Fakirlik, Mutluluk, Huzur (!)

“Yahu Bülent Şirin, sen ne anlatıyorsun? Azıcık aşım, kaygısız başım. Zenginlik huzursuzluktan başka bir şey getirmez. En kötüsü döneriz köyümüze. La...

Yahu Bülent Şirin, sen ne anlatıyorsun? Azıcık aşım, kaygısız başım. Zenginlik huzursuzluktan başka bir şey getirmez. En kötüsü döneriz köyümüze. Lahana çorbası, fasülye turşusu. Oh, mis” diyebilir bazı okurlarımız.

Hiç öyle değil bu işler.

Dünyada yalnız başımıza yaşamıyoruz. Elin adamı üretiyor, kazanıyor, hem kendi daha müreffeh yaşıyor hem de sana tahakküm ediyor. Üstelik bu tahakkümü zorla da yapmıyor. Adamlar geliyor, hayatı kolaylaştıran ve kendileri rahatlıkla satın alabildikleri ürünleri önüne koyuyor.  Sen önce burun kıvırıyor, “Ne gerek var ki, böyle ne güzel işimizi görüyoruz işte” diyorsun. Bir süre sonra konu komşu o kolaylığı öyle ya da böyle satın alıp konforunu görmeye ve göstermeye başladıkça çok geçmiyor, sen de teslim oluyorsun. Bu buzdolabında, çamaşır makinesinde, televizyonda hep böyle oldu. Hepsi dışarıdan geldi bunların. Şimdi onların olmadığı bir hayat düşünebiliyor musunuz?

Bunlar çok eskide kaldı. Hadi adını hepimizin bildiği sosyal medya sitelerini kullanmıyoruz diyelim. İnternetin olmadığı bir hayat tahayyülünüz olabilir mi?

Pazar günkü yazımdan sonra bir arkadaş uğradı ve köylerimizle yaylalarımızın yabancı işgali tehlikesi altında olduğunu, buna asla müsaade edilmemesi gerektiğini söyledi. Nasıl yapacaksınız bunu? Kanunla nizamla mı? O bir yere kadar. Dedik ya hiçbir şeyi zorla yapmıyor, yaptırmıyorlar. Gelirler, senin köyünden ya da yaylandan bir araziye talip olurlar. Biri direnir, bir başkası direnir, günün birinde birisi teslim olur. Öderler astronomik bir bedel, yapacakları yatırım herkesin gözünü kamaştırır, sonra direnç çözülür gider.

Püf noktası nedir? Onlar için çerez parası olan miktarların bizim için büyük paralar olması. Yani dönüp dolaşıp nereye geliyoruz? Fakirliğe. Sizin için muazzam bir meblağ olan paranın başkaları için cüzi bir miktar olması fakirlikten başka nedir?

Siz fakir ama mutlu olabilirsiniz. Daha doğrusu kendinizi öyle zannedebilirsiniz. Ama günün sonunda bir de bakmışsınız ki kahramanca koruduğunuz mutluluğunuzun etrafı mutsuzluklarla (!) çevrilivermiş! Siz böyle bir yerde “mutlu” kalabilir misiniz?

Üsküdar’da halen devam eden kentsel dönüşüm süreci anlatmaya çalıştığımız konuya çok güzel bir örnek teşkil ediyor. Şikâyetçi olan ve mağdur olduklarını düşünenler varsa da sonunda şöyle bir mekanizma işliyor: Eski evler yıkılıyor, yerine yeni ve modern konutlar inşa ediliyor. Herkese hakları eksik ya da tamam veriliyor. Sonra? Evi yenilenen kişi bir bakıyor ki muhitte kira ve satış bedelleri uçtu. Gitmeyip kalsa, apartman masrafları neredeyse eski kiralar kadar. Satsa başka muhitlerden belki iki-üç daire alabilecek. Kiraya verse hakeza, oradan alacağı kiradan daha düşük bir bedelle yine daha mütevazı ama rahatlıkla yaşayabileceği bir semte taşınabilecek. Hâsıl-ı kelam, kimse kovmadığı halde eski muhitte yeni hayata parası yetmediği için oradan gidecek.

Ne dersiniz? Yine aynı noktaya geldik mi?

Fakir ama mutlu (ha bir de huzurlu var tabii) olamazsınız. Öyle zannedersiniz. Ama günün birinde birileri gelir, mutluluğunuzu satın alıverir. Siz de onları orada mutsuzluklarıyla (!) baş başa bırakır gidersiniz.

Fakirlikten kurtulamayan kişinin şehirde başına gelenin köyde ve yaylada da başına gelmeyeceğinin garantisi yoktur. Yani bu kafayla gidersek lahana çorbası ve fasülye turşusunu da bize bırakmazlar. O zaman ne kadar mutlu kalabilirsiniz, bir düşünün isterseniz.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Şirin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.

01

Erman Saral - Biz bitmiş bir fakirlik istiyoruz, sizin destekledikleriniz ise muhtaç fakirler istiyor. O yüzden fakirlik kolay bitmez. Üsküdar'da çorba dağıtmaya devam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Şubat 21:18


Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler