Şüphe'siz

Şüphe adeta yaşamın dokusuna işlemiş bir iz gibi, sadece anlamından ibaret olmayan, derin bir karmaşıklıkla örülü bir kavram. Başta ikili ilişkiler ol...

Şüphe adeta yaşamın dokusuna işlemiş bir iz gibi, sadece anlamından ibaret olmayan, derin bir karmaşıklıkla örülü bir kavram. Başta ikili ilişkiler olmak üzere güveni ıskalayan, olmazsa olmaz denen o muazzam duygudan muaf tutandı.

 Görüneni flu ve puslu, görünmeyeni de her an sanık sandalyesine oturtan, kurtulmasına imkân tanımayandı.

Sanık çaresizce çırpınadursun, yargıcın elindeki dosya daima meşru idi. Kararı ise pamuk ipliğine bağlıydı sanığın ve yılmadan kör düğümler atarak sağlamlaştırdıkça sağlamlaştırıyordu düğümleri.  Nasıl söküleceği hakkında küçücük bir ipucu vermiyordu sanığa.

      *      *      *

Şüphe bazen bir sığınaktı, bazen de bir durak; yeri geldiğinde korkunç bir vebaydı yakaya yapışan. Hem varlığı, hem yokluğu ayrı bir dertti. Ne yolcu, ne de yoldaş, ayaklara takılan bir prangaydı. Dilden akıtılan bir zehir gibi yayılıyordu etrafımıza. Hayatın her aşamasında karşımıza çıkabilen, tedavisi imkânsız bir hastalık gibiydi. Ne şifa bulabiliyor, ne de taburcu ediyordu düşürdüğü yataktan. Yakınmak faydasızdı, reçetenin süresi geçmiş masadan kalmak için, neredeyse mucizeye ihtiyaç vardı.

   *     *     *

 Belirsizliklerle dolu bir yolculuktu kimi zaman, sonu nereye varacağı belli olmayan, ters istikamete doğru yürütendi. Alabora eden, kuytu köşelerde çaresizce bir başına bırakandı.

Kıyıda kenarda bekleyen sorular…

Çoğu zaman nefes aldırmayan sorgular, oksijeni ciğerden emiyor,  sabit bir düşünceye hapsediyordu zihni. Nefesin yarım yamalak alınması, ne kadar yetebilirdi ki bedene, en önemlisi de ruha?

  *     *     *

 Evet!.

Bir pazılın ilk parçasıydı, fakat tablonun tamamlanabilmesi için ana karakterin yerli yerine oturtulması şarttı. Taşlar yerine oturtulmayınca yapının ilk sarsıntıda devrilmesi kaçınılmazdı. Kolonları sağlamlaştırmak için dümdüz bir harç gerekliydi; Harca karılan güven harcın en önemli malzemesiydi. Yapıdaki dengeyi sağlayan en önemli materyaldi. Her yapının mimarı bireysel olarak çizimi yapıyordu, her çizimdeki yetkin ve sorumlu o’ydu. Çalmamak gerekti malzemeden.

 *    *     *

Zihni mühürlemeye meyilli sorulardan kaçınarak, ihtiyatlı ve acelesi olmayan cevaplara teslim olmak, hem masadan, hem de sandalyeden kaldıracaktı sanığı. Sislerle kaplı bir atmosferden kurtulmak için, güvenli bir hava sahası oluşturmak karşılıklı anlayış ve itimatla mümkündü.

 En nihayetinde şüphe, iç ve dış huzura sinen bir gölgeydi. Perdeyi kaldırmak, gölgeyi saf dışı etmek olağanüstü bir denge kurmak ve sorgulamaktan, didiklemekten ivedilikle vazgeçilmeliydi.

 Çünkü şüphe etmek, şüpheyle yaklaşmak, karmaşıklığa zemin hazırlamaktır.

Ve o eller şüphenin işçisi olduğundan,  zamanla nasırlaşarak dokunduğu, uzandığı her şeyi tam manasıyla hissedemeyecektir. Ne kadar uzanırsa uzansın kusurlu, kusursuz mahrum kalacaktır tüm güzelliklerden.

 Şüphesiz şüphe, şüpheli bir suçludur....

 Sevgi, saygı ve muhabbetle.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Saadet Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?