Esas olan yaraları sarmak mı yoksa hiç yaralanmamaya çalışmak mı olmalı?

Maraş depremlerinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Kara kış şartlarında birinin üzerinden 24 saat bile geçmeden iki koca deprem arka arkaya gerçekl...

Maraş depremlerinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Kara kış şartlarında birinin üzerinden 24 saat bile geçmeden iki koca deprem arka arkaya gerçekleşti ve çok büyük bir yara aldık.

Felaketlerin ardından derhal büyük bir seferberlik zuhur etti, bütün ülke yöreye akın ederek elinden gelen yardımı aktarmaya başladı. Takip eden dönemlerde özellikle siyasetçiler tarafından zikredilen “Yaralarımızı saracağız” ifadesi bir yönüyle benim kafama takıldı.

Geride kalan bir yılda yaralarımızı tam anlamıyla sarabildik mi? Tabii ki hayır. Hayır ama yara ya da yaralar o kadar büyük ki dünyanın en güçlü ülkeleri bile bu kadar zamanda bünye sağlığına kavuşamazdı.

Tamam da neden biz sarmak için hep yaralanmayı bekleriz? Hiç yara almamanın, alsak bile ufak pansumanla geçiştirilebilecek kadar hafif olması için kafa yormaz, çaba sarf etmeyiz?

Felaketin bu kadar büyük olmasında en büyük faktör neydi? Yapı kalitesi. Yani felaket gelmeden önce şu yerle bir olan binalar yenilenmiş olsaydı, yaralar da bu kadar büyük olmayacaktı elbet. Dediğimiz gibi hafif sıyrıklarla atlatacaktık.

Söz konusu seferberlikte birçok kimsenin küçümsediği, yok saydığı hemşehri dernekleri de ön saflarda yer aldılar sağ olsunlar. Olağanüstü bir çaba sarf etiler. Pekâlâ, bu derneklerimiz neden kentsel dönüşüm meselesinde inisiyatif almayı akıllarından bile geçirmezler?

Kafalar karışmasın diye basitleştirelim: Bir hemşehri derneği üyeleriyle toplanıp imkânları dâhilinde oturdukları binaları güçlendirmek ya da yıkıp yeniden yaptırmak gibi fikirleri tartışamazlar mıydı? Kendi imkânları yetmiyorsa devletten destek isteyemezler miydi? İstanbul için iş işten geçmemişken hâlâ bunu yapamazlar mı?

Bakınız, Maraş depremlerinin maliyeti hakkında yüzlerce milyar dolardan bahsediliyor. İnşaatçı değilim, dolayısıyla net bir rakamdan bahsedemem ama herhalde bu rakamlardan çok daha düşük bir bütçeyle o binalar güçlendirilebilir, yenilenebilir, yerleşim alanları daha güçlü zemini olan bölgelere taşınabilirdi.

Evet, hemşehri derneklerinin yukarıda varsaydığım gibi bir hamle yapması çok uzak bir ihtimal gibi görünüyor. Kimi bilinç yoksunluğundan bahsedecek, kimi imkânların sınırlı olduğundan.

Ya federasyonlar?

Derneklerin böyle bir irade sergilemeye, böyle büyük bir işin hiç değilse bir ucundan tutmaya tek başlarına güçleri yetmeyebilir. Peki, federasyonlar ne iş yapar? Geçen de benzer bir konuya değindik: Federasyonlarımız deprem kampanyalarında derneklerin zaten yaptıkları yardımların benzerini yapmaya kalktılar, onlar kadar hızlı organize olamadıkları ve geniş bir hedef kitleye yayılmış olmanın dezavantajıyla ağır kaldıkları için köy dernekleri kadar bile yardım gönderemediler.

Bir zamanlar “Her şeyi devletten beklememek lazım” diye bir slogan vardı. Hâttâ zaman içinde mizah konusu bile olmuştu. Fakat bu söz geçerliliğini hiç kaybetmedi. Dernekler de zaten tam bu mantık üzerine kurulmuştur. O halde hem devletin hem de vatandaşın işini kolaylaştırmak için çaba sarf etmeleri gerekiyor. Var mı böyle bir emare? Yok. Ne yapıyorlar peki? Trabzon Dernekleri Federasyonu’nun İstanbul’da 22-25 Şubat tarihleri arasında tertip edeceği Trabzon’un Kurtuluşu etkinlikleri paylaşımları önümüze düşmeye başladı. Eh, hayırlı olsun bakalım. O da lazım. Bir daha felaket yaşarsak (ki yaşayacağız, hiç başımızdan eksik olmuyor malum) yine yaralarımızı sarmak için seferber oluruz. 300-500 milyar dolar kayıp önemli değil. Para dediğin nedir ki, bugün kaybedersin yarın kazanırsın.

Can kayıpları? “Ne yapalım. Vadeleri bu kadarmış. Allah hepsine rahmet eylesin” der geçeriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Şirin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler