Hatıralar

Ardımızda güzel hatırlarımız olsun istiyoruz, andıkça tebessüm ettiren, yüzümüzde çiçekler açtıran hatıralar... Günler su misali akıp giderken, ömür...

Ardımızda güzel hatırlarımız olsun istiyoruz, andıkça tebessüm ettiren, yüzümüzde çiçekler açtıran hatıralar...

Günler su misali akıp giderken, ömür defterinin yaprağı çevrilirken birer ikişer, yalnızca hatıralar geçemez arka sayfaya. Bütün defterler kapanır bir tek hatıraların defteri kapanmaz, kapağı her dem açıktır. Yaşandığı haliyle, acı, tatlı, bütün biçimleriyle, kalakalırlar satır aralarında. Andıkça sabaha doğan güneş gibi, göğü örten simsiyah bir örtü gibi sarıverir benliği. Karanfilin yaprağına çiğ düşercesine, damla damla düşerler gönüle, düştükçe de bir avuç su serpiştirirler özlemlere.

 

Kulağa iliştirilmiş içli bir nağmedir hatıralar...

Her tınısında,

çığlığı olağanüstü bir melodiye dönüşerek nakaratına takılır dil. Solo türküler, orkestrasız ağıtlar söylettirirler. Ne nostaljik bir eserdirler, ne de akıma uymak için alelade bestelenmiş  gürültülü bir trend.

 

Sessizler ama bazen de bütün sesleri bastıracak kadar kalabalıklar.

Seneler yumak olurken, zamanın hükümranlığına karşı da bir direniş sergilerler. Ay’ı, günü, saati ve mekânı mıh gibi kazılıdır zihne.     Yıllara meydan okurlar, tazeliğini ilk günki gibi muhafaza ederler, dolapta, kilerde, en çokta içimizde.

 

Geçen yılların eskitemediği tek elbisedir hatıralar.

Modası geçmeyen, ipliği sökülmeyen, ütüsü bozulmadan sandıkta duran.

Yıllar sonra bile  gamzemizden gülücükler saçtıran, bazende dudak büzdüren, aynı zamanda da tecrübe denen o ölümsüz öğretiye evrilen.

 

Zamanın cilvesiyle, hatıralar arasında yol alırken, yorgun iadeleriyle kucaklamak içsel bir yolculuğa sürükler bizleri. İçsel bir takvimde, hüzünleri, sevinçleri bir arada yaşarken, zamanın bize sunduğu her anı değerli kılmak gerektiğini de fark ettirir.

 

Esasen geçmişten bugüne armağandır derinliklerden sunulan bir hazinedir. Geçmişle aramızdaki mesafeyi katederek gelinen günde, zulada her ne var ise sevgiyle sarıp sarmalamak, sahip çıkmak her birine; Zamanın kollarında yavaşça ilerlemek biriktirerek yol almak, ve o duygusal yolculukta da rehberimizdirler.

Sokak numarası kapı rengi, merdiven sırası varıncaya, asla unutulmazlar.

 

Duralım öyleyse, pürdikkat dinleyelim!

Sabahın en durgun anında mı, gecenin en miskin halinde mi, nerede, nasıl yaşandıklarını anımsayalım.

Koşturmaları telaşları sessize bir müddet rafa kaldıralım. Fedakârlık  edelim ritüellerden.

Eriyen bir kar tanesi, kütlesi haşmetli bir kor gibi olsa da bağrımıza basalım.

Kattıklarıyla eksilttikleriyle; acı, tatlı tüm halleriyle onlar bizim, bizim  hatıralarımız. Ne yalan, ne masal, ne de maval, gerçek kadar gerçekler...

 

Sevgi Saygı Muhabbetle

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Saadet Yılmaz - Mesaj Gönder

# YOL

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?