Erzincan’a Vardım Ne Güzel Bağlar!

Erzincan, yemyeşil illerimizden biriydi. Maden şirketleri buraya musallat oluncaya kadar... Kapitalizmin doymak bilmeyen patronları İliç ilçemizdeki a...

Erzincan, yemyeşil illerimizden biriydi. Maden şirketleri buraya musallat oluncaya kadar... Kapitalizmin doymak bilmeyen patronları İliç ilçemizdeki altın madenine ÇED raporu alınmasıyla birlikte siyanürleriyle, sülfürik asitleriyle gelerek kazançlarına altın katmaya başladılar.

Önce yeşillik kayboldu... Ardından sular kirlendi ve sonra kanser vakaları artmaya başladı!

Nihayetinde üst üste yığılan on binlerce ton siyanürlü toprak evet sadece yağmurun etkisiyle yumuşayıp nehir gibi akmaya başlayarak büyük bir çevre felaketine doğru ilerledi. Toprak altında kalan 9 işçiden haber alınamadığı gibi felaketin boyutu nedeniyle neredeyse unutuldular.

Kanada şirketi ve Türk ortağının para kazanması uğruna devlet izniyle yapılan bu üretim can yakmaya devam ederken devleti yönetenlerin kimin yanında olduğunu göstermesi bakımından öğretici olmaya devam ediyor.

Gece televizyon programı izlerken sevgili yoldaşımız Metalurji Mühendisi Cemalettin Küçük’ü izledim.

Müthiş birikime sahip olan yoldaşımız büyük bir gayretle az zamana çok anlatı sığdırarak hem devleti yönetenleri hem de halkımızı memleket sevdasıyla bilgilendirmeye çalışarak aydın olmanın sorumluluğuyla ülkesine ve milletine sahip çıkmaya çalıştı.

İliç’te yaşanan bu felaketin boyutunun siyanürlü toprağın Fırat nehrine ulaşması durumunda nereye varacağını düşünmek dahi istemiyoruz.

İzzet Altınmeşe’nin derlediği türkünün dizelerindeki “Fırat’ın suyu akar serindir” sözlerinin yerini “Fırat’ın suyu zehirlidir” sözleri alırsa kocaman bir coğrafyaya yazık olacak.

Olup bitenler bizlerin Karadeniz coğrafyasında vermeye çalıştığı çevre mücadelelerinin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Daha birkaç ay öncesinde Honefter Yaylasından altın çıkarılması girişiminde bulunan şirketin bölgeden kovulmuş olması ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Buradaki mücadeleyi örgütleyen Düzköy Çevre ve Yaşam Platformunun üyelerini ve destek verenleri bir kez daha kutluyorum.

Bu felaket birkaç ay sonra unutulur. Yeni başvurular ve yeni izinlerle kapitalist talan süreci sürdürülmeye devam edecek. Yaşanmakta olan sorunların çözümü sadece halkın toplumsal mücadelesiyle mümkündür.

Şirketlerin iş vaadiyle, rüşvetlerle bazı kişileri ve bilirkişileri satın alarak gerçekleştirdiği bu girişimlere karşı çevre duyarlılarına önümüzdeki süreçte de daha çok iş düşecek.

Yeni ağıtlar yakmamak dileğiyle... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gültekin Yücesan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?