Teknolojinin Mikro Yaşama Uyumu

Yaşamınızda bir tohumu toprağa ekip günlerce büyümesini beklediniz mi? O tohumun minik bir yeşertisini sabah akşam takip ederek önce bir fidan sonra d...

Yaşamınızda bir tohumu toprağa ekip günlerce büyümesini beklediniz mi? O tohumun minik bir yeşertisini sabah akşam takip ederek önce bir fidan sonra da unuttuğunuz kocaman bir ağaç olduğunu gördünüz mü?

Bir tohumun bir sebze olmasını beklediniz mi? Küçük bir hayvanı besleyip büyümesini izlediniz mi? Onun size olan bağlılığını gördünüz mü? O güzelliği yaşadınız mı hiç?

Sevmeyi, muhabbet etmeyi, mutlu olmayı başarmak ve yaşam içinde, yaşamın belirsiz sürecinde daima tebessümle hayata bakmak için güzelliklerle bezemeli yaşam yolunu.

Hüzünleri, acıları ve dertleri yaşarken bir yanımızda bir güzelliğin olmasını istiyorsak bunu başkasından beklememeliyiz. Herkes kendi güzelliğini kendisi ortaya koyar. Bunun için herkes mutlu olmak, huzurlu olmak ve zor zamanda neyin mutlu edeceğini kendisi bilir. Bunu kendine kendisi hazırlamalıdır.

Küçük bir tohumdan minik bir çiçek, bazen güzel bir kitap, bazen minik bir kedi, kuş kim bilir herkesin mutlu olacağı yaşama mutlu bakacağı şeyler çok farklıdır. Ne kadar farklı olsa da herkes kendi mutlu olacağı ortamı kendine oluşturmalıdır.

Bir fırçayla tuvale renkleri buluşturmak. İçindeki hisleri kelimelere dökerek mutlu olmayı sağlamak. Bu tür güzellikler hem mutlu olmayı hem de yaptığımız işlerde başarılı olmak. Çevremizde olan insanlarla daha mutlu ve daha sağlıklı diyaloglar içinde yaşamayı sağlamış oluruz.

İnsan istediği, hayalini kurduğu, yaşamını mutlu edecek küçük şeylerin peşini bırakmamalı. Onların olması için mutlak zaman ayırmalı. Mutluluk daima detayda saklıdır. Küçük görünmeyen, önemsiz düşünülen detayda saklıdır. O detayları kaçırmadan, o istek anında kimseye zarar vermeden yapmalı insan.

Yağan yağmurun altında yürümek istiyorsak ve bu bizi mutlu edecekse bundan kaçınmadan bunu o anda dilediğimiz şekilde yapmalıyız. Yaşımızın kaç olduğu önemli değil önemli olan ne istediğimizdir. Bir salıncakta sallanmak istiyorsak, sokakta bilye oynamak istiyorsak bundan kaçınmadan bunu yapmalıyız. O ne der bu ne der sorularından kaçınmalıyız, o soruları kendimize dert edinmeden mutluluğu mutlu olmayı elimizden kaçırmamalıyız.

Mutluluk kişinin elinde bir tohum tanesi kadar, bir yağmur damlası kadar. En iyi eğitimi almış olsanız da, dünyanın bütün zenginlikleri sizin olsa da iç dünyanız tamam değilse hiçbir zaman mutlu değilsiniz. Mutluluk, huzur kişinin kendisinde başlar ve etrafına yayılarak büyür.

Kişi öncelikle kendi içini, manevi dünyasını tamir etmelidir. Orayı eğitmeli, oranın diplomasını yüksek tutmalıdır. Maneviyatı sağlam olmayanın huzuru da olmaz. Huzuru hep başka yerlerde, kendimizden uzaklarda aramamız sadece zaman kaybı ve ömrün tükenmesine sebep olur.   

Yaşamımızda küçük gördüğümüz, detay dahi görmediğimiz bir çok şeyin aslında bizim yaşama daha tutkulu bağlanmamıza neden olur. Mühim olan bunu görmek, keşfetmek ve uygulamaya geçirmek. Günümüz yaşam şartları, teknolojinin getirdiği yaşam kültürü kirliliği neyi istediğimizi, anlık yaşam tarzımızı ve geçmişten dinlediğimiz, yaşadığımız ne varsa hepsini bizden uzaklara atmış.

Yaşam kültürümüzü kaybettiğimiz gibi günün getirdiği kendimize yabancılaşma bizlerin mutlu olmasına engel olmuştur. İkisi bir arada yaşamayı beceremedik. Teknoloji ile nostalji dediklerimizi birleştirme becerisine ulaşamadık. Oysa bizi biz yapan iç dünyamızı huzura erdirmeden teknolojinin reel faydalarını da yanlış kullanmakta huzursuz, mutsuz yaşama devam etmekteyiz.

Belki kağıt sayfalardan oluşan bir kitap bulup okuyamayız, fakat elimizdeki teknolojide bir kitabın okunması için bir süre ayırabiliriz. Evimizin pencere kenarında, balkonunda minik bir tohumun bir vazoda büyümesini seyredebiliriz. Yağmur yağarken, kar yağarken evimizin penceresinde kahvemizi yudumlarken sevdiklerimizle yapacağımız gün dışı gündem dışı muhabbet. Bunların bir çoğu bizlerin yarına daha mutlu ve daha umutlu bakmamızı sağlar.

Oturup bir daha düşünmek gerek yaşadığımız anları, o kırgın olduklarımızı, yorulduklarımızı, bizi yoran, sevindiren ne varsa yeniden oturup düşünmeli ve teknoloji ile yaşam şartlarımız ile bizi düşünüp yaşamın mutluluğuna adapte etmeliyiz.

Selam, saygı ve sevgilerimle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazmiye Yazıcı - Mesaj Gönder

# yaşam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?