İki Konu: Biri Genel, Biri Yerel...

CHP ile PKK’nın uzantısı DEM Parti yeni bir ittifaka doğru yürüyor. Adına kent uzlaşısı dedikleri bu ittifak CHP tarafından “ Türkiye İttifakı” olara...

CHP ile PKK’nın uzantısı DEM Parti yeni bir ittifaka doğru yürüyor. Adına kent uzlaşısı dedikleri bu ittifak CHP tarafından “ Türkiye İttifakı” olarak isimlendiriliyor. DEM Parti ile yapılan ittifakın adı Türkiye İttifakı oldu! Millet İttifakında İYİ Parti, Saadet, DEVA, Gelecek ve Demokrat Parti vardı. PKK’nın uzantısı olan HDP’den hepsi kaçıyordu. Yani Millet İttifakının dışında tutuluyordu. Şimdi ise HDP’nin yerine kurulan DEM Parti ile yapılan ittifak Türkiye İttifakı oldu!


İYİ Parti, CHP’yi HDP ile yaptığı gizli ittifak dolayısıyla terk etti. Ancak Atatürk’ün partisi geleceğini DEM Parti ile ittifakta görmüş olmalı ki kamufle ederek de olsa DEM’e esir düştü. PKK’nın siyasal uzantısının İstanbul gibi bir kentte belediyesi olacak. CHP, DEM’i İstanbul’a nasıl taşır? DEM Parti şimdi Şanlıurfa’yı almayı kafasına koydu. Önce İstanbul Esenyurt ardından Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ni istiyor. İstanbul Adalar ise masada bekliyor. DEM Parti yalnızca bu kadarla yetinmiyor. İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Antalya gibi yerlerde ve kendisi açısından kritik pek çok ilçede grup kuracak kadar meclis üyesi ile belediye başkan yardımcılıkları istiyor. Kendine göre bir hesabı var. Alanda yenilen terör örgütü sahadaki partisine yeni stratejisini böyle iletmiş. Hazin olan ise terör örgütünün uzantısına Atatürk’ün partisi eliyle meşruiyet kazandırılıyor.


Bu hazin gerçekten rahatsız olanların bize açılım sürecini hatırlatacaklarını iyi biliyoruz. Çok kez yazdık, tekrar ediyoruz... Açılım süreci PKK’nın silah bırakmasını ön gören bir süreçti. Denenmeliydi ve denendi. Bu süreci ABD bitirdi. PKK’yı tamamen kontrolü altına aldı. Bu sürecin en büyük faydası ise olmazları gördük. Bu süreç bir şey daha gösterdi. Bu işin demokratik yöntemlerle olamayacağını öğretti. Kürt halkına yönetme bağlamında PKK’ya asla güvenemeyeceğini öğretti. Kürt halkının Türkiye Cumhuriyetini tercih etmesini kesinleştirdi. Bugün şayet CHP, PKK’nın silah bırakması üzerinden DEM Parti ile ittifak yapsa hepimiz oy verelim. Ancak bu ittifak terör örgütünün uzantısını ve millete göre meşruiyeti olmayan (hukuki olsa bile) bir siyasal yapıyı meşru hale getirmeye hizmet ediyor. 2023 seçimlerini bu anlayışla yitirenler belli ki hiç ders almamış. Bakalım CHP-DEM Parti ittifakı CHP’yi nereye taşıyacak.

Trabzon’da uzun yıllardır gündemde tuttuğumuz Sürmene Çamburnu’ndaki 160 dönümlük tersane alanının el değiştirdiğini kent hassasiyetini temel ilkesi yapan yayın kuruluşu olarak geçtiğimiz günlerde duyurduk. Trabzon için çok kıymetli olan ve STK’ların “Yat ve Gemicilik OSB’si” olarak tahsisini istediği bu alanın (Devlet Bahçeli Bey de söz vermişti) birden bire Nur Gemicilik tarafından %51’i Salih Zeki Çakır firmasına satıldı. Yetki Nur Gemicilikten çıktı. Nur Gemicilik 2014 yılında bu alanı 49 yıllığına tek kuruş ödemeden tahsis olarak almıştı. Edindiğimiz bilgilere göre şimdi %51’ini 19 milyon dolara sattı. Diyecekler ki,  ” Kendilerince bir şeyler yapmışlardır. Ancak Trabzon’un umut bağladığı bu alanda ne üretim ne istihdam bağlamında şehre hiçbir katkı sağlamadılar. Devletin arazisini 49 yıllığına tahsis alıp %51’ini 19 milyon dolara sattılar. Ne yazık ki bazı iş adamlarının AK Parti hükümetinden nemalanması şehirlere büyük zarar verir hale geldi. İşte Çamburnu örneği tam da bu gerçeğe oturuyor. Çamburnu tersane bölgesinde denize sıfır limanı olan bu alanın %51’ini devralan Salih Zeki Çakır firmasının Trabzon’a yatırım ve istihdam bağlamında büyük katkısı olacağına inanıyoruz. Trabzon olarak biz belki yat ve gemicilik OSB’sinden olduk, belki yeni bir alan bulup bu OSB’yi hayata geçiremeyeceğiz. Ancak bu muhteşem alanı devralan firmanın 19 milyon dolar ödedikten sonra ciddi bir üretim ve istihdam oluşturacağına inanıyoruz. Nur Gemicilik gibi bedava almadı. Onca parayı yatırıp aldıktan sonra mutlaka üretim yapacaktır. Üzgünüz ama tek ümidimiz bu kaldı.

Bu arada bu konuyu kapatırken tekrar konunun en başına dönmek istiyoruz. Tersane alanı Trabzon’a 2005-2009 yılları arasında 50 milyon dolara mal oldu. Bunda en büyük katkı dönemin Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl’e aittir. Tersane büyük umutlarla yapıldı. 50 bin kişi çalışacaktı. Bu alanı 16.11.2009 tarihinde Nur Gemicilik ihaleyle aldı. Nur Gemicilik buraya tek çivi çakmadan 5 yıl üzerinde adeta gezindi. 2014 yılında bu kez Sn. Cevdet Erdöl’ün girişimleriyle ne gariptir ki, 49 yıllığına yine Nur Gemicilik’e parasız tahsis edildi. Erdöl’e o dönemde bunun yanlış olduğunu söyledik. Yazdık ve iddialara girdik. Erdöl ise “Taahhüt ettiklerini yerine getirecekler. Trabzon çok şey kazanacak.” demişti. Aradan tam 10 yıl geçti. (Tahsisin üzerinden) Az gittik, uz gittik. Deniz-derya yüze yüze gittik. Sonunda ne istihdam, ne üretim... Parasız alınan devletin arazisinin 19 milyon dolara satıldığını izledik. Haklı çıkmak önemli değil. Trabzon kaybetti. Dileriz bundan sonra bu alanı devralan yeni iş insanı eliyle kazanır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?