Gerçek Dünyada Yaşamak

Gönül gözü ne işe yarar. Hep konuşmalarımızda gönül gözü açık, açık olsun gibi cümleler kurar, kullanırız. Gönül nedir ki gözü nerede. Gönül kısaca i...

Gönül gözü ne işe yarar. Hep konuşmalarımızda gönül gözü açık, açık olsun gibi cümleler kurar, kullanırız. Gönül nedir ki gözü nerede. Gönül kısaca iç dünyamız ise o dünyamızdan dışa bakımız da gönül gözümüz olur.

Kim bilir belki de sustuklarımız. Boğazımıza dizilen cümlelerimiz ve hislerimizdir. Ön yargılarımız da oradan beslenmektedir belki de. Yaşanmış ne varsa orada depolanıp yaşam içinde iç dünyamızı perçinler.

Yaşanmış ne varsa geçen zamanda insan gönlünde mutlaka bir iz bırakır. Bakısında bir görsel bırakır. Daha sonra yaşanacak olay ve görsellerin benzeşmesi ile ön yargılar oluşur. Öne çıkar sabırsızca dile düşer ve böylece ön yargılı olmuş oluruz.

Kim bilir belki de erken teşhistir ön yarı ve böylece yanlış teşhis olasılığı hep yüksek olur. Oysa gönülde ve düşüncede iyi analiz edilip birkaç örnekleme beklentisi yapılarak  bir süre sonra esas ortaya çıkar ve yargı doğru işlevsellik kazanmış olur. Ön yargı ile ön görü birbirine karışmadan kullanıma girmiş olur.    

Gönül insanın yaşam yeri, yaşama tutunma ve duygularını derinlemesine sessizce yaşadığı, hesaba çektiği yerdir. Kötü durumlarda ilk vurgun yediği, üzüldüğü, sevindiği yerdir. Düşünmeden bir an, o anda yıkıldığı, yükseldiği yerdir.

Hisleri, duyguları orada demlenir. Tek düze yaşamda dürtüler, telkinler doğrultusunda yaşadığı yaşamda eğer orayı dinlemez ve oradan düşünmeye başlamaz ise mutlak hatalar yapacaktır. Empati oradan kurulur. Başkasını anlama, his ederek onun gibi olmuş olmayı orada yaşamak çevreyi anlamaktır.

Hatta doğayı, çiçekleri, hayvanları, gün doğumu, gün batımı orada yaşanır, his edilir ve his edilenleri bazen cümlelere, şiirlere, şarkılara götürür. Bizleri doğruya, güzele ve en az hata ile sonuca getirir.

Ben hayatı irdelemem tek düze yaşarım cümlesini kurduğumuzda bu cümleden ne anlarız? Olan biten beni pek bağlamaz, kimsenin işine karışmam, aman boş ver gitsin bana dokunmasın da. Bu cümleler bizleri çoktan yaşamın dışına ötelemiş. Gönül gözü uykuda, hisler ise üç maymunu oynamaktan. İşin doğrusu yarın yokuz demektir.

Oysa yaşamdan mutlu anlar yarına taşımayı bilmeliyiz. Bir o kadar da hüzünlü anları taşımalı her biri bir duruma tecrübe olacaktır bir gün. Her biri ön yargıyı doğru ve sağlam yermeye veya övmeye sebep olacaktır.

Vicdanın gücü ve güzelliği, düşüncenin doğru ve sağlam olması verilen kararların gerçekleri yansıtması ve o gerçeklere yapılacak dokunuşların zararsız olması için gönül gözünün her şeye dokunması gerekir.

İnsanlar öncelikle gönülden dokunsalar bir birine o zaman mutsuz, sıkıcı, ne yapacağını bilmeyen, geçim ve çıkar derdinden başka hiçbir duygusallığı yaşamayan. Sanal alemde bütün aciz ve zor anlarımızın yada en gösterişli anlarımızın videosu ile eğlenip gerçek güzelliklerden uzaktayız.

Bütün eğlence ve becerilerimiz ise yaşamın sanal alemde bilinmez paylaşımlarımızdır. Romantik bir şiir, içine alan bir roman bulmak ve oralarda dolaşmak. Okuyarak dinlenip yaşadığımız doğayı daha iyi anlama özelliklerimiz gitmiş.

Sabah akşam paylaştığımız genellikle soyut bir durumun ne kadar beğenildiği veya ne kadar tıklanıp paylaşıldığı peşinde koşarak aradığımız mutluluklar. Ortalıkta ne ders alınacak bir durum ne de özenilip rol model seçilecek bir ortam var.

Bunların hepsi bir yana kişi vicdanı ve kendisi olan gönlü ve gönül gözü ile topladıklarını yalnızca kendisi ile bir kahve içimi yalnız kalamıyor. Hep bir yerlerde birileri ile olmak zorunda kalmaktayız.

Belki de hiç gidemeyecek, dokunamayacak, bir araya gelemeyecek yer ve kişilerle muhatap olduğumuz her anımızdayız. Saat ve zamanın belli olmadığı düzensiz bir gün yaşayıp. Gece yarıları çok uzaklarda, gün içinde yanımızda olan dostumuzun biraz uzağında veya çok ama çok uzağında.

Sonuç olarak gönlümüzü neşelendirip o neşeli ve mutlu hisler ve düşüncelerle sohbet etmeyi. Dertlerimizi çözmeyi, çevremize dokunmayı başarmak. Gerçek mutluluklar ve gerçek dünyada yaşamak başka güzelliktedir.

Yapay görselde oluşturulan dünyada yaşamak. Sadece insanı ve insanlığı bitirir. Oysa gerçek dünyada gönül gözü ile gerçekleri yaşamak. Kar, güneş, yağmur ve çiseyi dokunarak içine girerek yaşamak apayrı bir dünya ve daha şiirsel bir dünya olduğu gibi insan vücudunu ve düşüncelerini zinde tutar.

Selam, saygı ve sevgilerimle…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazmiye Yazıcı - Mesaj Gönder

# yaşam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler