Çıkara Akarsa Gönül

Çıkar hem kör hem de nankör eder. Akıl geride kalıp, insanlık uykuda, iman sükuta çekildi mi kişide. Felakete tellal çağırmaya gerek yoktur. Bir de o...

Çıkar hem kör hem de nankör eder. Akıl geride kalıp, insanlık uykuda, iman sükuta çekildi mi kişide. Felakete tellal çağırmaya gerek yoktur. Bir de o sırada çıkar yola çıkarsa kişide görsel ne olursa olsun hal ve tavır insanlıktan yoksundur.

Bunun yanında insanlık, din, güzel huy, nazik davranış ve tatlı cümleler ile çıkarın getirdiği çirkinlikleri örtmek. Bu tavırlarda başarılı olmak hızlı ve sağlam yol almaya yardımcı olur. Birde bu duruma şövalyelik, şakşakçılık yapan bir çok kişi eklendiğinde daha gerçekçi ve artık yapılan çıkar ego görüntüsü gerçek olmuş olur.

Hatta öyle ki olması gereken, doğru davranış olmaya başlar. Gözler kör gönüller nankör olur. Adalet susar, hak uyur çıkar hep önde koşar.  

Artık yaşamın gayesi sabah erken kalkıp güneşin doğuşunu görmek, sıcak bir ev çayı, kahvesi içmek, dünü ve günü anlamak, anlatmak. Sehpanın yada masanın üstünde bir çiçeği durduğu köşede yorumlamak. Yazı, baharı, kışı, konuşmak geçen ve gelecek mevsimi gerektiği biçimde yaşanmışlığı konuşmak unutulmuş.

Geçen yaz elmaların, armutların olup olmaması değil. Komşunun elma ve armutlarından nasıl çıkar sağlanacağı. Ne şekilde biraz daha fazla alınıp alınmayacağı derdi ile dertleniyoruz.

Tanıdıkların kazancı, aldıkları elbiseden öteye geçip, yedikleri içtikleri şöyle beklesin. İşlerinden, kazançlarından nasıl ve ne şekilde tırtıklarız. Evlerinin huzurunu bozup yaşayacakları tartışmaları ne şekilde öğrenip daha çok harlarız.

Komşumuzun en zayıf, mahrem ve özel durumlarını öğrenme gayreti içine girip bu noktalardan onların yaşamlarını yormak, yaşam tarzlarını aşağılamak, kendimizi üstün gösterme gayreti içine girip bulunmaz Hint kumaşına bürüneceğiz derken kişiliğimiz Hint fakirinden daha da öteye geçtiğinin farkında değiliz.

Derdimiz kıskançlık, haset ve egolarımızın yarışmasına girdiğinde kör ve nankör olup çıkarız. Nankörlük için yapılan tanımlamalarda o şirin kedileri çoktan aşmış artık durumlarımıza hiçbir sıfat tanımlaması girmemektedir.

Çıkar peşinde bütün hislerimizi, yaşamsal duyularımız, yaşam zevklerimiz, sanatsal algılarımız körelmiş olur. Gönül gözümüz nasırlaşır bakı gözümüz ise her şeyi çıkar, herkesi çıkar görmeye başlar.

Kişi eşini, anne, babasını, çocuklarını daha bu çıkar çerçevesinde yaşamaya başlar. Sevgi ve saygısı çıkarı değerinde olur. Herkesin bu şekilde yaşadığını ve düşündüğünü düşünerek artık normal davranışlar, istekler, sunumlar çıkar olarak değerlendirilip o derecede karşılık görür.

Size sunulan çıkar değerlendirmeniz altında olursa o kişiyi kötü ilan eder ondan uzak durmaya başlarsınız. Yok eğer size sunulan sizin çıkarlarınız seviyesine çıkmış olursa daha fazlasını alma, edinme gayretine girersiniz.

Bu köşe kapmaca yaşamı içinde yaşanan ve yaşatılan stresle, hüzünler üzüntüler ise bireylerin his ve duyguları derecesinde, maddi manevi zarar görürler. Saçları erken beyazlar, yüzler erken buruşur, sohbet çoktan biter, komşuluk uzaklaşır.

Kavgalar, küsmeler, kırılganlıklar çoğalır. Şikayetler, tuzaklar, yeminler entrikalar hakim olur yaşamınıza.

Gönül gözü çıkar peşinde köreldikçe ne almış olduğunuz kıymetli, kutsal ve başarılı eğitim verimini, başarısını gösterir. Ne de toplum içinde kendinize konum edinebilirsiniz. Artık sizin için herkes anlık bir siluet olmuş olur.

Hiçbir muhabbet doyurmaz, yaşama, yaşamaya hep aç hep yoksun olursunuz. Günlük çıkarların anlık mutluluk hissi yanında her an her gün mutsuz, düşünceli ve yorgun bir yaş içinde kalırsınız.

Kurduğunuz çıkar planından öteye geçemez onun içinde kullandığınız yalan ve tuzaklarının takibi içinde bitap düşersiniz.

Oysa güzel bir müziğin, şiirin, masalın, sohbetin insanın ruhuna şifa yaşamına huzur ve mutluluktur.

Zeka çalmak, dolandırmak, yalan zincirini kavi yapmak değildir. Zeka yaşamı size sunulduğu çerçevede en zor zamanda dahi yaşamayı his etmeyi, ettirmeyi bilmektir. Birini dolandırmak, yalanını inandırmak zeka değildir.

İnsanlara yaptığınız kötülüklere karşılık susmaları, size tepki göstermemeleri ise anlamamış, zekasızdır, cahildir anlamında anlamanız sizin cahilliğiniz, insansızlığınız, kişiliksiz ve dolandırıcılığınızdır. Onların sizden kat kat üstün kişiliğe sahip olmalarındandır. Sanırım…

Kim bilir belki de sizi kötü bir film izler gibi izlemekteler de siz farkında değilsiniz

Selam, saygı ve sevgilerimle. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazmiye Yazıcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?