Seçmende Nasrettin hoca zihniyeti

Seçime kısa kala bir iftardayız. Aynı masayı paylaştığım iki arkadaş kendi aralarında sohbet ediyorlar, ben de ister istemez kulak misafiri oluyorum....

Seçime kısa kala bir iftardayız. Aynı masayı paylaştığım iki arkadaş kendi aralarında sohbet ediyorlar, ben de ister istemez kulak misafiri oluyorum. Bunların biri CHP’yi açıktan savunmuyor, aslında siyasi tartışmalara da pek girmiyor ama kendini sol eğilimli biri olarak kabul ediyor. Diğeri hem akademisyen hem de partiye ciddi eleştiriler getirmekten de çekinmemekle beraber akşam sabah CHP’ye destek istiyor. İkisi de kendi mecralarında kanaat önderi sayılır.

Biri “CHP ya kapatılmalı ya da bir vakfa dönüştürülmeli. Artık iflah olmaz” anlamında sözler sarf ediyor. Akademisyen daha net: “Hayatımda CHP kadar iğrenç bir parti görmedim” Tabii bunu keyifle söylemiyor.

Mayıs’taki genel seçimlerin ardından da buna benzer analizler okumuştuk. Yani CHP artık iktidara gelemez, miadını doldurdu, vakfa dönüştürülmeli vs.

Söylemeye bile gerek yok, kısa süre önce yapılan yerel seçimlerden sonra çok farklı bir siyasi iklim var. Genel seçimlerde merkezi iktidara tekrar onay veren seçmen bu seçimlerde aynı iktidara ağır bir ikazda bulunurken CHP’ye de kimsenin beklemediği kadar yüksek bir kredi açtı.

Şimdi de “İki seçimi birlikte düşünmek lazımdır. O zaman daha mantıklı bir sonuca ulaşırız” ya da “Seçmen mesajı aslında genel seçimlerde vermişti” gibi analizler görüyoruz.

Bu neye benziyor, biliyor musunuz?

Nasrettin hoca hamama gitmiş. (Hakkında anlatılan bütün fıkralardan anladığımız kadarıyla) fakir biri olduğu için olsa gerek, kimse kendisiyle ilgilenmemiş. Hoca hiç istifini bozmamış. Eski bir havlu, yırtık bir peştamal, bozuk bir musluk. Güzelce yıkanmış, paklanmış, çıkarken de 10 akçe bırakmış! Aslında ücret bir akçe.

Hamamda çalışanlar mahcup ve pişman olmuş, bir daha gelirse hizmet ve saygıda kusur etmemeyi kararlaştırmışlar. Hoca bir süre sonra yine gelmiş. Kapıda karşılamışlar; ipek havlular, yeni peştamallar, başında birkaç tellak… Ama o da ne? Hoca çıkışta bir akçe vermiş.

Çalışanlar şaşırıp “Ama hocam geçen hafta 10 akçe vermiştin, ne iştir?” diye sorunca da “Bu geçen haftanın ücretiydi. Geçen hafta verdiğim de bu haftanın…” demiş ve çıkmış gitmiş.

Gerçi iktidar genel seçimlerden yerel seçimlere kadar seçmene 10 akçe vermiş gibi de davranmadı. Davransaydı seçmen Nasrettin hoca kadar insafsız (!) mukabele etmezdi belki.

Seçim sonuçları herkesi fena halde şaşırttı. Dolayısıyla bugünkü ahval ve şeraitte “CHP kapansın, vakıf olsun” falan diyen yok. Bu sonuçta CHP’nin kongredeki başkan değişimi başta olmak üzere attığı olumlu ve isabetli adımların büyük etkisi olduğundan şüphe yok. Bu adımlar istikrarlı bir şekilde devam ettiği takdirde Türkiye’nin kurucu partisine asla yüz vermeyen geniş kesimlerin tavırları yumuşayabilir. Böyle bir süreç de bütün ülkenin hayrına olur.

Seçim sonuçları ve bundan sonraki dönemlere dair çok şeyler söylenebilir. Biz de söyleriz ama uzatmayalım. Şimdilik son söz olarak: Odağında insan olan hiçbir alanda (siyaset, sosyoloji, ekonomi ve diğerleri) kesinlikle asla dememek gerekiyor. Yıkılmaz denen kaleler yıkılıyor, hayatından umudu kesilen canlılar ayaklanıp koşmaya başlıyor.

Seçim sonuçları ülkemiz için hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Şirin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?