Değişimin Kendisi Defalarca Değişti Bu Kafa Değişmiyor

Günlerdir çokça tartışılan, en revaçta olan konulardan biri Tayyip Erdoğan’ın ‘oy yoksa hizmette yok’ sözleri. Muhalefet partilerinin gündemini beli...

Günlerdir çokça tartışılan, en revaçta olan konulardan biri Tayyip Erdoğan’ın ‘oy yoksa hizmette yok’ sözleri.

Muhalefet partilerinin gündemini belirleyen bu cümleleri dillerinden düşürmüyor olmaları aslında çok normal kabul edilebilir. Öyle ya bir ülkenin cumhur başkanı halkına şantaj mı yapıyor diye sorulabilir. Muhalefetin üzerinde durduğu iktidara vurmaya çalıştığı, iktidarın yumuşak karnı zannettiği nokta tam da burası. Peki durum göründüğü gibi mi? Muhalefet buradan kendi namına bir pozitif ivme yakalayabilir mi?

Önce sözü kimin söylediğine bir bakalım;

1976 yılında seçildiği MSP Beyoğlu gençlik kolları başkanlığı ile başlayan kırk yedi yıllık siyasi hayatında sadece yükselen bir grafikle ilerleyen, girdiği hiçbir seçimi kaybetmeyen, her seçimde halkın büyük bölümünün teveccühüne mazhar olan ve yüz yıllık cumhuriyet tarihimizde ülke olarak en büyük atılımları gerçekleştirdiğimiz yirmi yıllık dilime baktığımızda onun yani Erdoğan’ın imzası ile karşılaşıyoruz.

Şimdi dönelim konumuza; ‘oy yoksa hizmette yok’ sözlerine.

Tayyip Erdoğan bu sözleri söylediğinin hemen akabinde bir başka açıklama daha yapmıştı takip edenler bilir; tüm il ve ilçelerin ödenekleri olması gerektiği gibi adil bir biçimde dağıtılmıştır. Muhalefetin yönettiği belediyelere ayrımcılık yapılmamıştır. Bu sözleri muhalefet belediyelerinin hesap işleri departmanları ya da parti sözcüleri veya başkanları da tekzip etmedi.

Demek ki  bu sözlerle Erdoğan’ın halkı tehdit ettiğini iddia etmek içi boş safsatadan ibarettir.

Peki bu sözleri nasıl değerlendirmek gerekir işin özü nedir?

Çok basit; bu sözler halkı ile arasında güçlü bir bağı olan bir liderin olsa olsa bir çeşit nazlı bir tavırla oy istemesi olarak değerlendirilebilir.

Zira geriye dönüp bakıldığında Erdoğan’ın bu ve bunun gibi bir sürü sözü muhalefet tarafından bu şekilde kamuoyuna sunulup aylarca konuşulmasına  rağmen halkın yine sandıkta Erdoğan’a sahip çıkması onu büyük oy farkları ile  iktidara taşıması ile sonuçlanmıştı.

Aslına bakılırsa ülke muhalefetinin en büyük problemi bu tartışma ile ortaya dökülmüştür.

Muhalefet siyasetini hiç tanıyamadığı ya da anlayamadığı ülke seçmeninin söylemler ya da dedikodular üzerinden kendilerine teveccüh göstereceğini düşünerek projeye ya da hizmet üretimine zaman ayırmamalarına sebep oluyor.

Demek ki halkı sadece oy vermekle yükümlü akılsız -anlamaz bir güruh olarak görmenin bazı karşılıkları oluyor; iktidara gelememek, onlarca yıl seçim kazanamamak gibi!

Son tahlilde Einstein’ın bir sözü ile konuyu hem toparlayalım hem de daha anlaşılır kılalım;

Aptallığın en büyük kanıtı aynı şeyi defalarca deneyip farklı bir sonuç almayı beklemektir.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?