o da ancak gelecek seçimlerde belediyelerin farklı partilere geçmesiyle ortaya çıkar.

Toplum da masum değil

Peki neden böyle oluyor? Başlıca iki sebep sayabiliriz:

Birincisi, toplum olarak ciddi bir ahlâk problemimiz var. Acı ama gerçek. Belediye hangi siyasi partideyse o partiye yakın olan kitleler zengin-fakir fark etmeksizin belediyelere çullanıyorlar. Zengin ihale istiyor, fakir yakınlarına belediyede iş. Belediye yönetimi bu baskıya bir süre direnebiliyor, sonra bunalıp teslim oluyor. Sadece halk değil, aynı siyasi partinin yetkilileri de bu pastadan nasiplerini (!) almaya bakıyorlar. Gelmiş geçmiş en dürüst ve temiz belediye başkanlarından biri olan Üsküdar eski belediye başkanı merhum Mehmet Çakır’a “yukarılardan” gelen “Sen galiba bir daha aday gösterilmek istemiyorsun” uyarısı bizim kulağımıza kadar ulaşmıştı.

Düşünün: Belediye başkanı büyük bir hevesle göreve başlıyor, ideali o beldede eşsiz hizmetler yapmak, bütün problemleri çözmek, unutulmazlar arasına girmek. Fakat o da ne? Birkaç gün sonra bir aile büyüğü geliyor ve kendisinden yasalara aykırı bir şey istiyor. Başkan reddedince yakını yüzünü ekşitip gidiyor, başkanın tavrını eşe dosta anlatıyor. İstediği şey yasal mı değil mi, haram mı helal mi hiç umurunda değil.

Öyle bir şey olursa başkan istifa etsin”… Olur efendim? Başka arzunuz? Ne olacak o zaman? Yerine başkasını getirecekler ve çarklar işlemeye devam edecek. Hiçbir şey düzelmeyecek. Başkanın adı da tarihe altın harflerle yazılmayacak. Altın harfleri geçtik, çoğu kimse kendisini enayi diye anacak.

İyi ki seçim var

İkincisi, belediyeyi yönetenlerin gelecek seçimi kaybetme korkularının olmaması. Yani seçimi garanti görmesi. O zaman cıvatalar gevşiyor, ahlâki sınırlar belirsiz hale geliyor. İnandığı gibi yaşamayan yaşadığı gibi inanmaya başlıyor. Mesela belediye “bankamatik memuru” istihdam (!) etmeyi bir tür sosyal yardım gibi görür hale geliyor. Yandaşlara ihaleler falan? Canım onlar da aldıkları işlerden hayır işlerine kaynak (!) aktarıyorlar.

Bütün bunlar asla mazur ve masum değildir ama toplumun bugünkü ahlâk anlayışı ve mevcut siyasi sistem göz önüne alındığında ne yazık ki normaldir.

Çözüm nedir? Toplumu eğitmek. Başka yolu yoktur. O da akşamdan sabaha olacak iş değildir ama imkânsız hiç değildir. Allah aşkına bu ülkenin eğitim sisteminde din ve ahlâk diye ne öğretiliyor? Bu eğitimin içinde haram ve helâl kavramları ne kadar işleniyor? Seküler anlamda da yolsuzluk ve adaletsizliğin toplumun huzurunu ve dengesini bozacağı anlatılıyor mu?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Şirin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?