Bir  Sevdadır Liderlik

Siyaset kendi liderini kendisi yetiştirir. Dünyanın en zenginini, en popülerini, zirve yapmış sanatçısını getirseniz çekirdekten yetişenin yerini tut...

Siyaset kendi liderini kendisi yetiştirir. Dünyanın en zenginini, en popülerini, zirve yapmış sanatçısını getirseniz çekirdekten yetişenin yerini tutamaz. Türk siyasi hayatında buna dair örnekler çoktur. Bu örneklerin başında rahmetli Süleyman Demirel’den sonra gelen Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çok partili siyası hayata geçtikten sonra, Anadolu’nun en ücra yerinde yaşayan kadın erkek vatandaşlarımız bu iki ismi hiç unutmaz. Bunun dışındakileri sorsanız isimlerini bilmeyebilirler. Ama bu iki liderin ismini köylüsü, şehirlisi kadını erkeği ve çocuğu bilir.

Liderliğin okulu yoktur. Bir sevdadır, bir tutkudur liderlik. Sermayesi insandır. İnsanı sevmektir. Onun çalışma hayatını herkes sürdüremez. Halktan aldığı manevi gıdadır onu besleyen. Onun çalışma temposuna normal yapıdaki bir insan ayak uyduramaz. Gecede 3-4 saatlik uyku fırsatı her zaman bulamaz. Gözü ve kulağı her zaman gelecek bir habere hazırdır. Çünkü 85 milyonun sorumluluğunu taşıyor. Siyasi hayatta bir yanlış sizi sahneden siliyor. İsteseniz de bir daha toparlanamıyorsunuz.

Rahmetli Demirel’in dönemi, şimdiki zaman göre daha güç şartlardaydı. Siyasi yelpaze daha dağınık, ekonomik şartlar daha kısıtlıydı. Askeri vesayetten bir türlü kurtulamamıştı. İki büyük askeri darbe, ültimaton ve muhtıralar onu çok yormuştu. ABD’nin Türkiye üzerindeki baskısı onu çok engellemişti. Bu nedenle 1980 askeri darbesinde Hamza Koyda diğer zamanın parti liderleri ile gözaltına alınmıştı. Siyasi kadro ile askeri kadro şimdiki gibi uyumlu değildi. Türkiye iki askeri darbe ve muhtıralar ile yarım asır gerilemiştir. Çok şükür artık bu sıkıntılar kalmadı. Türkiye şimdi artık çarklar hızla dönüyor, savunma sanayisi göz dolduruyor. İhracat patlama notasına geldi. Devletin öz güveni artıyor. Milli ve yerli üretim çağ atlıyor. Dışa bağımlılık nispeten azalıyor. Her zaman şartlar normal gitmiyor. Ülkemiz deprem kuşağında bulunuyor. Her yıl bir deprem felaketi oluyor. En son 11 ili kapsayan deprem ile elli bin canımızı kaybettik. Yaraları sarmak için devletimiz 104 Milyar dolarlık bir harcama planı hazırladı. Bu miktar çok büyük bir harcamadır. Dünyada hiçbir devlet böylesine bir yardım elini vatandaşına Türkiye kadar uzatamaz.Elbette bunu doğal olarak vatandaşımıza yansımaları kaçınılmazdır. Küresel ekonomik kriz meyanında Türkiye’de de enflasyon ve pahalılık halkımızı zora sokuyor. Ama alınan önlemlerle sıkıntıdan kurtulacağımızı ümit ediyoruz.

 Allah cumhur başkanımız ve seçkin ekibine kolaylık versin. Üzüntüler ve zorluklar paylaşılarak azalır. Yoksa yerel seçimler bahanesiyle sorumsuzca istismar işimizi daha da zorlaştırır. Hele hele emperyalist güçlerin maşası ve oyuncağı olan terör partileri ile işbirliğine giden muhalefetin tutumu halkımızı derinden üzüyor.             

               

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?